Samstag, 18. April 2009

Tuncay, Aurelio ve Zico...

Bu üc isim süphesiz Fenerbahcelilerin büyük bir cogunlugunca özleniyor... Özleniyor olmasi, elbette takimin bu sezon icine düstügü berbat bilanco ile birebir alakali... Isler yolunda gidiyor olsaydi, geri dönüp bu isimleri aramayacaktik...

Bu isimlerin özlenmesinde problem yok da, bunlarin takimdan ayrilmasinda yönetimi suclamak üzerinde düsünülmesi gereken bir nokta...

Tuncay ve Aurelio, kendi istegiyle ayrildi... Bu hususta yönetime en ufak bir elestiri getirilemez... Ikisiyle anlasma saglamak icin bir hayli caba sarfedilmis, ama razi edilememislerdir... Hatta Aurelio, esasinda sözkonusu sözlesmeyi de ciddiye almayarak cekip gitmistir... Kendisine verilen ceza bu noktada yönetimin hakkli oldugunu bir kez daha gözler önüne sermektedir...

Zico meselesi ise bu yukardaki isimden biraz daha farkli... Bu noktada yönetime elestiride bulunmak anlasilabilir, zira Zico ile isteseydi Fenerbahce yönetimi bu sezon da devam ederdi... Bence etmeliydi... Kendisini cok sevmiyor olsam da, devam etmenin dogru oldugunu düsünmekteydim o vakit... Bundan dolayi yönetimin yaptigi bir hataydi ama öbür taraftan dogru bulmasam da yönetimi anlaybiliyorum bu hususta... Chelsea, Sevilla, Inter gibi takimlarla kafa kafaya mücadele edebilmis bir takimin Türkiye liginde cok kötü performans gösteriyor olmasindan dolayi rahatsizlik duymus olabilirler ve haklilar da... Ben de bu durumdan rahatsiz oldum sürekli... O yüzden onaylamasam da yönetimi cok iyi anlayabiliyorum bu kararindan dolayi...

Gecenlerde Magath'a kovuldugu Bayern'e yeni takimiyla 5 tane atinca bir spor programinda su soru soruldu: Bayern'e karsi daha cok motive oluyor musunuz, ordan kovulmus olmak sizi etkiliyor mu? Bu bes gollü galibiyet, sizi bu noktada rahatlatti mi?

Magath'in cevabi bugün Zico'ya tapmakla mesgül olan Fenerbahce taraftarlarina kapak olacak cinstendi:

-Benim Bayern yönetimine her zaman büyük bir saygim vardir... Yaptiklari isi cok takdir ederim. Ve ben her zaman söylemisimdir, Bayern yönetimine, camiasina cok mütesekkirim, cünkü kariyerimdeki iki Almanya sapiyonlugu ve Alman kupasi sampiyonluguna onlar sayesinde ulastim, Bayern'de olmasam kariyerimde bu basarilacak olmayacakti...

Iste bu kadar... Fenerbahce'nin tarihindeki en yüksek Avrupa performansina ulastiginda basinda Zico vardi, evet... Ama sunu da unutmamak lazim: Bu sadece Zico sayesinde olmamistir. O basariya ulasmada, takimdaki oyuncularin, taraftarin, kötü zamanlarda hocasinin arkasinda durabilen yönetimin, ve kulübün sahip oldugu teknik olanaklarin; velhasil bircok etkenin payi vardir. Ve bütün bunlar sayesinde, Fenerbahce Zico'ya ne kadar mütesekkir ise Zico da Fenerbahce kulübüne o derece mütesekkirdir... Kendisinin kariyerinde elde ettigi en büyük basari da Fenerbahce ile elde ettigi bu ceyrek final ve bu Fenerbahce sayesinde olmustur...

Bütün bunlari sunun icin yazma geregi duydum: Fenerbahce'nin ayagi ne zaman tökezlese, hemen bir grup Fenerbahceli, yönetime disini cikartirken -ki bu kabul edilebilir birsey- lafi bir sekilde Zicolarina getirip, ah o büyük Zicomuz, kahramanimiz gönderilmeseydi böyle olur muydu hic kivaminda sacmalamakla mesguller...

Her seyden evvel, birazcik felsefe ile hasirnesir olmus, sistemli düsünme aliskanligi edinebilmis bir insanin cok cabuk farkinda olabilecegi gibi bu yaklasim son derece sig bir düsünce pratiginin ürünüdür... Fenerbahce su anda Aragones ile cok kötü günler geciriyor olabilir... Ama bu demek degildir ki, sayet Zico olsaydi takimda su anda bundan cok daha basarili olurdu... Bunun öyle olup olmayacagini bilmek, ancak bu durum gercek olmus olmasi halinde mümkündür... Aksi takdirde, yani su anki sartlarla, bunun icin ic cekmek dahasi ileriye gidip, onun devam edecek olmasi halinde basarinin, garanti olacagini varsaymak, fuzuli bir cabadir, ve kacinilmasi gereken bir seydir...

Bizlerin, Fenerbahce taraftarlarinin yapmasi gereken, böyle ikide bir geriye dönüp gereksiz varsayimlarla mevcut bozuk ruh halini daha da zehirlemek yerine var olan durumun gelecege yönelik iyilesmesi icin neler yapilabilir, bunlarin üzerine kafa yormaktir...

Kommentare:

fabio luciano hat gesagt…

zico gelmeden önceki ortamı hatırlayalım.ortada ismi geçen scolari,capello gelen zico olmuştu.herkes burun kıvırmış nereden çıktı bu adam denmişti.ilk yıl cl ön elemede kiev'e eleniş ardından o yıl rakiplerin de hediyesiyle gelen tarihin en az puanlı şampiyonluğu...

sonraki yıl cl'de gelen başarı ve ligde elden kaçan şampiyonluk.

ne diyorduk hep?biz artık avrupa'da başarı istiyoruz...daum'u onun için göndermedik mi?zico avrupa'da başarılı oldu da noldu ligde yürüye yürüye şampiyon olmadı diye gönderildi.

başkanın bi açıklamsı vardı fb tv'de.diyordu ki antremanda tercüman hocanın arkasında top oynuyor.yani bir takım disiplin eksikliğinden dem vuruken aragones geldiğinde yaptığı tam kafama göre hoca tabiri de bunu ispatlar nitelikteydi.

peki noldu?kadroda değşen sadece iki oyuncu olmasına karşın ki gelen adamlar kağıt üzerinde gidenler kadar kaliteli bu takım niye bu kadar kötü performans gösteriyor.

bence işin sırrı şu.takımlar belli zamanlarda belli hocalarla bir uyum yakalıyorlar ve o uyum onları başarıya götürüyor.bunu löw zamanında da görmüş fakat o yıl alınan ikincilik onu da koltuğundan etmişti.

buradan çıkan sonuç biizm başkanın ligi daha çok ön planda tuttuğu gerçeğidir.onun kafasında bence şu hesap var.her yıl şampiyon olayım.cl'ye gideyim böylece kasama orada hiç maç kazanasam bile 10 milyon euro girmiş olur.arada da böyle bir başarı yakalarsam ne ala.

onun kafasında avrupa'da ilerleme hedefi olsa bu takım sezon başında transfer diye ağlarken gidip josico gibi bi adamı almazdı.geçen yıl kezman ile bu işin olmayacağı açıkken gidip bir forvet alırdı.o naptı gitti maldonado'yu aldı.

kimse bana maldonado'yu alex ile zico istedi demesin.o kulüpte başkan istemedikten sonra değil maldonado ronaldinho bile kapıdan içeri giremez.

ez cümle bu yılki başarısızlığın ilk sorumlusu yanlış hoca tercihi ile beraber kurulan kötü kadro sebeiyle yönetimdir.

aragonese gelecek olursak...70 yaşında bize böyle bir teklf gelse biz ne yaparız?hayatının son vurgunu.onun için fb filan önemli değil.o zaten bu saaten sonra fb'yi bıraksa takım filanda çalıştırmaz.kadronun yetersiz olduğunu kabul etmekle birlikte aragones'in de yaptığı büyük taktik yanlışlıkların da olduğunu unutmamak ve gözardı etmemek lazım.

bir hoca her maç aynı adamları çıkarmaz her maça aynı şablonla girmez en azından yeni bi şeyler dener.zico bile deivid'den amr yaratıyorsa o da misal bi vederson'dan bu sıkıntı da bi ön libero yaratabilir ya da en kötü deneyebilirdi.

bu evliliğiin gelecek yılda sürecek olması fb'ye vakitten başka bir şey kazandırmaz.ben oyuncularında aragones'den memnun olduğunu düşünmüyorum.kaldı ki zaten alex gibi bir adamın en son çalışacağı hocalardan biri aragones.

özetlemek gerekirse tüm bu olanlarda birinci suçlu gidenlerin yerini daha iyileri ile doldurmadığı için yönetimdir.yoksa bu yıl takım iyi gitseydi elbette kimse bunları konuşmayacaktı.

ben zico konusunda hala bir fikir sahibi değilim iyi hoca olup olmadığı konusunda.dediğim gibi takım onun ile bir uyum yakaladı doğrudur ki bence kalması da gerekirdi o da doğrudur ama diyorum ya gitti diye de bu kadar hayıflanmanın bir lüzumu yok.kaldı ki tuncay konusu da öyle.niye geçen yıl tuncay'ın adı hiç geçmedi.takım çok iyi gidiyordu da ondan.seneye misal selçuk yerine bu takım iyi bir orta saha bulsa kimse aurelio'nun adını anacak mı?anmayacak.seneye benim dediklerim olmadı diyelim ki inşallah olmaz takımımız başarılı olur o zaman aragones ne olacak?kurt hoca büyük hoca.

ülke olarak alışılan bir durum bu.aragones gitse seneye gelen hoca ile takım kötü gitse ne olacak.işte koskoca avrupa şampiyonu takımın hocasına sabredemedik biz buyuz.

arkasına bakan önünü hiç göremez.önemli olan bundan sonra ne yapılacağıdır.umarım doğru hamleler ile herkesin olmasa da çoğumuzun memnun olacağı takım yaratılır da biz de en azından mücadele eden,keyif veren bir takım izleme şansı buluruz.bize düşen destek vermekten başka bir şey değildir.beğensek de beğenmesek de.sonuçta biz fenerbahçeliler aynı gemideyiz.beraber üzlüp beraber sevineceğimiz şeyler için ortak hareket etmek boynumuzun borcu.

hayatımın en uzun entry'si oldu.sabredip sonuna kadar okuyan varsa ki ben okuyamam çok teşekkür ederim.

ahmtblt hat gesagt…

"bence işin sırrı şu.takımlar belli zamanlarda belli hocalarla bir uyum yakalıyorlar ve o uyum onları başarıya götürüyor"

Bu tespitinize aynen katiliyorum. Bunun üstüne ama sunu da eklemek istiyorum... O kadrolar zamanla eskiyorlar... Yani o uyum sagladiklari hoca ile de devam edilse örnekler var, ayni takim bir sonraki sezon bir öncekini mumla aratabiliyor...

"Aragones gitse seneye gelen hoca ile takım kötü gitse ne olacak.işte koskoca avrupa şampiyonu takımın hocasına sabredemedik biz buyuz..."

Bu tespitin de altina imzami atarim...

Ama bundan sonrasi icin ben hala cok fazla ümitli degilim... Takimin nerdeyse hepsiyle yenilendi sözlesme, kimi nereye alip da neyin yeniligini saglayacaksin ki?

Deivid ile yenilendi mi sözlesme, bir bilginiz var mi bu konuda?

fabio luciano hat gesagt…

evet 3 yıl daha uzatıldı sözleşmesi.bu durumda alex,carlos,guiza,deivid banko kalıyor.edu ve josico'nun da sözleşmeleri devam edecek.

maldonado ve lugano'nun sözleşmesi bitiyor.

sanırım josico,maldonado gidecek ki gelmeleri hataydı,lugano için şartlar zorlanacak ama o da gidecek.

edu'nun sakatlığı sonrası onun da işi zor.6 ay yok.yönetim geçmişte bu gibi durumlarda sözleşmeyi askıya alma yolu izliyordu.

en iyi ihtimalle 2 yabancı alınabilir bu durumda.