<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727</id><updated>2012-01-30T13:16:56.249+02:00</updated><category term='kisisel'/><category term='Sivasspor'/><category term='Futbol'/><category term='Eskisehirspor'/><category term='Dikkat Cekenler'/><category term='harici'/><category term='UEFA'/><category term='Bundesliga'/><category term='Kayserispor'/><category term='Sivaspor'/><category term='Blog Dünyasi'/><category term='Fenerbahce'/><category term='Tahmin'/><category term='Sinema'/><category term='Ankaraspor'/><category term='Medya'/><category term='Analiz'/><category term='Transferler'/><category term='Besiktas'/><category term='Trabzonspor'/><category term='Turkcell Süper Lig'/><category term='Snooker'/><category term='Bursaspor'/><category term='Denizlispor'/><category term='Galatasaray'/><category term='K-1'/><category term='Gaziantepspor'/><category term='Avrupa'/><category term='Basketbol'/><title type='text'>Ortaya Karisik</title><subtitle type='html'>Biraz futbol, biraz Snooker, biraz K-1 ve biraz da Medya. Yani karisik birseyler söyle ortaya.</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>465</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-1457964272443067292</id><published>2011-12-18T21:32:00.003+02:00</published><updated>2011-12-18T22:16:12.848+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Guzel Sonuc// Fenerbahce-Trabzonspor: 1-0</title><content type='html'>Skor disinda hersey aslinda bir onceki postta da belirttigim gibiydi. Trabsonspor geriye cekildi. Kapandi. Alan daraltti. Topu Fenerbahce'ye birakti. Fenerbahce ise bu sezon pekcok macta oldugu gibi-yani evinde oynadigi- rakibi uzerinde baski kursa da, daha dogrusu kuruyormus gibi yapsa da, topa sahip olsa da, rakip ceza sahasi onune yigilsa da, tehlikeli alanda tehlikeli aksiyonlar yapmaktan yani ozetle uretken olmaktan yine cok uzakti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oyle ki, golun oldugu korner atisina yol acan Topuz'un caprazdan girip kaleye cektigi sut disinda Fenerbahce'nin etkili hicbir sutu, pasi, verkaci, susu beya busu yok. Bu sezon butun maclarda oldugu gibi yan toplarda yine etkisiz olsaydi Fenerbahce, sonuca gitmekten gercekten cok zorlanirdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ikinci yari iki taraf da nisbeten daha canliydi. Trabzonspor 10 kisi kalana kadar da dengeli gidiyordu oyun. Ama o kart bir anda isleri degistirdi, sonuca etki edemese de... Cunku Fenerbahce'nin farka gidebilecegi gibi Trabzonspor'un 10 kisiyle beraberligi yakalayabilecegi bir ortan olustu sahada. Ista bu bolumde Fenerbahce'nin degerlendiremedigi pozisyonlar onlarin bu sezonde en az alti puan farkla lider olmamalarinin en buyuk nedeni. Ve devre arasinda duzeltilmezse korkarim kacabilecek olan bir sampiyonlugun en buyuk musebbibi olacaktir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uretkenlik konusundaki sikintilari bir kenara birakirsak, derli toplu futboluyla ve aldigi sonucla Fenerbahce tebrigi haketti. Su son iki karsilasmada elde edilen sonuclar ve kismen oynanan futbol benim iki hafta onceki Galatasaray macin sonrasi yasadigim uzuntuyu yeniden canlandirmakta. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aykut Hoca'nin macin gidisatina etki edisini bu sezon ilk defa begendim. Sahaya surulen kadrodan (Cristian in yerine Selcuk ile baslanmasi disinda; ki bunu da anlayabiliyorum) tutun da oyuncu degisikliklerine, dakikasina ve saha icindeki kurgu rotasyonuna kadar hersey yerli yerindeydi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saniyorum karsilasmanin sekseninci dakikasiydi. Gokhan'in Alex'e bombos pozisyonda cikarttigi topa Alex'in vurusu, ki benzerini berabere biten Samsunspior macinda yasamistik, onun geldiginden bu yana acik ara en kotu sezonunu gecirdiginin somut ornegi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-1457964272443067292?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/1457964272443067292/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=1457964272443067292&amp;isPopup=true' title='1 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/1457964272443067292'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/1457964272443067292'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2011/12/guzel-sonuc-fenerbahce-trabzonspor-1-0.html' title='Guzel Sonuc// Fenerbahce-Trabzonspor: 1-0'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-6417632334645440304</id><published>2011-12-14T19:31:00.004+02:00</published><updated>2011-12-14T21:24:27.493+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Trabzonspor maci öncesi</title><content type='html'>Tabii bu baslikla baslanmis bir yazinin normal sartlarda mactan birkac saat once yayinlanmasi gerekir. Ben de durumlar standart cercevelere cok fazla uymuyor; malum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelelim derdimize...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ekrana bakiyorum, televizyonun yani. Trabzonspor evinde Gencler karsisinda 2-1 maglup durumda. Ve karsilasmanin artik son anlari. Belki de yazi yayinlanana kadar sonlanmis dahi olacak. Bu da demektir ki Trabzonspor evinde aldigi agir Galatasaray maglubiyetinin uzerine yeni bir maglubiyet daha icsellestirmek zorunda kalacak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu cok iyi bir durum degil. Trabzonspor'un bu aksam kazanmasini tercih ederdim. Trabzonspor'un bir maglubiyete daha tahammülü olamaz. Fenerbahce cephesinde ise söyle bir durum var: Onca sikintiya ragmen, hala ligin zirvesinde. Averaj dezavantajiyla geride. Olasi bir puan kaybi taraftari Galatasaray maci sonrasi daha bir uzecek ise de, takim icin cok önemli bir handikap dogurmayacak, puantaj acisindan. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Iste bu tarz mentel durumlar tartiya konuldugunda beraberlik daha önplana cikan bir sonuc gibi durmakta.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelgelelim isin teknik kismina. Iki takim da gecen sezondan cok sey kaybetti. Ama Fenerbahce takim ve oyun kalitesiyle bir tik önde durmakta. Trabzonspor'un asagi yukari ne yapacagini kestirebiliyoruz. Beraberligi oynamak istedikleri müddetce avantajlari var. Ziza sampiyonlar ligi karsilasmalari da göstermsitir ki, deplasmadaki yenilmeme denkelemi üzerine kurulu karsilasmalardan Trabzon su ya da bu sekilde istedigi sonucu alarak dönebilmekte. Yetersizlikleri daha cok, kazanmak durumda olduklari karsilasmalarda ortaya cikiyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahce ise, son Bursaspor macinda adeta döktürmüs (ligin ve kendi standartlarinin cok üzerinde olmasini kasten) guzel bir sonuc almisti. Ama ayni Fenerbahce'nin ondan bir hafta önce Galatasaray karsisinda son yillarin en berbat "önemli mac" performansini ortaya koymustu. Yani aslinda Fenerbahce nin nasil cikacagini karsimiza bilemiyoruz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bursaspor karsisindaki gibi istekli olursa, rakibini zorlansa da yener. Ama, Galatasaray karsisindaki gibi bile olmasina gerek yok, bu sezonki performansinin ortalamasini sergilese galip gelmesi cok zor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuc olarak, benim öngürum maalesef, sonucun beraberlik olacagi yönunde. Ikinci bir tatli bir Bursaspor süprizi görecegimizi sanmiyorum. Maalesef.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-6417632334645440304?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/6417632334645440304/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=6417632334645440304&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/6417632334645440304'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/6417632334645440304'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2011/12/trabzonspor-maci-oncesi.html' title='Trabzonspor maci öncesi'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-8120536261360978457</id><published>2011-12-12T22:56:00.003+02:00</published><updated>2011-12-12T23:22:49.199+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Guzel Sonuc; Bursaspor-Fenerbahce: 0-2</title><content type='html'>Bursaspor... Gecen sezondan itibaren, artik bazi takimlar da benim icin en az bir Galatasaray kadar, düsman, antipatik, sevimsiz, her daim yenilmesi gerekendir... Bursaspor da bunlardan bir tanesi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu anlamiyla bu karsilasma önemliydi. En azindan benim icin. Tabii sadece bu yuzden degil, baska baska nedenlerden dolayi da cok önemliydi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her ne kadar artik pek tadi tuzu kalmadiysa da, Bursaspor, Bursaspor dur. Zorlu bir deplasmandir. Diyelim, bir Ankaragücü, bir Karabüksporla karsilasmak gibi degildir. Bu yuzden de iste önemliydi bu karsilasma. Daha bitmedi. Bir neden daha var; bu karsilasmanin neden ehemminiyetli oldugunu imâ eden: Son dört-bes haftadir cok sert bir düsüs icinde olan ve gecen hafta en büyük rakibine ezilerek yenilmis Fenerbahce'nin bundan sonraki gidisatiyla ilgili fikir vermesi ve yol gösterici olmasi nedeniyle... Yani bu karsilasma bir dönus olabilecegi gibi, artik hic geri dönüsü olmayan bir girdabin icine giris de olabilirdi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Iste bütün bu noktalarin isiginda, oyundan, olandan bitenden gayri, tek basina skor dahi cok önemli... Galip gelmis olmak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun kiymetini, o skor elde edilirken ortaya konulanlar ise daha da arttirdi... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelin isterseniz, ortaya konulanlara daha yakindan bakalim: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Volkan, Ömer Erdogan'in muhtesem kafa vurusunu kurtarisiyla, gecen haftaki performansin sadece bir "black out" oldugunu ve kaygi edilecek bir sey olmadigini anlattik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Serdar Kesimal'in hic siritmayisi, onca mac eksigine ragmen, neredeyse hic pozisyon vermeden karsilasmayi tamamlayan Fenerbahce takim savunmasinda onun katkisi elbette önemli bir yer tuttu. Bu durumu görünce Aykut Hoca'nin gecen haftaki Bilica tercihine daha da cok kizdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Aykut Hoca da kendisine kizmis olacak ki, Bekir'in sakatliginda yedek kulübesinde hic stoper olmadan gelmisti Bursaspor'a... Bu normal sartlarda kabul edilemez bir hata gibi gorulebilecek bir durum iken, Bilica isminin özelligi nedeniyle, sevindirici bir hadiye evrilmis oldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. Stoch... Bu sezon Alex filan bir kenara, sayet sampiyon olunursa bu en cok onun sayesinde olacak bence...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. Semih, maalesef yine cok etkili olamadi. Ama en azindan goldeki sokulusu, ve zaman zaman yaptigi pas servisleriyle biraz kipirdanir gibi oldugu yonunde ümit verdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6. Takim bazinda ise, kendine güvenen, derli toplu futbol oynamaya calisan, gecen haftaki hezimeti atlatmisa benzeyen bir takim vardi saha da ve süphesiz bu cok önemliydi. Tabii hala cok eksik var. Ozellik hucum bölgesinde kisirlik ve cogalamama durumu, takimi adeta sadece Stoch'un meziyetli ayaklarina teslim etmis gibi duruyor. Alex'in bu aksam da devam eden formsuzlugu özellikle dikkat cekilmesi gereken bir husus bu aksamla ilgili. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Blica-Serdar olayindaki gibi, bu aksamki futbolu görünce Fenerbahce'nin Galatasaray karsisinda ortaya koydugu futbolun asab bozuculugu daha da artti maalesef.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-8120536261360978457?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/8120536261360978457/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=8120536261360978457&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/8120536261360978457'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/8120536261360978457'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2011/12/guzel-sonuc-bursaspor-fenerbahce-0-2.html' title='Guzel Sonuc; Bursaspor-Fenerbahce: 0-2'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-8152241456114313229</id><published>2011-12-10T10:27:00.003+02:00</published><updated>2011-12-10T10:32:41.072+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Medya'/><title type='text'>Haysiyetsiz basin</title><content type='html'>Normal sartlarda kolay kolay öfkelenen bir insan degilim. Am bizim futbol medyasindaki ahlaksizligi, utanmazligi gorunce cildiracak hale geliyorum. &lt;br /&gt;http://www.blogger.com/img/blank.gif&lt;br /&gt;Bugün Milliyet'te Emenike ile ilgili bir &lt;a href="http://spor.milliyet.com.tr/-emenike-yi-iade-edin-/spor/spordetay/10.12.2011/1473644/default.htm"&gt;haber&lt;/a&gt; var. Haberda sampiyonlar ligine katilamayinca Rusya'nin Spartak Moskova takimina apar topar satilan Emenike... seklinde bir ifade var...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pardon da bu Emenike, kendisine reva gorulenler ve basinin para sayarken goruntuleri var diye iftira kampanyasi baslatildigi icin gitmemis miydi burdan? Onun kaybinda en basta kendi mesuliyeti olanlar, simdi utanmadan hic alakalari yokmus bu iste gibi davraniyorlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasil sakin kalinabilir bu durumda, nasil aklini koruyabilir insan; bilmiyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-8152241456114313229?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/8152241456114313229/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=8152241456114313229&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/8152241456114313229'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/8152241456114313229'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2011/12/haysiyetsiz-basin.html' title='Haysiyetsiz basin'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-1528470520724559281</id><published>2011-12-10T10:09:00.004+02:00</published><updated>2011-12-10T10:59:52.397+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Medya'/><title type='text'>Iddianame üzerine bir cift laf!</title><content type='html'>Iddianamenin aciklanmasi iyi oldu. Aylardir suren kesmekesten kurtulduk. Artik "adini veremeyecegim falanca kaynadigimdan aldigim bilgilere gore savci..." diye baslayan cümleler okumayacagiz. Herkesten her seyi biraz daha fazla ve farkli "bilen" Baransu gibilerinin tecavuzune daha az maruz kalacagiz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Iddıaname uzerınde teknık degerlendırme yapabilecek yetide degilim. Onca sayfayi tek tek okuyup eksik gedik arama zahmetine katlamaya da hic niyetim yok. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim ilk gunden beri durusum net cunku. Iddianamenin icerigi ve sucluluk sucsuzlukla ilgilenmiyorum. Ilk gunden soyledigim gibi, Aziz Yildirim'in bu futbol dunyasinda "temiz" kalmasi zaten supriz olurdu. Benim esas isyanim ve itirazim, ilk gunden itibaren, yaratilann manzaraya, olusturulmaya calisilan atmosfer, Fenerbahce baskanin emniyette cekilen fotograflarinin basina sizdirilma alcakligina, türk futbol dünyasindaki temizligi en fazla asker ocaginda askerligin temizledigi tuvaletler kadar olan Galatasaray grubunun birden bire camianin en ahlakli kesimi olarak salinip durmalarina, futbolcularinin alin terine sorgusuz sualsiz ve saygisiz dil uzatmalara, Ahmet Cakarlarin, Ermanlarin filan gun bugundur vurun Aziz"e düsturunun basini cekmelerine vs vs vs itiraz ettim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-1528470520724559281?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/1528470520724559281/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=1528470520724559281&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/1528470520724559281'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/1528470520724559281'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2011/12/iddianame-uzerine-bir-cift-laf.html' title='Iddianame üzerine bir cift laf!'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-5381866006644650101</id><published>2011-12-08T21:48:00.003+02:00</published><updated>2011-12-08T22:16:26.898+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Bilica'nin yerine kim oynayabilirdi?</title><content type='html'>Dünkü karsilasmayla ilgili Aykut Kocaman'i hemen herkes sahaya surdugu kadrodan dolayi ozellikle Alex'in konumu, Stochsuzluk ve Bienvenu tercihleri ekseninde cok elestirdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilica'ya da kiziyor tarflar... Ama genel kabul goren bir durum var; Bilica tercihinden dolayi Hoca'ya kimse elestirilerini yöneltmiyor. Cünkü, Bekir'in sakatligi, Kesimal'in de mac eksikligi ve hazir olmama olasiligi "hoca ne yapsin, oynatacak baska isim yok ki" sonucuna vardiriyor kisileri...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat burda bir hususu atliyoruz. Bundan uc sene once, Aragones'in yine boyle bir dönemde, herkes Deniz Baris'i oynatmasini beklerken kendisinden stoperde, cesur bir kararla Gokhan Gönül'ü koydugunu unutmus olamayiz. Ustelik de o zaman elimizde iyi bir sagbek yedegi Orhan Sam gibi bir isim yokken. O karsilasmanin skorunu da, Gökhan'in hatasiz oyununu da bilen biliyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Iste sonuclar degil canimizi sikan. Aykut Hoca'nin bu konservatif ve tatli suprizler yaratmayan kararlari.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-5381866006644650101?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/5381866006644650101/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=5381866006644650101&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/5381866006644650101'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/5381866006644650101'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2011/12/bilicanin-yerine-kim-oynayabilirdi.html' title='Bilica&apos;nin yerine kim oynayabilirdi?'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-6022212625360064848</id><published>2011-12-07T21:43:00.002+02:00</published><updated>2011-12-07T22:26:51.811+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Kocaman ve Bilica; Galatasaray-Fenerbahce: 3-1</title><content type='html'>Dun firsat bulabilseydim, bu karsilasmayla ilgili buraya, favorinin Galatasaray oldugunu, bir beraberligin Fenerbahce icin iyi bir skor olacagini yazacaktim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama gelgelelim bu derece kepaze bir oyun ve skor beklemiyordum. Sansliydik; yoksa 6-0'lik tarihi skorun rövansi rahatlikla alinabilirdi bugün. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Isin bu derece rezil bir skora ve oyuna evrilmesinde en buyuk sorumlu da Aykut Kocaman ve Bilica idi. Bilica'nin durumunu bir kenara birakalim ve fakat Kocaman'in kararlarini mutlaka konusmaliyiz... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sakatliklari kabul ediyorum; Topuz, Bekir gibi oyuncularin eksikligi sizi elbette sikintiya sokacaktir, ama ikinci yarinin basi gostermistir ki, bu sartlarda dahi Fenerbahce alisilagelen ve sayesinde buyuk rakipleirne karsi her zaman ustunluk sagladigi kurgusuna hic de fena sayilmayacak oyuncularla sahip olabilmekte. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elimizdeki santrafor Guiza olsaydi anlardim, ama yabanci sinirlamasinin oldugu bu yuzden de Stoch'un kenarda tutulmasi gerektigi bir anda sahadaki tercihlerinizden bir tanesinin Bienvenu olmasini nasil anlamlandirabilecegiz. Kabul ediyorum Semih cok formsuz. Ama Bienvenu de ondan etkili degil. Ve en azindan yabanci degil. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aykut Kocaman benim cocukluk kahramanim, bunu bu sitede bilmem kacinci kez yaziyorum. Ama onun teknik adamlik becerisi hakkinda Anadolu kluplerini calistirirken dahi her zaman rezervlerim olmustu. Derli toplu takimlar yaratabilme, belli bir sistem pasoyunu oynatabilme, takimlarina kimlik verebilme konusunda her zaman belli bir seviyeyi yakalasa da, Avci'nin, Saglam'in veya Bulent Uygun'un yaptigi flas imzalari hic atamamisti. Fenerbahce'nin basindaki seruveninde de bunu daha iyi anlayabiliyor ve bundan dolayi endiseye kapiliyoruz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Futbol duz mantikla yurumuyor cunku. Gecen sezonun basinda, sadece hizli oyunculari transfer ederek bir anda fantezilerini susleyen 4-3-3 e gecebilecegini sandi, bu onun teknik direktorluk kariyerinin sonu oluyordu. Hucumcu cikartip, savunmaya yonelik oyuncu alarak kalesini daha iyi savunabilecegini dusunuyor ama bu maclarin cogunda tamamiyle rakibi uzerine cekmek zorunda kalarak daha fazla pozisyon vermeye basliyor. Ve bu aksam oldugu gibi ortasaha ve savunma oyuncularinin sayisi daha cok olunca daha kolay beraberlik alabilecegini saniyor ama Fenerbahce tarihi bir hezimetten zor kurtuluyor... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu degerli insani elbette bir cirpita silip atma derdinde degilim; gecen sezonki muthis sampiyonlukta da, bu sezonki krizi yonetme konusunda da olaganustu isler yaptigini biliyoruz. Ve fakat, mevcut krizin onda ciddi bir metal gerileme yarattigi gercek. Bu elestiriler de biraz bunu vurulamak adina. Zaten haftalardir suregelen formsuzlugunu bu aksamki performansiyla taclandirmis oldu. Ve benim duzelecegimiz yonunde hicbir umudum da yok. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cunku ne takim kalitesi bunun icin yeterli, ne de hocanin bu kadar dagilmasina yol acan sike krizi kisa sure icinde netlesip takimin uzerindeki bulutlari yokedecege benzemekte ne de yonetim Aziz Yildirim'siz degisik hamleler yapabilecek duzeyde...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Umarim ben yanilirim...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-6022212625360064848?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/6022212625360064848/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=6022212625360064848&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/6022212625360064848'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/6022212625360064848'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2011/12/kocaman-ve-bilica-galatasaray.html' title='Kocaman ve Bilica; Galatasaray-Fenerbahce: 3-1'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-6755189893250904116</id><published>2011-12-03T21:32:00.002+02:00</published><updated>2011-12-03T21:43:19.133+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Güzel Galibiyet; Fenerbahce-Ankaragücü: 4-2</title><content type='html'>Bu blogun bana kazandirdigi en guzel sey olan dostum Mustafa ile konusurken söylemistim, kolay bir galibiyet alacagiz diye. O ise bu tür maclardan her zaman endise ettigini soylemisti. Skor kolay bir galibiyet elde etmisiz hissini verse de oyunu izleyenler zaman zaman Mustafa'nin kaygilarinin cok da yersiz olmadigi teslim ederler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama netice itibariyle guzel bir futbol izledik; her iki ekibin de bunda payi vardi. Onemli bir skor elde ettik. Ve herseyden onemlisi hafta icideki gelismeler; once TFF-UEFA ekseninde yasanan garabatin ortaya cikisi, sonrasinda Gül'ün degisen sike yasasini insanlarinda zihninde soru isaretlerini doguracak sekilde veto etmesi, takimi hic etkilememisti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu olaylardan bahsetmisken, bunca olan bitenden sonra hala bu takimi elestiriyor olmaktan zaman zaman, kendi adima utandim. Ama biz yine de futbol konusurken olumsuz buldugumuz noktalari da soylemeye devam edelim; bu olan biteni de mumkun mertebe unutmadan ve takima insafsizlik yapmadan. Zaten derdimiz kendi aramizda muhabbet etmek; yoksa hic haddime degil, Aykut Kocaman'in hocalarini begenmemek veya Bienvenu'nun futbolculuguna laf etmek.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-6755189893250904116?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/6755189893250904116/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=6755189893250904116&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/6755189893250904116'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/6755189893250904116'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2011/12/guzel-galibiyet-fenerbahce-ankaragucu-4.html' title='Güzel Galibiyet; Fenerbahce-Ankaragücü: 4-2'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-2153724667397022963</id><published>2011-12-01T21:43:00.002+02:00</published><updated>2011-12-01T23:03:26.803+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Haddini Bilmez Camia</title><content type='html'>Fenerbahce'den bahsediyorum... Surekli insanlarin canini sikiyor. Ne guzel canim Trabzonspor sampiyon olacakken, hepimiz bu kutlu hadiseye hazirlanirken, bu sinir bozucu takim ariza cikariyordu. O kadar da direnmisti hakli olarak Karabuk, Bursa, Antep vs ama ihh, olmuyor bu haddini bilmezler kendilerien bicilen rolu kabullenemiyordu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyseki, 3 temmuzda gecmisten bugüne tertemiz bir sicile sahip olan Türk futbolu üzerine karabasan gibi coken bu haddini bilmez kirli camianin yaptiklarina bir dur denildi. Yeni Türkiye'de artik hicbir sey eskisi gibi olmayacakti netice de ve su tertemiz dunyamizi kirleten Aziz Yildirim ve onun her oynadigi karsilasmayi haketmeden kazanan kendini bilmez takimi cezasini cekmeli idi. Isler boyle guzel guzel gidiyordu; Aziz Yildirim gibi bu piyasanin tek karanlik sahsiyeti ceter kurmak ve yonetmekten tutuklanmis, onun evinde bulunmasa dahi guzel bir kurguyla ele gecirilen bir takim silahlar onun evinde bulunmus gibi aktarilmisti hepimize. Guzel seyler olacakti. Fakat bazi korkaklar, "sahip oldugumuz bilgilerle bu takimi kume dusuremeyiz" gibi bir takim zirva argumanlarla futboolumuzun temizlenmesinin onune engel koydu ve bu gerceklesmesini bekledigimiz guzel seyleri engellemis oldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allah'tan UEFA ve ona destek vermeye hazir TFF'nin icinde piril piril insanlar vardi. Onlar bu kirli takima dur demeyi bildi ve SL'ye katilamaz karari verdi. Trabzonspor'u belki normal sezonda sampiyon yapamamislardi ama SL'ye katilmasini saglayabildiler cok sukur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama iste bu utanmazlar bu seferde, hem UEFA yi hem de TFF yi mahkemeye verdiler. Olacak is miydi, bu. Buyuk baskan Ali Sen nediyordu; bunlari yapmak Fenerbahce'ye daha buyuk zarar verir. Fenerbahce sesini kisip oturmaliydi. Bu degerli adami dinlemedi terbiyesizler. Bir diger degerli isim Ahmet Cakar ne diyordu, Aziz Yildirim'in baskanligi dusurulsun, o sekilde rahatlar kulup. Turk futbolunun gelmis gecmis en karanlik figuru Aziz Yildirim'a sahip cikmaya devam ettiler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Simdi de UEFA'nin CAS yaptigi savunma neticesinde TFF'deki bazi degerli isimlerin canini sikiyorlar. Ne olmus yani Lutfi Aribogan bunu soylemisse. Islerin bu noktaya gelmesinde buyuk Fenerbahceli MAA nin dedigi gibi, bu adamlarin ne sucu var sanki`?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama bu can sikici camia bir turlu kanullenmiyor itaat etmeyi ve boyun egmeyi. Her yere dusmeye kalkip yeniden dikiliyor karsimiza.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-2153724667397022963?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/2153724667397022963/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=2153724667397022963&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/2153724667397022963'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/2153724667397022963'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2011/12/haddini-bilmez-camia.html' title='Haddini Bilmez Camia'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-213154000635171761</id><published>2011-11-27T23:01:00.003+02:00</published><updated>2011-11-27T23:17:27.207+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Tadsiz gidisat</title><content type='html'>Yazinki olaylardan sonra benim zaten diger pekcok Fenerbahceli gibi, artik bu ligi izlemekten zevk alabilmem sozkonusu olmayacakti. Yine de futbola baglayan bir sey vardi: takimin inatla kendi verdigi onur mucadelesi. Galibiyetleri sampiyon olmaktan, uc puani cebe indirmis olmaktan filan falan degil, takimin ayaginin tokezlemesini dort gozle bekleyenlerin canini sikiyor olmasindan dolayi askla karsiliyordum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sivasspor maciyla birlikte bu sihir de bozulmustu ve artik, iyice koptum. Ama yine de bir barin onunden filan gecerken o dev ekrani icerde gordugumde ve alex'in kel kafasi camdan disariya suzulerek bana ulastiginda kendimi tutamayip giriveriyorum iceriye. Son Genclerbirligi maci da boyle oldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama ne yazikki sonuc yine son zamanlarda oldugu gibi kotu oldu. Belki Genclerbirligi gibi bir deplasmanindan beraberlikle donmek bir anlamda iyi olarak yorumlanabilir ama esas keyif kacirtici olan durum baska: bu takim pozisyona giremiyor. Giderek takim, Aykut Kocaman'in Ankaraspor'una filan benzemeye basladi. Iyi mucadele, disiplinli oyun anlayisi, bos pas vs ama uretkenlik vasat alti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sorun halledilmedigi muddetce de ligin devre arasina bu takim dorduncu sirada bile giremeyebilir; demedi demeyin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uretkenlikteki bu kisirligin en buyuk sebebi Bienvenu olarak tespit edilmis olacak ki, simdiden forvet arayislari baslamis. Anliyorum ve dahasi katiliyorum; Bienvenu ile sampiyonluk mucadelesi zor olacak. Ama soyler misiniz bana, su son, Sivas ve Genclerbirligi macinda hangi top rakip ceza alanina pozisyon olarak geldi de Bienvenu tehlikeli noktalarda yakaladigi bu firsatlari heba etti. Biz Bienvenu'nün dikkat ederseniz, gol vurusu zayifligini, duracagi yerlerde sorun yasiyor olusunu vs hic konusmuyor ve sorun olarak oralardan bahsetmiyoruz (bana kalirsa o durumlar icin de cok kotu ama henuz onlarin lafini etme firsatimiz dahi olmadi) cunku, ilerde yalniz kaliyor olmasindan, takimin hucumda cogalamiyor olmasindan mutevellit bu arkadasimiz surekli geriye gelmeye, on alanda alex ve digerleriyle ikili oyunlar yapamya calisiyor ve ordaki beceriksizlikleri ile biz kendisinden mutlu olamiyoruz. Yani ilerde vasat ustu bir golcumuz da olsa, yine durum degismeyecekti sanirim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lafin ozu benim ciddi manada keyfimi kacirmaya basladi bu takim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-213154000635171761?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/213154000635171761/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=213154000635171761&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/213154000635171761'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/213154000635171761'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2011/11/tadsiz-gidisat.html' title='Tadsiz gidisat'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-8154327699576675490</id><published>2011-11-02T23:41:00.003+02:00</published><updated>2011-11-02T23:52:20.530+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Medya'/><title type='text'>Trabzonspor'un Sampiyonlar Ligi mücadelesi</title><content type='html'>Az evvel mac sonuclandi ve su anda TRT Spor'da "Ileri 3'lü" adli programda Ali Ece ve Bagis Erten Trabzonspor'un SL performansini bu aksamki macin ozelinden hareketle yola cikarak genel anlamda yorumlamaktalar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karsilasma baslarken de, spiker tüm ülke kenetlendik bu maci bekliyoruz filan diyordu. Aklim almiyor arkadaslar, nasil oluyor bu. Nasil, sanki hicbir sey yasanmamis, sanki Fenerbahce asil sampiyon olan ve sampiyonlugunun elinden alimasi kesinlesmemis bir takim olarak, UEFA nin zorlamasiyla bu kupa disinda birakilmamis ve sanki Trabzonspor kendi teknik direktorunun dahi keyfini kacirarak sekilde, birilerinin hediyesiyle burda oynamiyormuscasina bu kadar normal davraniyor herkes. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim indimde, Bagis Erten olsun, Ali Ece olsun, su veya bu olsun; bu sekilde davranmaya devam eden herkes Fenerbahce'nin de sikeci oldugunu, sike yapan taraf oldugunu ve gecen seneki sampiyonlugun lekeli oldugunu iddia ediyor, savcilik ve polisle ayni seyleri dusunuyor demektir. Ve eger Fenerbahce baskani aklanir Fenerbahce'nin sampiyonlugunun uzerindeki leke kalkarsa dahi, bu isimlerin boyunlarindan bu ahlaksiz yafta inmeyecektir. Onlar da benim icin Fenerbahce'nin emegine dil uzatanlardir artik.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-8154327699576675490?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/8154327699576675490/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=8154327699576675490&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/8154327699576675490'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/8154327699576675490'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2011/11/trabzonsporun-sampiyonlar-ligi.html' title='Trabzonspor&apos;un Sampiyonlar Ligi mücadelesi'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-7391966558177653889</id><published>2011-10-31T22:06:00.004+02:00</published><updated>2011-10-31T23:25:17.214+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Gurur Aksami; Fenerbahce-Karabükspor: 1-0</title><content type='html'>Saniyorum, bu aksamla birlikte 27 mactir yenilmiyoruz. Bu mutluluk hepimizin ve bu takimla ne kadar gurur duysak azdir. Hele bu seriyi 85 dakika 10 kisi oynadigimiz bir karsilasmayla devam ediriyorsak, gurur duymaktaki hakliligimiz iki kat daha artmaktadir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu duygularin disa vurumundan sonra bu mac ozelindeki degerlendirmelerimize gecelim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karsilasmada olumlu anlamda bahsedebilecegimiz pekcok husus vardi. Savunmada Yobo'nun üst düzey sezgisi ve liderligi, orta alanda Cristian'nin Oguz Cetin'i hatirlatan muhtesem performansi, kenarlardaki Topuz ve Caner'in insanustu mücadelesi ve ozverili futbolu; Emre ve Gokhan'in artan performanslari gecenin dikkat ceken olumlu yanlariydi. Zaten bu yuzden 10 kisi olmasina ragmen, sahada rakibine ustunluk saglayan, pozisyon bulan, oyun kuran, topa sahip olabilen ve oyunu istedigi gibi yonlendirebilen bir takim vardi, ilk yarida. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ikinci yarida Karabukspor oyunun hakimi olmaya basladi, bunda elbette Fenerbahce'nin de katkisi vardi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Iste bu noktadan itibaren, Fenerbahce'nin eksik, elestirilesi yanlari ortaya cikmaya basladi. Fenerbahce belki 27 mactir yenilmiyor ama hem gecen sezon bazi maclarda oldugu gibi hem de bu sezon bazi maclarin bazi anlarinda oldugu gibi oyunun kontrolunu anlasilmaz bir sekilde rakibe birakip sahasina cekiliyor. Bu ornegin Besiktas macinda da oldu ve o anlarin hemen arkasindan zaten golleri yedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu mactaki geriye yaslanisin anlasilir nedenleri vardi; kabul. Ama degil midir ki, bu macta Fenerbahce eksik kalmasaydi ve karsilasmasinin son 20 dakikasina yine 1-0 onde girseydi ayni sekilde geriye gomulup topu rakibine birakacakti. Bu saniyorum su anda takimin en cok uzerinde durmasi gereken ve iyilestirmesi gereken husus. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu mac ozelinde bu noktaya ek olarak elestirilmesi gereken bir nokta daha vardi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kabul ediyorum, Ridvan Hoca'nin da soyledigi gibi, teknik direktor ne soylerse soylesin, bir muddet sonra takimlar skoru koruma gudusuyle kendiliginden geriye yaslanir. Ama teknik direktorler takimlarina kenardan isaretle etki edemeseler de eylemleriyle, yani oyuncu degisiklikleriyle, sozlerini gecirebilirler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne demek istiyorum; sunu: Emre'nin yerine Selcuk Sahin'i, sayet ayni sartlar altinda, Galatasaray'a, ya da Besiktas'a, ya da diyelim Lille'ye karsi oynuyorken alsaydiniz; son derece yerinde bir hamle olurdu. Cunku siz eksik kalmissiniz. O sartlar altinda skor ustunlugunu yakalamissiniz. O dakikadan itibaren de ne olursa olsun skoru koruma derdine dusersiniz ve bunu yapmanin en iyi yolu da savunma agirlikli oyuncularin saha icindeki sayisinin arttirilmasidir. Cunku sozkonusu bu rakipler zaten esit sartlarda oynasaniz dahi size zaman zaman kendi oyunlarini kabul ettirerek oyun ustunlugunu ele gecirme, pozisyon elde etme potansiyeline sahipler. Dolayisiyla siz ne yaparsaniz yapin o dakika o sartlarda artik sizin gomulmekten baska careniz kalmaz, bu durumda da Selcuk Sahin ismi, bitik ve gergin bir Emre'nin yerine en uygun isimdir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat rakibiniz bu aksam ki gibi, Karabukspor ise, bu tur bir degisiklikle siz, rakibinizin 3 birim olan size karsi oyunun hakimi olabilme ve cezasahaniza yonelme ihtimalini, atiyorum 5 birime cikarmasina yardimci olursunuz. Cunku Selcuk Sahin, topa sahip olabilen, onu iyi saklayabilen ve cok verimli kullanarak hucuma dogru katedebilen bir isim degildir, Emre gibi, Cristian gibi. O yuzden Selcuk'un dagitacagi her top yeniden rakibe gidecegi icin onlarin bir kez daha uzerinize gelmesine davetiye cikartmis olursunuz. Halbuki Emre ile Sezer yerdegistirseydi, eminim ki, Sezer ceza sahasi onunde kapilan toplari cok daha iyi saklar, daha iyi katederek hucuma dogru surer bu haliyle de rakibinin kalenizin onune yigilmis oyuncularinin geriye gitmesine yolacarak, takimin savunmasina bu yonuyle cok daha buyuk katki yapar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dedigim gibi bu metot, orta-ust duzey takimlarda ters tepebilir ama Karabukspor gibi bence sizi cok fazla tehditme gucu olmayan bir takim karsinda bu kadar iceri gomulerek, bir sans golunun olabilirligini arttirmis oluyorsunuz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun disinda bana kalirsa, en az son 10 dakikada Caner'in yerine de Stoch'un girmesi faydali olurdu diye dusunuyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ozetle bence Aykut Hoca'nin formsuzlugu devam ediyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat butun bunlara ragmen, fevkalade iyi bir takimimiz oldugunu ve bu aksikliklarini giderirse bu ligin en buyuk favorisi oldugunu bir kez daha gormus olduk.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-7391966558177653889?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/7391966558177653889/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=7391966558177653889&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/7391966558177653889'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/7391966558177653889'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2011/10/gurur-aksami-fenerbahce-karabukspor-1-0.html' title='Gurur Aksami; Fenerbahce-Karabükspor: 1-0'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-7877854381028702223</id><published>2011-10-30T21:12:00.004+02:00</published><updated>2011-10-30T21:29:47.695+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Tadsiz Skorlar</title><content type='html'>Bu haftasonu tam bir hayal kiriligi oldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buyuk bir heycanla izlemeye gittigim Gaziantep-Trabzonspor macindan oldukca sansli bir galibiyetle ayrildi Trabzonspor. Ve bu benim hic istemedigim bir seydi. Neyse, deyip Kayseri ile sevinmeye hazirlaniyordum. Bu sefer de (maci izlemedim ama) Galatasaray'in net bir skorla Kayseri'den galibiyetle ayrildigi haberini aldim. Oysa ne kadar da umutluydum. Ve nihayet, Besiktas. Gerci Besiktas'in puan kaybedecegini dusunmuyordum o yuzden bu skor cok da supriz olmadi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dunku Antep deplasmaninda Trabzonspor galibiyeti, bugünkü Kayseri deplasmanin Galatasaray'in kayipsiz donmesi... Bu skorlar, cok sevindigimiz, kotu oyuna ragmen kayipsiz dondugumuz Antep ve Kayseri deplasmanlarinin hanemizdeki arti degerini sifirladigi ima etmektedir. Bizim galibiyetlerimizin ancak Galatarasay ve Trabzonspur bu haftayi puan kaybiyla geride birakmis olsaydi bir manasi olacakti. Ama bizim gibi onlar da kayipsiz gectiler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O yuzden maalesef son iki haftadaki puan kaybi, ligin psikolojik ustunlugunu kazanmammizin önüne gecerek su anda herseyi esit duruma getirmis oldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahce'nin Karabuk karsinda kesinlikle ama kesinlikle galibiyetle ayrilmasi lazim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-7877854381028702223?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/7877854381028702223/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=7877854381028702223&amp;isPopup=true' title='1 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/7877854381028702223'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/7877854381028702223'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2011/10/tadsiz-skorlar.html' title='Tadsiz Skorlar'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-6436099203601857492</id><published>2011-10-29T23:30:00.003+03:00</published><updated>2011-10-29T23:45:53.319+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Sevilesi bir takim; Gaziantepspor</title><content type='html'>Eger bu ülkenin futbolunun ilerlemesi gerektiginden bahsediyorsak, bunun Anadolu'dan iteleye kakalaya bir sampiyon cikartmakla olmayacaginin farkina varmali ve onun yerine sampiyon olur veya olmaz, istikrarli bir sekilde zirvede kendisine yer bulan; belli bir futbol kulturune sahip; yerel medyasi, taraftari ve stadyumu ile ligte agirligi olan takimlar yaratmaliyiz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buna aday olan ise su anda, Bursaspor'u bir kenara koyarsak, Gaziantepspor ve Kayserispor. Tolunay'in gitmesiyle birlikte artik kendisine mesafe konulmasi gereken bir takim da degil. Tolunay'in gerginligi ve sevimsizligi (hafazanallah) takima da sinmek uzereydi; ama allahtan oyuncular anlasilan bu "delikanli"dan biktilar ki, onun gonderilmesini saglayip simdi daha derli bir takim olarak yollarina devam ediyorlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün gecen senenin zirve yariscisi bir takima karsi oyunun hicbir bolumunde mahkum oynamayan, hatta galibiyete rakibinden daha yakin taraf olan Gaziantepspor idi. Maalesef, sansiz bir maglubiyet almak zorunda kaldi. Benim acimdan can sikici olsa da, Antep camiasi icin gelecek aydinlik gozuktugunden bu skorun hic onemi olmamasi lazim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yollari acik olsun.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-6436099203601857492?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/6436099203601857492/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=6436099203601857492&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/6436099203601857492'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/6436099203601857492'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2011/10/sevilesi-bir-takim-gaziantepspor.html' title='Sevilesi bir takim; Gaziantepspor'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-6532753300599896525</id><published>2011-10-28T13:16:00.005+03:00</published><updated>2011-10-28T13:48:11.955+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Yakin Mercek-3</title><content type='html'>Son bölüm forvet hatti icin. Üzülerek tespit ediyoruz ki bu sezonki forvet hatti Fenerbahce'nin son 9 sezon icerisindeki en kötüsü. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimse Kezman'dan memnun kalmadi ama, ona destek veren Tuncay vardi sahada. Sonra Deivid oldu. Alex ile birlikte elbette. Guiza aglaltilarak gonderildi ama, Bienvenu'den rahat iki gomlek ustundu. Maalesef Alex'li sistemin ve sansizliklarin kurbani oldu. Niang ise degil son dokuz sezonun bu takimda izleyebildigim en iyi hucum oyuncusuydu. Alex'li takimda oynayacak golcu oyuncuda olmasi gereken hersey vardi ve bunun hakkini vererek oynadi. Tabii butun bu donemlerde bir de formda bir genc Semih vardi yedek kulubesinde. Alex ise ya da daha genc ya da daha formdaydi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sezon ise, bir son dakika transferi olan Bienvenu cok yetersiz kaldi. Gelisir mi; belki ama bu zayiflamisligimizi kaldirmayacak ortadan. Semih son yillarin en formsuz sezonunda. Alex ise elbette bir yil daha yaslandi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buyuk oranda Cristian'in ve Caner'in ekstra performanslarina muhtac karsilasmalar yasayacagiz. Ve bu sezon sampiyonluk kaybedilirse bu forvet hattindan kaynaklacak. Lugano veya Luciano gibi bir hucum silahimizin da artik olmadigini unutmayalim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-6532753300599896525?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/6532753300599896525/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=6532753300599896525&amp;isPopup=true' title='2 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/6532753300599896525'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/6532753300599896525'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2011/10/yakin-mercek-3.html' title='Yakin Mercek-3'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-2563413179600756034</id><published>2011-10-28T12:50:00.007+03:00</published><updated>2011-10-28T13:15:27.297+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Yakin Mercek-2</title><content type='html'>Cok uzun ve okumasi zahmetli olmasin diye yaziyi üce boldum. Bu kisimda da ortasaha icin kelam etmek istiyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ortasaha: Saniyorum ortasahada herseye ragmen bir Cristian mutsuzlugu tasiyordur Fenerbahce taraftarinin cogu. Cunku Cristian'dan beklenen belli bir sablon. Onun öyle olmasini istiyor taraftarlar, öyle olmasi gerektigine inaniyorlar. Burdan bakinca da onun katiklarini gozden kaciriyorlar. Nedir bu durum?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hakikaten de Cristian, dinamik degil. Sahanin her yerinde rakibine pres koyan, guclu bir isim degil. Cok kolay geciyorlar kendisini ve kendisini gecen rakibini kovalayamacak kadar da agir. Fakat diger taraftan. Cristian yuksek ozguveni, futbolu bilen fundementali, gelismis oyun zekasiyla bu takima cok buyuk katki vermekte ve maalesef odak noktasi farkli oldugu icin gozden kacmakta. Fenerbahce belli bir olgun duzeyine erismisse artik, skor ne olursa olsun ve dakika kac olursa olsun, sakin bir sekilde top cevirerek hucum etmeye calisiyorsa, bunun en buyuk tasiyicilarindan bir tanesi Cristian'dir. Ornegin dunku karsilasmada o guzel golu olmayabilir ve skor aleyhimize sonuclanabilirdi; farketmez. Bu Cristian'in 86.dakikada ortasahada takimini komutan gibi yonettigi gercegini degistirmiyor. Bu tabii sadece Cristian ile olan bir sey degil. Alex'in de bunda katkisi var. Emre'nin de. Ama onlarin ki zaten bilindigi icin ben daha cok Cristian'a odaklandim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabii gonul ister ki, hem bunlari yapsin ama hem de, eksik dedigimiz konularda da iyi olsun. Bu biraz tabii "Alex kossa Barcelona'da oynardi"ya benzeyen bir durum. Neticede futbol  bir yonuyle boyle eksikleri bir yonuyle kuvvetli taraflari olan oyuncular butunu bir arada harmanlayip dengeleyebilmek ve bunlardan sonuc alabilmektir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O yuzden Cristian-Emre ikilisi bence su anda kim ne derse desin bu ligin en iyi orta ikilisi ve takim icin Alex kadar tartisilmaz bir nokta. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kenarlar ise biraz daha konusulmaya muhtac. Demin de dedigim gibi, biraz da bu eksiklikleri baska kuvvetli noktayla kapatmaktir marifet, O yuzden Cristian'in ortasahadaki yumsakligini bazi karsilasmalarda kapatmaya muhtac diger ifadeyle zorunlu olabilirsiniz. Bu durumda eldeki malzemeye bakarak Fenerbahce'nin kenalarindan Caner (Ugur) ve Topuz (Ozer) ikilisinin olmasi gerekir. Zira bu isimler takimin savunma direncine de pozitif katkisi olabilen, enerjik ve rakibini ters kanada kadar kovayalip rahatsiz edecek kadar mucadeleciler. As oyuncular elbette Caner ve Topuz. Onlarin yedegi de Ozer ve Ugur. Bu acidan bakildiginda da Stoch ve Dia ise maalesef bu halleriyle, ya oyuna son yarim saat katilan ya da nispeten zayif gorunen rakiplerle icsahada yapilan karsilasmalarda kadroda yerlabilecek oyuncu olmaya mahkumdurlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dedigim gibi denge meselesi; Cristian'li Caner'li takimla mi hucumda ve savunmada daha ilerdesiniz; yoksa Dia'li (veya Stoch) Selcuk'lu takim mi savunmada ve hucumda daha iyi? birincisi degil mi?&lt;br /&gt;Bu noktada tabii su an itibariyle, Emre'nin ve Topuz'un performanslarinin yukari cikmasi lazim. Caner ve Cristian ise bu sezonun en tatmin edici unsurlari.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-2563413179600756034?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/2563413179600756034/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=2563413179600756034&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/2563413179600756034'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/2563413179600756034'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2011/10/yakin-mercek.html' title='Yakin Mercek-2'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-306765078967668981</id><published>2011-10-28T12:23:00.006+03:00</published><updated>2011-10-28T12:49:29.563+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Yakin Mercek-1</title><content type='html'>Fenerbahce'nin gelinen nokta itibariyle adim adim durumunu inleyelim istiyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaleden baslarsak: Kalesinde bu takimin hicbir sorunu yok. Belki de en saglam noktasi. Aslina bakarsaniz, gorulen o ki, futbol anlaminda geride kalmis bu ulkenin en sorunsuz mevkisi zaten kale. Sadece Fenerbahce'nin degil, Besiktas ve Trabzonspor'un da kalesini koruyan isimler oldukca guvenilir isimler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Savunma: Bu sezon Bilica olmayacak as kadroda. Bu guzel bir gelisme. Ideal savunma hatti ise, Gokhan-Bekir-Yobo-Zeigler. Belki Serdar, Bekir'in yerine gececek; bilmiyoruuz ama simdilik ideal hat bu. Burda saniyorum Lugano'yu ariyor pekcok taraftarin gozleri. Bana kalirsa Fenerbahce Lugano'nun, daha cok hucumdaki gücünün ve dunku gibi onemi buyuk, ozel karsilasmalarda sahaya koydugu karakterinin eksikligini hissedecek. Savunmada ise Lugano beni zaten hicbir zaman tam tatmin edememistir. Ornegin bir Yobo veya Uche'nin guvenini alamadim ben ondan. Birkac yil evvel yine boyle bir Besiktas karsilasmasinda, cezasahasi icerisinde kaleye sirti donuk Bobo'dan yedigi bir calim var ki hic unutamam. Iste bu yuzdendir ki, savunmada Lugano'nun eksikligi kapanir, ozellikle bu lig icin. Ama buyuk maclarda ve sikisan anlarda onun eksikligi hissedilecektir ve bu durum Fenerbahce'nin gelecek yil ki planlari arasinda olmalidir. Zira futbol zaten savunmasi hucumda hucumu savunmada basladigi anda mana kazanan ve ileri cikan bir oyun. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Savunmada Gokhan'in formsuzlugu da dikkate deger. Bunun ilerleyen gunlerde asilmasiyla, bir nebze daha iyi durumda olacagiz. Eminim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-306765078967668981?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/306765078967668981/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=306765078967668981&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/306765078967668981'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/306765078967668981'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2011/10/yakin-mercek-1.html' title='Yakin Mercek-1'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-1047461491079215379</id><published>2011-10-27T22:45:00.002+03:00</published><updated>2011-10-28T00:02:04.065+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Kötünün iyisi; Besiktas-Fenerbahce:2-2</title><content type='html'>Sahadaki oyuna bakinca, tempo acisindan iyi duzeyda; ama kalite acisindan vasat bir karsilasma izledik diyebilir miyiz? Saniyorum evet. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Guzel oyunun pesinde kosan futbol dilencisiyim diyen budalalardan degilim. Ben Fenerbahceseverim. Sahadaki kalitesizligi de rakip takim yaratiyorsa hicbir sikayetim olmaz; kendi takimim derli toplu isler yaptiktan sonra. Ama maalesef Fenerbahce'de hem kadro kalitesinin geriye gidisinin hem de hala takimin onemli oyuncularinin sakatliktan yeni cikmis olmasinin getirdigi formsuzlugun bir sonucu olarak tatmin edicilikten uzak bir durum vardi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak butun bunlara ragmen, hic umut kalmamisken takimdan artik beraberligi kurtarmis olmak geceyi zindan olmaktan kurtardi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nedir somut olarak takimda beni rahatsiz edenler gelin biraz onlardan bahsedelim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aykut Hoca, iki yilin bir getirisi olarak takima bir organize olabilme-en azindan belli biz duzeyde- yetisi kazandirmus durumda. Bunu sahada goruyorsunuz ve guzel bir sey bu. Ama diger taraftan bazi oyuncularin ciddi manada bir kalite sikintisi var ve bu sahada bazi konularda bir izleyici olarak sizin caninizi cok sikan goruntulerin ortaya cikmasina neden oluyor. Ornegin pasin siddetini ayarlayamayanlar, dogru noktada dogru yere kosamayanlar, hareketsiz kalanlar vs. Bu mactada da M. Topuz'un, Bienvenu'nun, Emre'nin, G. Gonul'un ve zaman zaman da Ziegler'in bu konudaki eksikliklerine cok sik sahit olduk. Bunun buyuk cogunlugu elbette oyuncularin formsuzlugundandi, yoksa Gokhan'in veya Emre'nin kalitesi elbette bu duzeyde degil, Bienvenu ve Topuz icin ayni iyi seyleri soyleyemesek de. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun uzerine bir de Fenerbahce'nin hücum bölgesindeki hem Alex'in gucsuzlugu ve formsuzlugundan hem de Bienvenu'nun yetersizliginden mulhem etkisizligini ekleyince giriste bahsettigim can sikici tablo tamamlanmis oluyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahce'de keyfimi kaciran bir sey daha oldu: Aykut hoca da formsuz gozukmekte. Belki yorulmustur filan ama her seye ragmen Caner, Stoch'dan da Ozer'den de cok daha faydali olurdu kalan dakikalarda da. Topuz'un cikmasi illaki gerekiyordu, ama onun yerine Stoch'un girip, Caner'in oraya kaymasi sozkonusu olamaz miydi? 2 haftadir yaptigi degisiklikler maalesef sonuc getirmedigi gibi o dakikaya kadar iyi kotu bir islerlik halinde olan takimini geriye goturuyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bienvenu icin de sunu soylemek isterdim: Gecen hafta icinde "bizi mutlu edemeyecek, Niang'in yerini asla dolduramayacak ama Dia gibi Stoch gibi ondan da zaman zaman verip alacagiz.". Lakin bu macla birlikte bu iyimserlik duzeyinde bile degilim artik. Ve gittikce kendisini sahada gormeye tahammul edemeyecek hale geliyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-1047461491079215379?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/1047461491079215379/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=1047461491079215379&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/1047461491079215379'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/1047461491079215379'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2011/10/kotunun-iyisi-besiktas-fenerbahce2-2.html' title='Kötünün iyisi; Besiktas-Fenerbahce:2-2'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-6338485993407180920</id><published>2011-10-23T21:23:00.004+03:00</published><updated>2011-10-23T21:45:02.508+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Keyfim Kacti; Fenerbahce-Samsunspor: 0-0</title><content type='html'>Keyifsiz bir aksam oldu. Sonuc tatmin edicilikten uzak. O kadar cok alistirdi ki Fenerbahce bizleri galibiyete, kaybedilen her puan eski donemlerden biraz daha fazla keyif kacirici oluyor. Tabii bir de bu sezonun ozel durumu var buna ek olarak. Onuru zedelenmis, futbolla ilgilenen herkesin cirilciplak bir gerceklikla gozlerinin onunde gerceklesen mucadele olu bir sezonla hakettikleri sampiyonluguna dil uzatilmis bir takimin her maci eze eze kazanmansini istiyor insan. Yalan yok; futbolcular da bunu ispatlamak icin elinden geleni yapiyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuc iyi degil belki ama, oynanan futbol ve mucadele beni tatmin etti diyebilirim. Ozellikle ikinci yarinin ilk 15 dakikasindaki etkili oyun guzeldi. O dakikada kalenin hemen disina cikan sutlardan bir tanesi o yalayarak gectikleri koseyi bulsalar zaten yeni bir farkli skoru konusuyor olabilirdik. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim canimi sikan ise iki sey oldu: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Aykut hoca, genel anlamda begendigim hatta begenmek ne kelime iki yildir gosterdigi performansla hayran oldugum bir isim. Ama acikcasi zaman zaman isler iyi gittigi halde takintili bir sekilde yaptigi standart degisiklikleri anlayamiyorum. Skorun henuz gelmemis olmasi bir sorun gibi gözukebilir ama o anada kadar sahada pozisyon uretebilen hizli paslarla rakip alana gidebilen bir takim varsa oyunda, gol olmasa dahi oyuncu degistirmemek daha manali degil midir? Bienvenu ve Dia girdikten sonra ne degisti? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Fenerbahce'nin net bir sekilde görülüyor ki ciddi manada bir golcü sikintisi var. Yillardir yerli yazarlarin pofpoflamasiyla bastaci ettigimiz Semih'ten kimseye bir fayda gelmez; kabullenelim. Bienvenu icinse soylediklerim bir post oncede duruyor, yineleyem gerek yok. Bizleri tatmin edemeyecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her seye ragmen mucadeleden dolayi takimi tebrik eder, Samsunspor'u da onurli mucadelesinden dolayi kutlarim. Dia'ya da gecmis olsun.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-6338485993407180920?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/6338485993407180920/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=6338485993407180920&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/6338485993407180920'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/6338485993407180920'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2011/10/keyfim-kacti-fenerbahce-samsunspor-0-0.html' title='Keyfim Kacti; Fenerbahce-Samsunspor: 0-0'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-8754773825740975069</id><published>2011-10-22T21:34:00.002+03:00</published><updated>2011-10-22T22:02:34.954+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Bienvenu</title><content type='html'>Kücük Hincal Mehmet Demirkol, demis ki, Fenerbahce seviyesine hicbir zaman gelemeyecek. Yetenegi yok. Kimin icin demis bunu; Bienvenu icin. Demirkol'u tanimasak ciddiye alabilirdik bu sözleri. Ne var ki, kendisi Daum'dan bu yana takip ederim, ne Fenerbahce'nin teknik direktorleri icin ne de Guiza, Kezman, Bienvenu gibi yenisezon transferleri icin pozitif ve olumlu ifadeler kullanmistir. Halbuki onun begenmedigi bu teknik direktorlerin hepsi bu takim icin saygideger isler yapmis ve iz birakarak gitmislerdir. Aragones de dahil buna. Niang'a dahi bu kibirli dili uzatabildigine gore biz kedisinin ya iyi niyetinden suphe edip baska hesaplarla bunlari soyledigini sanabiliriz ya da icinde kavruldugu kötumser ruh hali onun etrafi da bu derece cirkin gormesine yol acmakta. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse biz kendisini kendisiyle basbasa birakip asil konumuza dönelim: Bienvenu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunca hafta sonra sanirim artik kendisiyle ilgili daha kesin yargilarda bunulabiliriz. Trasfer edildiginde kimse ondan Niang'in yerini doldurmasini beklemiyordu. En büyük sansizligi ise Niang'in arkasindan gelmesiydi. Sayez Guiza veya Kezman olsaydi kendisinin öncülleri, daha mutlu olabilirdik bugün. Fakat su anda ne beni ne de tahmin ediyorum baska Fenerbahcelileri bu haliyle mutlu edemeyecek bir isim. Mutlaka faydasi olacaktir, mutlaka bu sezon sonunda da bence ulasilacak olan sampiyonluga onemli olcude katkida bulunacaktir; ama o kadar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilmiyorum; belki de Aykut Hoca ile birlikte alisacagiz bu durumlara. Takim olan, tek tek elinden gelen herseyi veren oyuncularin bir butun olarak ortaya koydugu oyun ile sonuca varan ve icerisinde yildizlari olmayan bir futbol duzeni. Alex'in de birkac sene icerisinde miadini doldurup koseye cekilmesiyle tamamiyle makine duzeninde isleyen baska bir takim olabiliriz gibi geliyor bana.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pekii Bienvenu'den bir Niang olabilir mi? Aslinda illaki olmak zorunda degil ama sezon basinda bu soru taraflar arasinda birbirlerine cok soruldugu icin deginmek istiyorum ben de: Niang'i Niang yapan en buyuk ozelligi gucu, inanilmaz hizi ve olaganustu cevikligiydi. Bienvenu de maalesef bunlarin hicbiri yok ve bunlar sonradan kazanilacak ozellikler degil. O yuzden ilerde Niang olabilir demek yanlismis. Baska baska yonlerini guclendirip degisik yonleriyle fark yaratan ve Niang gibi o da nevi sahsina munhasir bir isim olarak iz birakilir. O yuzden de illaki Niang olmasini beklemek gerekmez. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben performansinin bizi cok fazla tatmin etmese de bu yil, bir miktar daha artacagini dusunuyorum. Dia gibi, Stoch gibi; sonuca etki edecek, kurtardigi maclar olacak, ama yildiz olmayacak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-8754773825740975069?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/8754773825740975069/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=8754773825740975069&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/8754773825740975069'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/8754773825740975069'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2011/10/bienvenu.html' title='Bienvenu'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-2565899125777834344</id><published>2011-10-17T22:08:00.002+03:00</published><updated>2011-10-17T22:46:17.250+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Tebrikler: MIY-Fenerbahce:1-2</title><content type='html'>Yaklasik sekiz saatlik bilgisayar basinda gecirilen bir mesaiden sonra keyifli bir aksam gecirebilmek icin bu mac iyi bir firsat gibi duruyordu ama malesef evdeki hesap carsiya pek uymadi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce daha mac baslar baslamaz, bu tür berbat stadyumlarin bir sonucu olarak acisi sonderece kötü bir görüntüyle karsilastim ilk evvela. Arkasindan berbat yagmur ve bunun sonucunda ortaya cikan yayin kesintisi. Yayina geri dondugunde berbat bir zeminde oynanamayan bir futbol vardi. Ikinci yariya girilirken umitlenmistim. Fena da baslamadi isler ama bu sefer de benim bulundugum lokal de elektrikler kesildigi icin Fenerbahce'nin ikinci golunden sonra yine koptum mactan ve bu sefer bir kez daha baglanamadim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taktik olarak soylenebilcek yeni ve degisik bir sey yok. Yaklasik 1,5 yildir ezberletik biz bu oyun anlayisini zaten. Iskeleti ise zaten 8 senedir izliyoruz. Ekleyecek yeni bir sey pek yok. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tek tek bazi husulara deginelim: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Niang'tan sonra Bienvenu keyif vermiyor desem, katilir misiniz?&lt;br /&gt;2. Attigi gole ragmen asla kendisinden umutlu olmamamiz gerektigini bir kez daha ispatladi diyebilir miyiz Ozer icin. &lt;br /&gt;3. Emre nin artik biraz daha geride kaldigi ve Cristian in hucuma destek verdigi bir orta ikili cok etkili olacaktir; demedi demeyin. &lt;br /&gt;4. Mehmet Topuz ve Gokhan geldikten sonra cok daha iyi olacaktir takim ve sampiyonlugun en buyuk favorisidir.&lt;br /&gt;5. Ziegler'den dunya durdukca Fenerbahce'de durasi bir isimdir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-2565899125777834344?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/2565899125777834344/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=2565899125777834344&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/2565899125777834344'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/2565899125777834344'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2011/10/tebrikler-miy-fenerbahce1-2.html' title='Tebrikler: MIY-Fenerbahce:1-2'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-3148216913504585016</id><published>2011-10-12T19:08:00.003+03:00</published><updated>2011-10-12T19:54:44.661+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Sike Sorusturmasinin Isaret Ettigi-4</title><content type='html'>Biraz gecikerek de olsa hakkinda yazmaya basladigim Sike Sorusturmasiyla ilgili sanirim bu yazdigim dördüncü yaziyla fasili kapatacagim. Sanirim diyorum zira, simdilik kafamda yazacaklarimi toparladigimi düsünsem de kabaca ara ara ilerleyen donemlerde yeni seyleri eklemek ve biraz daha acikmak gerebilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Simdiye kadarki yazilarda sorusturmanin arkasinda ne yatiyor olabilecegini konustuk. Bu yazida ise daha cok sorusturma sonrasinda medyanin tavri ve bundan sonra bizi ne bekledigi uzerine tahminlerimin hakkinda yazacagim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne demistik, biz bu sorusturmayi, alti muhtemelen cok da bos olmayan bir sike operasyonu paketiyle gizlenmis siyasi hareket olarak goruyoruz. Olay bir siyasi hareket ise sayet, bu sorusturma sonrasinda Fenerbahce karsisinda canhiras mücadele eden medya mensuplarinin da AKP ye angaje olmus isimler olmasi gerekmez mi? Evet, zaten Huseyin Gulerce, Mehmet Baransu filan gibi isimler tam da bu tanima ornek teskil edebilecek sahislar. Pekii Erman Toroglu ya da Ahmet Cakar; onlar da mi oyle? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elbette degil. Iste bu sorusturmanin ortaya cikartigi ve aslinda tasidigi onca defoya ragmen sorgulanmasina en buyuk engel teskil eden sey bir gercek var: Gün bir donem Aziz Yildirim'in hismina ugramis, ondan korkmus veya cekmislerin intikam gunudur. Erman Toroglu, Ahmet Cakar su veya bu, tam da bu nedenle tartismamiz bir sekilde destekcigi olmuslardir bu operasyonun. Operasyonu yurutenlerin en buyuk sansi da zaten bu idi: Hedefteki isimlerin Fenerbahce ve Aziz Yildirim olmasi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Medyadakilerin hepsi tabii sadece Aziz Yildiri'la olan gecmisteki hesaplarini kapatma telasindakiler degildi. Bir grupta var ki, zaten bunlar eskiden beri beni cok rahatsiz etmis ve bu blogta bunlardan zaman zaman bahsetmeye baslamistim. Daha cok sol gelenekten gelen, bunu da ozellikle vurgulamayi seven, ahlakcigili bayraklastiran ama bunu yaparken aslinda ahlaksizligin dibine surekli batan basindaki "biz guzel oyunun pesindeyiz"ciler. Tanil Bora nin da bunlarin arasina katilmis olmasi icin ise sadece buyuk uzuntu duydugumu soyleyebilirim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaten kalitesi oldukca dusuk olan spor medyasinin bu seruvende de bunu bir kez daha sergiledigini gorduk. Yukarda bahsettigim, Aziz Yildirim'dan intikam almak isteyenler, Fenerbahce'ye dusmanlik etmek isteyenler, malum ahlakci cevre disinda kalanlardan duzgun, meseleyi sorgulayici, olayi derli toplu ele alici kimseyi gormedik. Ne mangalda kul birakmazgillerden Demirkol boyle bir sey yapti, ne de Ugur Meleke filan gibiler. Cunku gazetecilik acisindan bakildiginda bu olayin desifre edilecek, sorgulanacak elealinacak ve hakkinda konusulucak cok husus vardi, ama onlar basini kuma gommekten, hicbir sey soylememekten oteye gidemediler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bundan sonrasi icin de tahminim sudur: Ben sahsen bu sorusturma sonrasinda Aziz Yildirim'in tertimiz cikacagi, herhangi bir ceza ile karsilasmayacagi, butun bu olan bitenin ona yönelik büyük bir haksizlik olarak tescillenecegi (gercekte bu boyledir veya degil farketmez) yonunde en kucuk bir beklenti tasimiyorum, o yuzden de Fenerbahce'nin saga sola actigi davadan veya herhangi bir cabadan en kucuk bir umitlenme icine girmiyorum. Iddianame de kabul edilecektir, pesisira muhtemel cezalar da gecelektir. Bu nokta da ben turk adalet sistemine guveniyorum klisesini de hicbir sekilde kabullenmedigimi bagira bagira soylemek isterim. Bana kalirsa zaten, ne olacagi ve nasil sonuclanacagi ta basindan belli ama sadece isin kuralina uyduruldugu bir kurgu icindeyiz, supriz de bundan dolayi beklemek mantikli gozukmemekte.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-3148216913504585016?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/3148216913504585016/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=3148216913504585016&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/3148216913504585016'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/3148216913504585016'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2011/10/sike-sorusturmasinin-isaret-ettigi-4.html' title='Sike Sorusturmasinin Isaret Ettigi-4'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-4506656497278510813</id><published>2011-10-07T23:44:00.002+03:00</published><updated>2011-10-07T23:55:59.394+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Turkiye-Almanya: 1-3</title><content type='html'>Rdivanlar, Feyyazlar, Tanjulardan olusan jenerasyondan sonra cok fazla sevemez oldum bu milli takimi ben. Bir donem Ersun Yanal ile birlikte isinmaya baslamistim ama, onun gonderilisi ve Terim gibi zerre hoslanmadigim bir ismin ustelik de o sekilde gelisi ipleri tamamen koparmama neden olmustu o ip bir daha da baglanmadi aramizda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O yuzden ben bu takimdan zaten ne umitliydim ne de bu takimin herhangi bir basarisinda herhangi bir mutluluk duymaktayim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaten nasil olsun ki; elinden gelse bir kasik suda senin takimini ve camiani bogmak isteyen Trabzonsporlularin, Galatasaraylilarin sunun bunun yaninda ayni safta yer almak cok da hosuma gitmiyor artik ne yapayim. Sabri yi, Servet i, Burak i, Aurelio'yu filan desteklemek filan zerre kadar icimden gelmiyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Itiraf ediyorum; ben futbolsever degil, Fenerbahce severim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-4506656497278510813?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/4506656497278510813/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=4506656497278510813&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/4506656497278510813'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/4506656497278510813'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2011/10/turkiye-almanya-1-3.html' title='Turkiye-Almanya: 1-3'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-7553266323277332722</id><published>2011-10-07T00:08:00.002+03:00</published><updated>2011-10-07T20:33:56.556+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Sike Sorusturmasinin Isaret Ettigi-3</title><content type='html'>Gectigimiz iki postta olayi neden bir sike sorusturmasi gorunumlu siyasi operasyon olarak gordugumu anlatmaya calistim. Soylediklerim haliyle cok kolaylikla komplo teorisi olarak netilendirilebilecek seyler. Onca tapeler dokulup sacildi ortaliga; nedir yani bunlarin hicbirinin bir manasi yok sorularini da elealmak lazim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fikrimi pesinen söyleleyim; kimseyi töhmet altinda birakmak istemem ama, Aziz Yildirim ve gider adi gecen yöneticilerin sike girisiminde bulunmus olma ihtimalini bulunmamis olma ihtimalinden daha yüksek görüyorum. Bunu sadece bu sorusturma sonrasinda akil etmis degilim, gectigimiz sezonlarin sonunda da ve ortada fol yok yumurta yok durumlarinda da sorulmus olsa ayni sekilde cevaplardim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cünkü karsimizda, yaklasik 13 senedir bu camur deryasi icerisinde varolma mucadelesi veren bir baskan duruyor. Herkesin pislik icinde oldugu bir dunyada temiz kalarak ancak kaybetmeye mahkum olan birisi. Degil midir ki kendisi kaybedilmis bir sampiyonluk sonrasindan, "anladim ki sampiyonluk sahada kazanilmiyor" demistir. Degil midir ki kendisinin 2006 yilinda buyuk bir koalisyonla sampiyonlugu ve türkiye kupasi ahlaksiz bir sekilde elinden alinmistir. Iki sezon sampiyonlugu son macinda kaybetmis, son uc sezondur sampiyon olamayan bir baskanin ligin son duzlugunda üstelik de bu futbol ortaminda aksi sekilde davranmasi zaten süpriz olmaz mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Madem öyle; o halde ben neyin kopmlosunu yazip duruyorum? Efendim sundan: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Bu olayi bir toplu temizlik operasyonu olsaydi; sadece Yildirim ve Fenerbahce hedefe konmaz, Trabzonspor ve Besiktas basta olmak uzere baska takimlar cok daha derinlikli sorusturma icerisinde olurlardi. Ve gecmise yonelik girisimde de bulunma cabasina girisilirdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Aziz Yildirim'in tutuklanir tutuklanmaz medyaya servis edilen dokumanlar, fotograflar, sunlar ve bunlar hep bir noktayi gosteriyordu; Daha emniyetteki sorgusu bile tamamlanmadan kendisinin suclu olduguna tüm türkiye nin inanmasini saglamak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Huseyin Gulerce, Mehmet Baransu gibi futbolla simdiye kadar ne kadar ilgili olduklarini dahi bilemedigimiz ve kendilerinden futbol uzerine en kucuk bir lakirti isitmedigimiz gudumlu isimlerin operasyon patlar patlamaz yaptiklari yorumlar ve verdikleri dezenformasyon mücadelesi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. Ahmet Cakar'in Fenerbahceliler Aziz Yildirim'a sahip cikmayi biraksinlar ancak oyle kurtulur Fenerbahce tarzi kulagina fisildanildigi belli olan yorumlari kendinden emin olarak yapmasi; Mehet Ali Aydinlar'in sayet Fenerbahce Aziz Yildirim'i "satsaydi" Sampiyonlar Ligi'ne devam edebilirdi mealindeki laflari, esas gayreti acik eden ipuclari.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her sey bir tarafa; sadece Fenerbahce nin hedefe oturduldugu bir sorusturma ne kadar inandirci?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-7553266323277332722?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/7553266323277332722/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=7553266323277332722&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/7553266323277332722'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/7553266323277332722'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2011/10/sike-sorusturmasinin-isaret-ettigi-3.html' title='Sike Sorusturmasinin Isaret Ettigi-3'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-3030783655706061612</id><published>2011-10-06T21:53:00.003+03:00</published><updated>2011-10-06T22:33:08.466+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Sike Sorusturmasinin Isaret Ettigi-2</title><content type='html'>Dün sike sorusturmasi üzerine bir takim seyler söylemistim. Konu derin. Üzerine söylenecek de cok sey var. Ama bunu bir yazinin icine sikistirmak hem cok mümkün olmamakta hem de mantikli gözukmemekte. Cünkü, uzun yazilar aciktir ki okura eziyet olabilmekte. Neticede bir Yildirim Türker kalemine sahip degilim ki, yazim uzun da olsa bir solukta okunabilsin. O yuzden kendimce makul buldugum uzunluklarda toparlamaya calistigim birkac yaziyla bu konuyu konusmaya devam etmek istiyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün bu olayin, sike ambalajiyla paketlenmis siyasi bir operasyon olduguna inandigimi söylemistim. Dün acmaya calistim ama bugün ayni noktaya zaman zaman da tekrara düsecek olma ihtimalim karsisinda pesinen affinizi isteyerek deginecegim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye 94 secımlerınden bu yana bır donusum yasamakta. Refah Partisinin secim "zaferi" ile birlikte cisimlesmis bu donusum, 28 Subatla birlikte akamete ugramis veya engellenmis gibi gozukse de aslinda onun etkisiyle 2002'de hizlanarak karsimizi bir kere daha cikti. Bahsettigim donusum kabaca cevrenin merkeze dogru hareketiydi. Bu donüsümün tasiyiciligini yapmaya en uygun aday olan AKP ve Tayyip Erdogan da her secimde büyük oy farklari ve guclenerek iktidarini percinledi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu özguvenle birlikte el atmadigi ve degistirmeye calismadigi alan kalmayan Erdogan'in futbol dünyasina da elini sokmamasi beklenemezdi. Mehmet Ali Aydinlar'in tuhaf bir sekilde baskan yapilmasi ile birlikte basladi bu operasyon. Belli ki birileri, artik kim bilmiyorum, camur deryasindaki türk futbolunun temizlenmesi isteniyorsa ise en basta Aziz Yildirim ile birlikte baslanmasi gerektigini soylemisti. Hakikaten de Aziz Yildirim ismi, iclerinde azimsanmayacak sayida Fenerbahcelinin de bulundugu genis bir konsensüsce, dikdatör, zorma vb. kelimelerle esanlamli goruldu. Haliyle 'degisen' ve 'yenilenen' Türkiye'de Yildirim gibi hem cok güclü hem zihniyet olarak 'karsi cephe'de yer alan hem de cok temiz olmayan islere de karismisligi sozkonusu olabilecek bir ismin yeri olmamaliydi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nihayetinde bu noktaya gelindi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-3030783655706061612?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/3030783655706061612/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=3030783655706061612&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/3030783655706061612'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/3030783655706061612'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2011/10/sike-sorusturmasinin-isaret-ettigi-2.html' title='Sike Sorusturmasinin Isaret Ettigi-2'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-2168320460116160818</id><published>2011-10-06T00:27:00.008+03:00</published><updated>2011-10-06T01:25:24.761+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Sike Sorusturmasinin Isaret Ettigi</title><content type='html'>Malum sike sorusturmasi hakkinda ben de Fenerbahce camiasinin genelinin dusuncelerini paylasiyor ve karsimizda temiz futbol ambalajiyla paketlenmis bir siyasi operasyon oldugunu dusunuyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun tam manasiyla nasil bir siyasi operasyon oldugunu bilmemekle birlikte; Fenerbahce yonetiminin cemaatten birilerine teslim edilme girisimi, Caliklar'in ihale rakibi olan Yildirim'in ortadan kaldirilmasi türünden yorumlari fazla gercekci bulmuyor ve katilmiyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soylene gelen bir husus var; yeni Türkiye. Bu yeni Türkiye projesinde mevcut siyasi iktidar, bircok kurumda yapisal donusum saglama gayreti icerisinde. TSK bu donusturme projesinden en fazla etkilenen ve halen en onplanda olani. Medya da ornegin artik eski medya degil ve daha da degisecek. Isdunyasi da yine ayni sekilde. Görunen o ki artik sadece Türk siyasi tarihinin degil dünya siyasi tarihine bir lider olarak adini yazdirmaya hevesli olan Erdogan, futbol camiasina da dokunmadan gecmek istemiyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kurumsal yapisi en güclü olan camianin üzerinde oturan, bahsi gecen siyasi donusumde iktidarini terk etmekte olan zihniyet yapisinin tarafinda olan, cok büyük olasilikla kirli islere de bulasmisligi sozkonusu olan ve sadece Fenerbahce camiasi icerisinde degil muhtemelen türk futbol camiasinin en güclü (en azindan oyle olduguna inanilan) figuru olan Aziz Yildirim hedef olarak belirlenmis, belli ki. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aziz Yildirim'in ortadan kaldirilmasi icin maalesef süregiden paket davalardan hicbir tanesi uydun adres degildi. Malum ergenekonla daha cok ceteler, bir takim isadamlari, kimi siyasetciler filan arindiriliyor. Balyoz paketinde devrik zihniyetin bekcisi olan askerler köseye sikistiriliyor ve etkisizlestiriliyor. Basindaki temizlik ise ODA TV sorusturmasiyla halledilecege benzer. Ahmet Sik orneginde oldugu gibi, ikna edicilikten uzak argumanlarla bile icerde tutulanlar var. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu temizlik elbette futbolda da ancak sike sorusturmasi adi verilen bir operasyonla yapilabilirdi ve karsimizda duran da su anda o. Zaten operasyondan hemen sonra Hüseyin Gülerce gibi, Mehmet Baransu gibi bir takim lojistik ikmal muhendislerinin devreye girmesi bu iddiami güclenediren göstergeler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sahsen ben Fenerbahce operasyonuna kadar, bu donusum hamlesini- hukuksuzluklar ve kisisel hesaplasmalar da oldugunu kabul ederek- genel anlamda destekliyordum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat is bu operasyona gelince biraz degisti. Birincisi Aziz Yildirim'in gordugu muamele hakkaniyetli degildi ve daha da otesi onun ve Fenerbahce'nin düsmanlarina kallesce saldirma firsati verdi. Ustelik, görebildigimiz ve teknik olarak isi daha iyi bilenlerden teyit ettirebildigimiz kadariyla, kendisinin sikeci damgasina yol acacak ve su anda iceride tutulmasina neden olacak kadar ciddi bir kanit yok ortada. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunlarin disinda, futbol dunyasindakilerin, sivil iktidari darbe yaparak devirmek isteyen pasalarla, oraya buraya bomya koyarak, kimi hedefsel isimleri katledip siyasi kaos yaratma pesinde kosan cetelerle, operasyonel faaliyet guden gazetecilerle vs. bir tutulmamasi lazim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konu daha da uzatilabilir ama simdilik keselim, bu konuya devam etmek isterim ama.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-2168320460116160818?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/2168320460116160818/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=2168320460116160818&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/2168320460116160818'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/2168320460116160818'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2011/10/sike-sorusturmasinin-isaret-ettigi.html' title='Sike Sorusturmasinin Isaret Ettigi'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-8735449143832557513</id><published>2011-10-03T21:01:00.005+03:00</published><updated>2011-10-03T21:31:57.340+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Cristian Baroni</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-wXSqg-xeM9o/Ton-WqvnAUI/AAAAAAAAAkU/wH6A6uK0xSA/s1600/cristian_oliveira_baroni56.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 326px; height: 238px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-wXSqg-xeM9o/Ton-WqvnAUI/AAAAAAAAAkU/wH6A6uK0xSA/s400/cristian_oliveira_baroni56.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5659334072152293698" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Yokluklar bazen güzel süprizler cikartiyor insanin karsisina. Bunun en güzel örnegi saniyorum Kemalettin Sentürk'dü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre'nin, Gökhan'in, Topuz'un sakat; Niang'in Lugano'nun ve Santos'un da ayrilmis olmasi, Fenerbahce'yi aciktir ki bir hayli zayiflatmisti. Semih'in yetersizligi, Bienvenue'un beklenenin altinda cikmasi ile tüm ümit tasiyicisi Alex olarak kalmisti, takimin. Iste boyle muskul bir durumda ortaya yeni bir isim cikti. Baroni. Son iki sezonki hayal kirikligi kendisiyle ilgili anlasildiki onu yanlis tanimaktan kaynakliymis. Biz ordan Appiah, Aurelio filan olmasini istiyorduk saniyorum. O ise nevi sahsina münhasir; sahanin her alaninda rakibine direnc ve pres koymayan, mevkisi itibariyle beklendigi kadar sert olmayan, ama oyunu o noktadan cok iyi kurup takimin hücum gücüne son derece üstün bir katki saglayan önemli bir ortasaha oyuncusu oldugunu gösterdi. Yani o bilinen ve beklenilen anlamda bir 6 numara degil de, daha klasik anlamda bir ortasaha oyuncusu idi. O bölge icin illa ki bir Van Bommel'e, Selcuk Sahin'e, Saido'ya, Senna'ya, alismis bizim ezberlerimize ise bu durum yadirgatici gorunse de gercekte öyle olmadigi tüm ciplakligi ile asikar zira bütün önemli takimlarda artik, yukarda saydigim isimlerden olusmusyor, göbek oyunculardan illaki bir tanesi. Onun yerine oyunun hücum yönene cok önemli katki saglayabilecek, pas dagitabilecek, topu rakip kaleye tasiyabilecek, onemli paslar atacak, ceza sahasi icerisine girerek takimin direk skor yüküne katki saglayacak ikililer kullanilmakta artik. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre-Cristian ikilisi de tam manasiyla bu soylediklerime karsilik gelen, takim savunmasi icin ise, elbette Selcuk kadar olmasa da kesinlikle seffaf olmayan isimler. Keyfini cikartalim derim ben.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-8735449143832557513?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/8735449143832557513/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=8735449143832557513&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/8735449143832557513'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/8735449143832557513'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2011/10/cristian-baroni.html' title='Cristian Baroni'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-wXSqg-xeM9o/Ton-WqvnAUI/AAAAAAAAAkU/wH6A6uK0xSA/s72-c/cristian_oliveira_baroni56.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-3431963500114299252</id><published>2011-10-02T21:36:00.002+03:00</published><updated>2011-10-02T21:47:16.919+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Eskisehir; nerden nereye!</title><content type='html'>Skibbe'den umutluydum. Galatasaray'da olsun, Almanya'da calistirdigi cesitli takimlarda olsun, kendisin güven duymami saglayan bir cizgi koymustu ortaya. Doll da öyleydi. Ama görünen o ki, Doll gibi Skibbe de hayal kirikligi olacak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eskisehirspor bu kadrosuyla, Bülent Uygun ile ciksaydi karsilasmalara, eminim ki, Galatasaray ve Trabzonspor'a bu kadar kolay teslim olmazlardi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bülent Uygun'un nerde oldugunu biliyorum. Bu takimin basinda zaten olmasinin mümkün olmadigini da bilyiorum. Demek istedigim sadece, artik teknik direktör olarak iceriye daha fazla yönelmemiz gerektigi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Umarim, yanilirim ama icimden bir ses, Skibbe ile Eskisehirspor'un ürkülen bir deplasman olmaktan uzak olacagini iddia ediyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-3431963500114299252?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/3431963500114299252/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=3431963500114299252&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/3431963500114299252'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/3431963500114299252'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2011/10/eskisehir-nerden-nereye.html' title='Eskisehir; nerden nereye!'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-3607459230610995438</id><published>2011-10-02T20:39:00.002+03:00</published><updated>2011-10-02T21:31:53.052+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Bilmem Kacinci Kez Merhaba</title><content type='html'>Sevgili Arkadaslar, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;artik kacinci kez bu tarz bir yazi yaziyorum; bilmiyorum. O yuzden ben bile kendim yazdigimi ciddiye alamaz oldum; dolayisiyla siz de "hadi arkadasim, simdi yeniden bir suru perspektif ciziyorsun iki gun sonra yeniden yazmaz olursun" derseniz, valla haklisiniz derim, cunku bunun boyle olmayacagini artik ben de garanti edemiyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse, en son yazdigim posta baktim, M. Ali Aydinlar federasyon baskani adayi olmus, onun uzerine yazmisiz. Kendisinin nasil bir siyasi proje ile oraya getirtildiginden haberdar olmadan. Arkasindan da malum firtina koptu. O gunlerde bir cumle dahi yazmayip simdi ortaya cikmanin utanc verici bir durum oldugunu kabul ediyorum ve bu utanci tasiyorum, su anda. Ama bu donemde inanin zerre kadar keyfim kalmamisti yazmaya. Dahasi Herhangi bir anlamda umitli olmanin da manasiz oldugunu dusunmekteydim. Ne oldugunu hala tam manasiyla anlamadigim bir senaryo yazilmis cizilmis; oynaniyordu ve burda onun karsisinda umitlenip umitlenip cirpinmanin zavalliligina teslim olmak istemedim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sike sorusturmasi demisken. Bu sorusturmanin salt bir temizlik operasyonu olmadigi ilk gunden belliydi ilerleyen gunler bunu daha da netlestirdi. Kocaman in dedigi gibi, su futbol dünyasinda tek kirli Fenerbahce imis ve gerisi pürü pakmis gibi hedefe Fenerbahce'ye yerlestirdiler, yanina da gaz alma mahiyetli oldugu belli olan birkac yan aktor koydular, Türkiye degisiyorcu tetikcilerin de destegini alarak mezkur siyasi operasyonu temizlik operasyonu olarak paketleyip koydular onumuze. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahce futbol takiminin bu duruma karsi onurli bir direnc gösterecegini ve bir sahsiyet baskaldirisina girisecegini cok iyi biliyordum; tek endisem giden oyunculardan dolayi artik kalite olarak buna guclerinin yetip yetmeyecegi idi; hakikaten de takimda ne Lugano nun ne Niang'nin ne de Santos'un yeri dolacak gibi duruyor ama takim verdigi olaganüstü mücadele ile bu durumu da tolere etmeyi basariyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sike sorusturmasi hakkindaki düsüncelerimin detayina, takimin durumuna, yeni transferlere ilerleyen postlarda deginiriz diyerek simdilik burda kapatalim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-3607459230610995438?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/3607459230610995438/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=3607459230610995438&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/3607459230610995438'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/3607459230610995438'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2011/10/bilmem-kacinci-kez-merhaba.html' title='Bilmem Kacinci Kez Merhaba'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-5417517624298266797</id><published>2011-06-12T18:50:00.004+03:00</published><updated>2011-06-12T21:12:06.987+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Mehmet Ali Aydinlar'in Adayligi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-gzrJryEed28/TfT-5DGfJ4I/AAAAAAAAAis/uLPsffdCkro/s1600/9DDF2F775EE022469DF20031r.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 384px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-gzrJryEed28/TfT-5DGfJ4I/AAAAAAAAAis/uLPsffdCkro/s400/9DDF2F775EE022469DF20031r.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5617394891276363650" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bugün biraz sagda solda oturup cay, kahve vs. icerken gazetelerin büyük bir cogunlugunu da karistirma firsatina eristim. Ben hala internetten saglikli bir sekilde okuyamiyorum gazeteleri. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özellikle simdiye kadar mütemadiyen büyük bir Aziz Yildirim karsitligi yapmis spor yazalarinin büyük bir istahla ve sevincle Mehmet Ali Aydinlar'in TFF Baskanligina adayligini desteklediklerini gördüm. Hemen hepsinin ortak söylemi, Türk futbolunu üzerinde kendisinden habersiz kus bile ucamaz Aziz Yildirim'a ragmen M. Ali Aydinlar'in baskan secilebilecek olmasi büyük bir olay... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk futbolunu hatta daha da ileriye götürerek Türk sporunu Aziz Yildirim'in yönettigi sacmaligini simdilik bir kenara koyalim ve bizim icin kiymetli bir isim olan Aydinlar ismi icin bu adayligin ne anlama geldigini tartisalim isterim... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aydinlar potansiyel bir Fenerbahce baskan adayidir. Kadinlar Voleybol subesinde gerceklestirdikleri ile kisa sürede pek cok taraftarca sevilmis, hayranlik duyulmus bir kisidir. Bu haliyle, her ne kadar bu sampiyonluktan sonra sus pus olup ortaliktan kaybolmus olsalar da hic de azimsanmayacak ordanki Aziz Yildirim karsiti Fenerbahcelilerin de ümit tasiyicisi olmaya baslamistir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaten Aziz Yildirim da "bir gün ben gidecegim ve Mehmet Ali Aydinlar'in yeri Fenerbahce baskanlik koltugudur" demisti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani aslinda birkac muhtemel basarisiz sonuc sonrasinda Aydinlar'in Fenerbahce baskani olmasi cok da süpriz olmayacakti. Bütün bu durum Aydinlar'in zihninde de ciddi bir hat yaratmis olacak ki, o, Aziz Yildirim'a ragmen ve üstelik Fenerbahce'nin son yillarda tepe asagi gitmesi icin elinden geleni üstelik de ahlaksizca yapmaktan geri kalmayan, Besiktas-Galatasaray-Trabzonspor ve Gaziantep hattinin destegiyle secilmeye gönül indirmise benziyor... Kendisi "elbette Fenerbahce de beni destekleyecektir" diyor ama benim okuduklarimdan anladigim, Fenerbahce cephesinin, özellikle de Aziz Yildirim'in, aday olmak icin yukarda saydigim ekibin teklifiyle karar verirken kendisinden herhangi bir görüs sormayan, aday olduktan sonra da bu konuyu yine kendisiyle paylasma geregi duymayan Aydinlar'a kirgin oldugu yönünde. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu bilgiler ne kadar dogru, acikcasi hicbir fikrim yok. Ama bircok farkli yerde birbirine benzer ifadeler olduguna göre, tahmin ediyorum, bu kirginlik veya kizginlik durumu mevcut. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse, Aziz Yildirim'in kimi destekleyecegi veya kimi baskan yaptirmak isteyecegi benim acimdan cok önemli degil aslinda; diger isim Mehmet Ali Aydinlar oldugu müddetce... Neticede karsimizda bir Haluk Ulusoy yok ve benim acimdan ister Aydinlar kazansin isterse de Aziz Yildirim'in destekleyecegi iddia edilen Göksel Gümüsdag, sonucta büyük bir Fenerbahce cephesi oturmayacak koltukta... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim esas üerinde durmak istedigim Mehmet Ali Aydinlar'in bu secimden zaferle cikmasi halinde nasil bir gelecek ile karsi karsiya kalacagi... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir defa kendisi cok iyi bir Fenerbahceli olarak bilindiginden, olasi baskanligi döneminde, yine olasi bir Fenerbahce basarisi halinde her ne kadar su anda kendisini oraya getirmek isteyenler Besiktas-Trabzon-Galatasaray hattiysa da, Fenerbahce'nin haksiz basarilarinda pay sahibi oldugu iddia edilecek ve yipratilacaktir. Bu olasilik, onun acisindan söyle bir sonucu da gebedir saniyorum: kendisi bunlarin farkinda oldugu icin Fenerbahce'ye gereginden fazla mesafeli davranma durumu ve bunun sonucunda olusabilecek olan bir karsi bloka istemeden de olsa sampiyonluk mücadelesinde destek saglamis olma hali. Örnegin bu sezon sözkonusu olsaydi, Trabzonspor icin pozisyon almis gibi görünme riskiyle karsi karsiya kalabilirdi, tarafsiz olacagim derken. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mehmet Ali Aydinlar icin bekleyen bir diger risk ise, Fenerbahce'nin basarisizlikla sonuclandirdigi sezonlarda Aziz Yildirim'in haksiz da olsa hedefinde yer alacak olmasi ve bu durumun onun olasi bir Fenerbahce baskanligini daha o zamandan sakatlastirmasidir. Zira, her basarisiz sezonun arkasindan Aziz Yildirim muhaliflerinin sayisi artacak da olsa, bu basarisizliklarda Mehmet Ali Aydinlar'in da Yildirim'in isaret edecegi gibi suclanacagini, Fenerbahce kiyilirken buna Federasyon baskani olarak tepkisiz kaldigi düsünülecektir. Bu da, o taraftar toplugu acisindan Ayindlar'in uygun bir baskan olmayacagi anlami tasiyacaktir. Tabii mevcut kulüp yapisiyla taraftar topluluklarinin o kulübün baskani hakkinda ne düsündügü cok önemli olmayabiliyor, ama hicbir manasinin olmadigini söylemek de dogru olmaz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Acikcasi ben, sayet Mehmet Ali Aydinlar hakikaten Fenerbahce baskanligini düslüyorsa bu hamlesini o acidan baktigimda kendisi adina cok mantikli bulmadim. Cünkü yukarda da aciklamaya calistigim gibi her durumda kendisi hedefe konulacak isimdir. Tabii benim göremedigim pek cok detay olabilir ve bu yüzden Aydinlar'in adayligi hem anlamli hem de kendisi adina faydali olacaktir. Umit ederim öyle olur ben yanilirim. Her ne olursa olsun Türk futbolu üzerindeki Galatasaray hegamonyasinin en azindan bu dönemde de etkisiz olacagini görmekteyiz, bu mutluluk verici. Zira simdiye kadar istisnalar disinda Federasyon baskanlari genelde Galatasarayli olurlardi...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-5417517624298266797?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/5417517624298266797/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=5417517624298266797&amp;isPopup=true' title='1 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/5417517624298266797'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/5417517624298266797'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2011/06/mehmet-ali-aydinlarin-adayligi.html' title='Mehmet Ali Aydinlar&apos;in Adayligi'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-gzrJryEed28/TfT-5DGfJ4I/AAAAAAAAAis/uLPsffdCkro/s72-c/9DDF2F775EE022469DF20031r.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-428554554871067414</id><published>2011-06-02T23:02:00.003+03:00</published><updated>2011-06-02T23:16:01.854+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Medya'/><title type='text'>"Trabzonspur'u da kutlamak lazim..,"</title><content type='html'>"En az onlar da Fenerbahce kadar sampiyonlugu hakettiler", diye gider bu klise son günlerde. Bazen yanina "kupa keske ortadan ikiye ayrilsa da birisini birine birisini digerine vermek mümkün olsa". &lt;br /&gt;"Trabzonspur'u kutlamak lazim, Fenerbahce'nin sampiyonlugunu onlar bu kadar anlamli kildilar..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuncu kismen anlasilabilir ama diger iki yumurtlama ürünü ve benzeri simdi aklima gelmeyen birsürüsünü duydukca ben, "noluyor yavu bu trabzon'u onore etme sevdasi nedendir" diye sormadan edemiyorum, vallahi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahce, 2005-2006 senesinde ve gecen sezon sampiyonlugu son macta kaybederken kimse, "Fenerbahce de bu kupayi haketti onu da kutlayalim" demedi. &lt;br /&gt;Trabzonspor'un esprisi nedir, ayni puani almasi mi Fenerbahce ile... Inanmam. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sakin bu, "aslinda biz Trabzonspur'un olmasini can-i gönülden isterdik ama lanet olsun ki Fenerbahce oldu" demek isteyip de diyemeyenlerin ic kazintisi olmasin&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-428554554871067414?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/428554554871067414/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=428554554871067414&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/428554554871067414'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/428554554871067414'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2011/06/trabzonspuru-da-kutlamak-lazim.html' title='&quot;Trabzonspur&apos;u da kutlamak lazim..,&quot;'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-4887787379252498983</id><published>2011-05-30T20:36:00.004+03:00</published><updated>2011-05-30T20:58:17.698+03:00</updated><title type='text'>Saka misiniz yavu siz?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-I9A9MjNse80/TePZ-e5--yI/AAAAAAAAAig/pzj5UcScYXE/s1600/fft5_mf731925.Jpeg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 267px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-I9A9MjNse80/TePZ-e5--yI/AAAAAAAAAig/pzj5UcScYXE/s400/fft5_mf731925.Jpeg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5612569228105153314" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;"Sevimli" Baskan Sadri Sener ve onun "delikanli" takimi artik giderek bir saka halini almaya basladilar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rakibiniz, hatta düsmaniniz ne olursa olsun bir miktar onurlu olmalidir. Ne yalan söyleyeyim ve ben bunu söyledigimde belki bir takim okurlar kizacaktir ama ben son iki sezonda, Bursaspor ve Trabzonspor gibi takimlari gördükce Galatasaray iyi rakipmis demekten kendimi alamiyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaybetmenin ve yenilmenin de bir haysiyeti bir onulu durusu olmalidir. Ama her cümlelerinde delikanliliklarina vurgu yapan bu camia bir türlü yedigi darbeyi hazmedemedi. E bu da aslinda büyüklük kibirine kapilan kücüklerin gösterecegi bir tepki sanirim, normal olarak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sakaci ekip simdi de ligin tescil edilmemesi gerektigini düsünüyormus. Dayanak noktalari ise, Türk siyaset tarihinin ve dahi futbol tarihinin son yüzyilda basina gelmis en büyük felaketlerden birisi olan Gökcekler... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konunun detayina &lt;a href="http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&amp;ArticleID=1051128&amp;Date=30.05.2011&amp;CategoryID=84"&gt;surdan&lt;/a&gt; hakim olabilirsiniz, sinirlerinize hakim olabilirseniz elbette.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-4887787379252498983?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/4887787379252498983/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=4887787379252498983&amp;isPopup=true' title='1 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/4887787379252498983'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/4887787379252498983'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2011/05/saka-misiniz-yavu-siz.html' title='Saka misiniz yavu siz?'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-I9A9MjNse80/TePZ-e5--yI/AAAAAAAAAig/pzj5UcScYXE/s72-c/fft5_mf731925.Jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-7443438508553611967</id><published>2011-05-29T12:48:00.007+03:00</published><updated>2011-05-29T13:45:34.685+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Aziz Yildirim'i Tartismak</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-A2tgWqBWeb0/TeIhqc_y8VI/AAAAAAAAAiY/LdopB5NWiLw/s1600/aziz-yildirim.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 319px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-A2tgWqBWeb0/TeIhqc_y8VI/AAAAAAAAAiY/LdopB5NWiLw/s400/aziz-yildirim.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5612085098879054162" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Genel kani Fenerbahceli taraftalarin bir "monoblok" ima ettigi yönündedir. Özellikle bu sezon ayyuka cikan Türkiye'nin 4'te 3'ü Fenerbahce'den nefret ediyor söylemi ve bunun devaminda "biz bize yeteriz" yaklasimi bu iddiayi destekler niteliktedir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halbuki basarisiz olunan sezonlarin sonunda ortaya cikan görüntü ise bunun cok da öyle olmadigini anlatmaktadir bize... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sayisal bir veri yok elimde. Ama biliyorum ki, su dönemlerde bloglarda dolasan; blog yazan, blog takip eden Fenerbahcelilerin büyük cogunlugu Aziz Yildirim ismine karsi ciddi manada tepki duymaktadir... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En önemli, en kaydedeger Fenerbahceli bloglarda yogun bir Aziz Yildirim muhalefeti güdülür. Oralarda Aziz Yildirim hakkinda yazilan her olumsuz yorum, okurlarin hemen hepsinden destek görmüstür. Yapilan yorumlara itiraz edenler pek göze carpmaz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu elbette kesin bir yargi koymaz ortaya... Ama hic olmazsa bir seyi söyler: evet bu yönetiminden hoslanmayan bir grup var. Sayisi azdir veya coktur, önemli degil. Önemli olan varliklaridir. Ve evet bunlar baskanin degismesini istemektedirler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buraya kadar sorun yok. Burda, en azindan benim nazarimda deginilmesi gereken ve bu yazinin da yazilmasina neden olan esas husus; bu elestirilerin sadece sonuclar hüsran oldugu zaman ortaya cikiyor olmasi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahce bu sezon da bu performansa ragmen sampiyon olmayabilirdi. Son macta Sivasspor karsisinda sansiz bir puan kaybi yasanabilirdi. Gecen sezon Trabzonspor karisinda oldugu gibi. Her sey ayni; Kocaman'in hic fena sayilmayacak teknik adamlik performansi, 17 maclik seri, olaganüstü mücadele, basarili transfer hamleleri, bunlarin hepsi sabit ama sadece ve sadece Sivasspor macinin sonucu farkli... O zaman biliyoruz ki, bircok yerde "Aziz Yildim istifa" yazisi okuyor olacaktik, bugün. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O halde simdi neden degil? Yanlis anlasilmak istemem, Yildirim'in elestiriliyor veya tartisiliyor olmasi degil beni rahatsiz eden. Bunu yanlis buluyor da degilim. Bilakis, Yildirim elestirilerinin cogunu okudugumda, ben de bir hayli ikna oluyorum söylenenlerden. Yani bana uzak seyler de degil elestiriler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama sonuca göre bu isin yapilmasi, yani sonuclar kötüyken firina sürülüp, iyiyken buzdolabina konmasinda bir sorun görüyorum. Ikinci olarak, bu hususun kriz zamanlarinda tartisiliyor olmasinin tartisma acisindan su günde tartisilmasindan daha verimsiz ve sonucsuz olacagini düsünüyorum. Bu meseleler su günlerde ele alinsa saniyorum daha verimli tartismalara ulasilir. Degerlendirmeler daha objektif olur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elbette kizginlik sonrasinda nasil negatif anlamda bir subjektiflik sözkonusu ise, bu tür basarilar sonrasindaki degerlendirmelerde de pozitif bir subjektiflik duruma sinebilir. Bu tehlike yine mevcut. Olabilir, yine de yakin zamanda bu konunun tartisilmasidan bence fayda vardir. En azindan muhalif olan kisilerin kaleminden bloglar arasinda...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-7443438508553611967?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/7443438508553611967/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=7443438508553611967&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/7443438508553611967'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/7443438508553611967'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2011/05/aziz-yildirimi-tartismak.html' title='Aziz Yildirim&apos;i Tartismak'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-A2tgWqBWeb0/TeIhqc_y8VI/AAAAAAAAAiY/LdopB5NWiLw/s72-c/aziz-yildirim.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-7298190615008761311</id><published>2011-05-28T18:28:00.004+03:00</published><updated>2011-05-28T18:57:20.677+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Emenike Transferi Üzerine</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-iCogVbqQHhk/TeEaf3M3VAI/AAAAAAAAAiQ/h4qvB50avjw/s1600/fenerbahce-emenike-ile-ilgileniyor-mu.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 397px; height: 302px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-iCogVbqQHhk/TeEaf3M3VAI/AAAAAAAAAiQ/h4qvB50avjw/s400/fenerbahce-emenike-ile-ilgileniyor-mu.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5611795745376523266" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Emenkie transferi öncelikle hayirli ugurlu olmali, olsun. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu boyun borcunu ödedikten sonra gelelim ana temaya... Transfer elbette süpriz olmadi, söylentiler bizlere bir Emenike asinagili kazandirmis, en azindan ben, lig sonlarina dogru artik "bizim Emenike" demeye baslamistim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üzelerek itiraf etmeliyim ki bloglari, artik eskisi kadar yogun takip etmiyorum. O yüzdendir ki, en fazla, "Fenerbahceli taraftarlarin genel anlamda bu isten memnun oldugunu görüyorum" diyebiliyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben de kendimi o kanatta görüyorum. Neden memnunuz pekii: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Bir defa karsimizda Youla, Preko olmaya aday, sadece süratiyle, kapanan kücük takimlarin üzerine abluka kurmus ve bu yüzden de gerisinde genis alanlar birakmis büyük takimlarla oynanan maclarda parlayan ve sirf bu ilüzyon sayesinde kendisine transfer sansi yaratmis adamlardan degil. Süratinin yaninda, boga gibi gücü ve mücadeleden cekinmeyen bir yapisi var. Klise cümle kurgusuyla "bir drogba degil" demek gereksiz, ama dedim artik. Ve fakat onda olan herseye sadece daha az kalitatif ölcüde bünyesinde sahip.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Istenildigi kadar tartisila dursun; yasi genc bir oyuncu. Gelisime acik ve Asamoah Gyan, Drogba vs. olmamasi icin hicbir sebep yok. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelelim itirazlara... Elbette comak sokucular bos durmuyor. Iclerinde samimi kaygi tasiyan Fenerbahcelilerin yaninda, sadece ve sadece Fenerbahce sözkonusu oldugu icin hemen her müsbet durumu basitlestirmeye ve degersizlestirmeye calisan kötücülükle kusatilmis genis bir güruh var, onlara göre bu transfer cok yanlis. Sebepleri:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Niang varken, bu adam ancak yedek olur. Yedek oynayacak birisi icin de, bu kadar para verilmez. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu argümana benim cevabim su. Birincisi biz Kocaman'in nasil bir sistemde oyanayacagini bilmiyoruz. Muhtemelen, bu sene de büyük bir yüzdeyle bagli kaldigi Niang'in tek santrafor oldugu klasik Fenerbahce ile devam edecektir, ya da edebilir diyelim. Ama yine biliyoruz ki, Kocaman yenilige, denemeye ve farkli isler yapmaya heveskar bir isim. Ki bunu krizlerle dolu son derece kritik bu sezonda dahi denemekten kacinmamis bir isim. Lafin özü: Emenike nin yedek kalacagina yönelik kesin bir kanaat yanlis. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Velev ki, öyle... Niang'in yasinin 32 oldugunu, zaman zaman yildirici rakip savunmalarin sertlige müsade eden Türk hakemligi sayesinde sakantlandigini düsünürsek, Emenike gibi gelecek vaat eden bir ismin yedek kalacak olsa dahi bu paraya alinmasinda bir sakinca yok. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu argümana ücüncü cevap. Paradan size ne arkadas, birakin onlari muhasebeciler düsünsün. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Emenike trasnferi ahlaki degil. Evet, evet yanlis okumadiniz. Bu komik argümani ileri sürenler de var. Bu gülünc duruma düsenlerin basinda da Ercan Güven geliyor herhalde. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu elestire cok söz söylemek gerekli mi bilmiyorum. Cünkü bu elestiri bütünüyle kötü iyet tasimakta ve yok yerden uydurulmakta. Bunlarin söyledikleri Emenike'nin sakatligi bahnede ederek Fenerbahce macinda oynamadigi. Fenerbahce yönetimi de bu transferi yaparak bu ahlaksizliga ortak olmus. Buraya yazarken bile sikildim bu durumdan. Birseyler söylemeye hakikaten gerek yok buna..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-7298190615008761311?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/7298190615008761311/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=7298190615008761311&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/7298190615008761311'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/7298190615008761311'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2011/05/emenike-transferi-uzerine.html' title='Emenike Transferi Üzerine'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-iCogVbqQHhk/TeEaf3M3VAI/AAAAAAAAAiQ/h4qvB50avjw/s72-c/fenerbahce-emenike-ile-ilgileniyor-mu.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-4803995597504217930</id><published>2011-05-27T23:10:00.006+03:00</published><updated>2011-05-27T23:43:56.918+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Medya'/><title type='text'>Bagis Erten'Den güzel bir analiz.</title><content type='html'>Fenerbahce'nin ikinci yaridaki performansini ilginc bir sekilde herkes, neredeyse, devre arasi kampina bagladi. Kimse birkac haftada bu derece büyük degisiklik nasil olur, devre arasiyla bunun bu derece büyük iliskisi olamaz demedi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üstelik baska hususlar da atlandi. Örnegin Fenerbahce ilk yarinin sonlarina dogru da kipirdanmisti. Bu atlanmisti. Cok iyi hatirliyorum, Aykut Kocaman'in ben askerdeyken okudugum bir Sabah Gazetesi röportajini. Orda kendisi uzun uzun anlatmisti takimdaki gelismeleri. Ligin ilk yarisinin bitmesine bile bir hayli zaman vardi. Iyilesmeler belki skor olarak net hissedilmiyor, futbol anlaminda da sahada yeteri kadar kendini göstermiyordu. Ben o dönem maclari izlemeyemedigim icin kendi fikirlerimi söyleyemiyorum. Ama röoprtajdan anlasiliyorduki, takimin pas yüzdesi, temposu, etkin kosu mesafesi vs. gibi bir cok verilerde iyilesme oldugunu anlatiyordu tek tek hoca sayisal degerlerle de bunlari destekleyerek. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ikinci yariyla birlikte gözden kacan bir baska husus da suydu, Trabzonspor beklenmedik bir puan kaybi döngüsü yasayinca Fenerbahce'nin motivasyonu ilk yaridakinin üzerine cikmisti. Ve Fenerbahce'nin ilk yarida yaninda olmayan sansi yaver gitmisti. Hakikaten de ben, ligin ilkyarisindaki kendim izleyemedigim ama arkadaslarimdan sorusturdugum Ankaragücü ve Gaziantep maclarindaki Fenerbahce'nin galip gelinen Antalya ve Manisaspor maclarindakilerden kötü oldugunu düsünmüyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse, Radikal'den Bagis Erten, benim bu dediklerimle paralel ama cok daha degerli cok daha güzel bir yaziya imza atmis. Okunmasinda ve okutulmasinda fayda var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalYazar&amp;ArticleID=1050601&amp;Yazar=BA%D0I%DE%20ERTEN&amp;Date=26.05.2011&amp;CategoryID=103"&gt;Bagis Erten: Kos Alex kos&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-4803995597504217930?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/4803995597504217930/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=4803995597504217930&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/4803995597504217930'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/4803995597504217930'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2011/05/bagis-ertenden-guzel-bir-analiz.html' title='Bagis Erten&apos;Den güzel bir analiz.'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-4299697869902261658</id><published>2011-05-25T20:18:00.003+03:00</published><updated>2011-05-25T20:54:22.717+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Medya'/><title type='text'>Kurnaz Demirkol</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-G1AFlu9RmK4/Td1CG_WH7CI/AAAAAAAAAiI/FynJM2tIIQw/s1600/mehmet_demirkol.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 275px; height: 190px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-G1AFlu9RmK4/Td1CG_WH7CI/AAAAAAAAAiI/FynJM2tIIQw/s400/mehmet_demirkol.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5610713398624381986" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Aslinda daha önce dönebiliyordum bloga. Malum uzun bir aradan sonra yeniden baslamaya karar vermistik ama bu seferde araya müthis özgürlükcü ülkemizin enfes mekanizlarindan birisi daha devreye girmis ve bizler blogspot a erisemez olmustuk. Bu da motivasyonumu yeniden koparmisti buralardan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Acildiktan sonra ise yazmaya baslayamadim. Cünkü komik ama komik oldugu kadar sevimli bir gerekcem vardi: Cünkü Fenerbahce cok iyi gidiyordu ve yazarsam bu büyü bozulacak diye korktum. Yani bir nevi totem yaptim ama son mac bitisine kadar yazmamaya karar verdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sampiyonluk camiamiza hayirli olsun. Umarim ilerleyen günlerde meseleyle ilgili uzun uzun konusur yazisiriz. Ben bu dönüs postunu yine büyük askim M. Demirkol'a ayiracagim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendisini malum cok severim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazret gecen haftaki sali günkü uzun yazisinda Aykut Kocaman'a övgüler dizmis. Kurnaz ya, lafin icerisine "sene basinda Kocaman'in takimi icin 'son 30 senenin en kötüsü demistim'" vs gibi laflar sikistirmayi da ihmal etmemis. Güya özelestiride bulunuyor, samimi oldugu hissini yaymaya calisiyor, zamaninda elestirirken de art niyet tasimadigini yazdiklarinin sadece bir analiz oldugunu ima etmeye gayret ediyor. Biz de salagiz ya yutuyoruz bunu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halbuki hafizasi biraz güclü olanlar hatirlayacaktir, Demirkol'un o zamanlar nasil bir kibir ve küstahlikla yüklendigini Kocaman'a. Elestirilerinin dozunun basit bir analizden öte oldugunu. Kayserispor macindan sonra, akil olmadigini biliyorduk meger matematik de yokmus derken ve Denizli'nin yabanci sinirini asmasindan sonraki en büyük skandalin Kayseri'ye stoper götürmemek oldugunu söylerken ne derece kaynagi belirsiz bir kinle yüklendigini hatirliyoruz kendisinin hocamiza...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kocaman'i savunan Altan Tanrikulu ile giristigi polemikte de neler yazdigini hatirliyoruz. Zaten biraz kalite olsaydi bizim medyamizda, bu sampiyonlugun hemen ertesinde Tanrikulu cikar o zamanlara atif yaparak bir bir suratina vururdu Demirkol gibilerinin yazdiklarini. Ama tabii ahlak konusunda cok eksigi oldugu icin bizim spor medyasinin birbirlerinin her daim ahbabi olan bu adamlar, iliskilerindeki yakinliklari bir kenara birakip da bu ahlaki kaygilari önceleyemiyorlar. Bakin Ridvan da bu konuda sessiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve bu bozuk zeminde elbette Demirkol'un sene basinda yazdiklarini böyle kivrak bir manevrayla maniple edip, dün "tifil" gördügü ve kellesinin yakinda alinacagindan emin oldugu Kocaman'a karsi bugün onun artik futbol dünyasinda yerini saglamlastirmis güclü bir figür oldugu gercegini görünce yaninda konumlanmaya calisiyor. Bu saatten sonra Demirkol'un Kocaman ile ilgili yazdigi her yaziyi böyle okumak mümkün. Taa ki onun yeninden zayifladigi ana kadar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-4299697869902261658?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/4299697869902261658/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=4299697869902261658&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/4299697869902261658'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/4299697869902261658'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2011/05/kurnaz-demirkol.html' title='Kurnaz Demirkol'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-G1AFlu9RmK4/Td1CG_WH7CI/AAAAAAAAAiI/FynJM2tIIQw/s72-c/mehmet_demirkol.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-6460170828082890282</id><published>2011-03-01T12:27:00.004+02:00</published><updated>2011-03-01T12:36:13.515+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Medya'/><title type='text'>Arda'nin anlasilamaz degeri</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-c74Ei_FEClw/TWzMFof-noI/AAAAAAAAAiA/HHZfl7PG25I/s1600/arda-turan-galatasaray.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 276px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-c74Ei_FEClw/TWzMFof-noI/AAAAAAAAAiA/HHZfl7PG25I/s400/arda-turan-galatasaray.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5579058435548159618" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Arda Turan ne zamandir futbol oynamiyor? Aylar oldu. Bu arayi da sakatligi nedeniyle vermek zorunda kaldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hadi sakatlanmadan önce, ligteki, Galatasarayla Avrupa'daki, milli takimla Euro 2008'deki futbolundan dolayi önemli kulüplerin transfer listesinde olmasina inanabiliyorum. Ama daha gecenlerde gördügüm aylardir top oynamayan bu 'büyük' yetenegin hala büyük dünya kulüplerinin transfer listesinde oldugundan bahsedilmesine akil erdiremiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bayern'in de Arda'nin pesinde oldugu söyleniyordu... Yahu neymis bu Arda? Nasil bir yetenek ne önemli bir degermis. Esi benzeri saniyorum kolay kolay bulunamayacak durumdaymis... Bayern gibi bir kulüp bile ne zamandir fubol oynayip oynamadigina bakmadan hala talep olabiliyor Arda'ya...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yoksa bu spor medyasi bizi aptal mi saniyor?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-6460170828082890282?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/6460170828082890282/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=6460170828082890282&amp;isPopup=true' title='1 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/6460170828082890282'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/6460170828082890282'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2011/03/ardanin-anlasilamaz-degeri.html' title='Arda&apos;nin anlasilamaz degeri'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-c74Ei_FEClw/TWzMFof-noI/AAAAAAAAAiA/HHZfl7PG25I/s72-c/arda-turan-galatasaray.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-1126544014756959448</id><published>2011-03-01T00:55:00.002+02:00</published><updated>2011-03-01T01:28:20.567+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Medya'/><title type='text'>Kimya bozucu Aykut Kocaman</title><content type='html'>"Trabzonsor'un üc penaltisi incelensin" demisti Aykut Hoca. Demez olaydi... Nasil olduysa o laf üzerine pek hassas bir ruhsal yapiya sahip narin Trabzonspor'un kimyasi bozuldu ve ikinci yarinin baslamasiyla birlikte puanlari pes pese kaybetmeye basladi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk spor medyasinin essiz kalemleri ve Trabzonspor'un yöneticileri her kaybettikleri mactan sonra bütün bu kayiplardan sorumlu olarak Aykut Hoca'yi isaret etmekteler. Onun metafizik boyutlarda dolasan etki gücü bir anda koskoca bir takimi tepetaklak asagiya düsürebilmekteymis megerse...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-1126544014756959448?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/1126544014756959448/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=1126544014756959448&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/1126544014756959448'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/1126544014756959448'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2011/03/kimya-bozucu-aykut-kocaman.html' title='Kimya bozucu Aykut Kocaman'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-4684326771942446550</id><published>2011-02-28T15:12:00.005+02:00</published><updated>2011-02-28T16:13:08.319+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Aykut Kocaman üzerine (1)</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-oqc7io2zsso/TWuqBINHmzI/AAAAAAAAAhw/aGDjKh-jBf8/s1600/aykut-kocaman.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 250px; height: 222px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-oqc7io2zsso/TWuqBINHmzI/AAAAAAAAAhw/aGDjKh-jBf8/s400/aykut-kocaman.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5578739499787590450" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;"Aykut Kocaman üzerine (1)" seklinde bir baslik, hem parantez icerisinde ima ettigi gibi bir dizi yazinin pespese gelecegini, hem de Yildirim Türker gibi usta isi bir portre yazisi yazacagimi isaret eden bir tini iceriyor olabilir, farkindayim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelgelelim, cok da iddiali bir yazi beklemiyor sizi geride, onu söyleyeyim. Bu yaziyi yazmak askerdeki günlerimden bu yana hep aklimdaydi, bugüne kismet oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aykut Kocaman benim "ask" düzeyinde sevdigim, formasini sirtimda tasimayi hayal ettigim, mahalle arasinda top oynarken kendi kendimi gaza getirmek icin top ayagima geldiginde onun adini yine kendi kendime spikerlik yaparak zikrettigim yani kendimle özdeslestirdigim tek isim. Onun hakkinda yazilan kitap ise futbol üzerine okudugum sadece 3 kitaptan bir tanesi. Bu derece deperli olan bir ismin benim icini teknik direktörlük serüveni de bir hayli önemliydi. Maalesef mi demeliyim bilmiyorum ama ben sinemaya biraz da yönetmen sanati gözüyle baktigimdan "yönetmen" filmi olmayan filmleri cok ciddiye almiyorum. Futbolu da aslinda, biraz ama, bu gözle takip ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sahadaki takimin bir teknik direktör takimi olmasi önemli oluyor benim icin o takima sempati duymam acisindan. Özellikle "entelektüel-sol" futbol severler gibi "Schalke'yi severim, cünkü Schalke Gelsenkirchen'in maden iscilerinin takimi" demem, Schalke'yi takip ederim, cünkü onun saha kenarindan Magath vardir. Rangnick varken de izler, severdim Schalke'yi. Ama baska bir gün örnegin Huub Stevens gelir oraya, o zaman izlemeyi birakirim örnegin ben Schalke'yi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeniden Aykut Kocaman'a dönelim. Aykut Hoca'yi da Istanbulspor serüveninden bu yana yakindan takip ettim. Aykut Kocaman'in adamligini, efendiligini vs. bir kenara birakalim. Esasen bir insan da zaten olmasi gereken hasletler, hani olmazsa anormal olmasi beklenen durumlar nedense böyle cok atif yapilan meziyetlermis gibi gösteriliyor. Böyle olunca da bu insanin hic hata yapmayan, hic kirlenmeyen, hic kurusu olmayan bir insan gibi algilanmasina yol aciliyor. Ve yeri gelip her insan gibi böyle düzgün kisilikler de "kusur" islediklerinde cok tuhaf karsilaniyor. Bkz. Trabzonspor'un son üc penaltisi incelenmelidir demeci sonrasinda kopan yaygara...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O yüzden Aykut Hoca'nin karakteri onu bu derece sevmemde süphesiz en büyük rolu oynayan etkendir ama bu onu yazi konusu yapmami gerektirmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aykut Kocaman teknik adam her daim ayriksi bir yerde durdu. Ne Malatyaspor'da, ne Konyaspor'da ne de Ankaraspor'da somut bir basariya imza atamadi. Sayet somut basari bir kupa ise. Fenerbahce'nin basina gectigi ilk dönemlerde onun basarisiz olmasi icin elinden geleni arkasina koymayanlar, örnegin Demirkol, "Aykut Kocaman'in bu takimlarinda hicbir basarisi yok" dedi. Galiba onun o takimlarla bir kupa kaldirmasini, ya da Sivasspor gibi sampiyonluga oynamasini filan bekliyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halbuki futbol sonucuna pek cok parametrenin icice gecerek etki ettigi kompleks bir oyun.  Bülent Uygun'un Sivasspor ile yakaladigi havayi belki yine kendisi bir daha hicbir takimda yakalayamacak. Ya da tersinden Aykut Kocaman gibi Abdullah Avci da hicbir somut basariya sahip degil. Onun da mi basarisiz oldugunu iddia edecegiz o halde?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakmamiz gereken bu hocanin eline aldigi takimlara imzasini atip atamadigir. Belki kadrosundaki yetersizlik, belki oyuncularin kaliteli de olsa karakter olarak kendisine uymayislari, belki yönetimle olan iletisim bozuklugu, belki camianin yetersizligi sonuca gitmesinin önünde birer engel olarak karsimiza cikar ama bu durum yapilanlari görmezden gelmeye neden olmamalidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aykut Hoca'nin calistirdigi bütün takimlar belli bir sistem dahilinde ve plan cercevesinde oynamaya gayret göstermislerdir. Topa sahip olmak, topu cevirmek ve pas yaparak rakip kaleye inmek önemli karakteristik özelliktir Aykut Hoca icin. Savunma cok önemlidir ve bütün takim toplu halde savunmaya katki yapmalidir. Cok sert takimlar, öncelikle rakibini bozmayi düsünen ekipler ona göre degildir. Ve Konyaspor'da da, Malatyaspor'da da, Ankaraspor'da da bu durum net bir sekilde gözlemlenebilmistir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesela Malatyaspor'un oynadigi bir Galatasaray karsilasmasi var. Soncu beraberlikle bitmisti ama ben o dönem Galatasaray'i bu derece mahkum eden, bu derece ezerek oynayan bir adanolu takimi hatirlamamaktaydim. Bu özelligi her maca yayamadilar, saniyorum camia icindeki bir takim catismalar ve oyuncu yetersizligi bunun temel nedenlerindendi ve hoca ayrilmak durumunda kaldi. Ya da Konyaspor'da iken Fenerbahce'nin meshur Anelka'nin faul yaparak attigi golle galip geldigi olay macta, Konyaspor Fenerbahce'ye adeta fark atacak bir oyun ortaya koymaktaydi ki o pozisyon bir anda altiüst etti herseyi... Anakaraspor'dayken de böyle belli cizgide, standartta cok macini izleyebildik. Herkes onun cok iyi kadrosu olan Ankaraspor'da is yapamadigini söyler halbuki onun cok iyi denilen oyunculari Ankaraspor dagildiktan sonra gittikleri takimda hic de önemli yerlerde olamamislardir. Mehmet Cakir Trabzonspor'da kadroya giremedi. Gerci su anda sakat ama olmasa durum degismezdi. Tita'dan bir Popov gibi, bir Cangele gibi bahsedebiliyor muyuz? Meye nerde? Ya da Kanote'den haberi olan var mi? Erhan Güven, Ömer Aysan, Ediz Bahtiyaroglu, Adem, Bilal... Su anda bu isimlerden önemli bir takimda önemli bir yer sahibi olan var mi? Bir tek Hürriyet Antep'in ortasahasinda kendisine yer bulabildi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani demem o ki, anlatildigi kadar ciddiye alinacak bir kadrosu da yoktu/yokmus...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle bir adamin sadece Fenerbahce degil, ülke futbolu acisindan da basariya ulasmasi cok önemli. O yüzden Fenerbahce'de sampiyonluga ulasmasini cok istemekteyim. Ondan bir Fatih Terim olmaz, olursa ancak efsane bir hoca olarak kendine has karakteriyle nevi sahsina münhasir bir "Aykut Hoca" dogar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben bunun en basta cok mümkün olabilecegini düsünmemekteydim. Özellikle de Aykut Kocaman'in, egilmez bükülmez karakteri Fenerbahce'nin basinda cok sorun olur gibi bir fikrim vardi. O ise beni yaniltti. Saha disi etkenlerle de cok iyi basaedebilecegini kanitladi. Teknik acidan da Fenerbahce bence gecen seneki Daum döneminden daha cesitlemeli bir oyun oynuyor. Dia ve Niang gib iki ismi de takim kazandiran o.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani aslinda bu güzel insanin Fenerbahce'in basinda sampiyon olarak uzun süreli calismasini temenni etmemizin önünde hicbir engel yok. Umarim, ikinci yarinin baslamasiyla birlikte yaninda olan sansi sezon sonuna kadar onu terk etmez ve sadece Fenerbahce degil ülke de güzek bir futbol adami kazanmis olur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-4684326771942446550?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/4684326771942446550/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=4684326771942446550&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/4684326771942446550'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/4684326771942446550'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2011/02/aykut-kocaman-uzerine-1.html' title='Aykut Kocaman üzerine (1)'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-oqc7io2zsso/TWuqBINHmzI/AAAAAAAAAhw/aGDjKh-jBf8/s72-c/aykut-kocaman.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-7923831768491725731</id><published>2011-02-28T01:23:00.005+02:00</published><updated>2011-02-28T16:07:43.071+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Allah'in sopasi yok diye buna mi denir?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-Wc0CxxiSqQo/TWusKrIDZAI/AAAAAAAAAh4/1VvtF7Is2Rk/s1600/images.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 196px; height: 257px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-Wc0CxxiSqQo/TWusKrIDZAI/AAAAAAAAAh4/1VvtF7Is2Rk/s400/images.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5578741862803661826" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Trabzonspor-Kayserispor henüz baslamis. Ama o da ne?  Kayserispor kalecisi Hamido, topu kaleden uzaklastirayim derken Trabzonsporlularin ayaklarina nisanliyor ve takiminin sonucu itibariyle geriye düsmesine neden olan bir harekette bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Su ise bakin ki, bu hareketin neredeyse birebir aynisini Volkan Babacan Fenerbahce karsilasmasinda yapmis; bircok insan bunun bir "kiyak" olduguna inanmisti, inanmakla kalmamis bunu imali laflarla disa vurmustu. Bunlardan birisi de Sadri Sener, Trabsonspor baskani idi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hakikaten bir ilahi adalet mekanizmasi varsa herhalde bu aksam yasadigimiz örnek, Sadri Sener'e Volkan'a yaptigi haksizliklardan dolayi verilecek en büyük cezaydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Umarim kendisi de bunu anlamis ve utanmistir yaptigindan, söylediginden.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-7923831768491725731?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/7923831768491725731/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=7923831768491725731&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/7923831768491725731'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/7923831768491725731'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2011/02/allahin-sopasi-yok-diye-buna-mi-denir.html' title='Allah&apos;in sopasi yok diye buna mi denir?'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-Wc0CxxiSqQo/TWusKrIDZAI/AAAAAAAAAh4/1VvtF7Is2Rk/s72-c/images.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-786513590724611006</id><published>2011-02-27T17:24:00.007+02:00</published><updated>2011-02-27T17:56:37.475+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Seriye devam: Fenerbahce-Kasimpasa: 2-0</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-TfitRsE-o80/TWpxV4F3wYI/AAAAAAAAAho/9immCZ5zPUs/s1600/images.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 293px; height: 208px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-TfitRsE-o80/TWpxV4F3wYI/AAAAAAAAAho/9immCZ5zPUs/s400/images.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5578395709099983234" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bugün gazetelere bakma firsatim olmadi. Eminim ki, özellikle köselerde bol bol Fenerbahce'nin 'tad vermedigi'nden, 'galibb geldi ama...'larindan, 'skor aldatmasin'larindan, 'kafalarda biraktigi soru isaretleri'nden, 'böyle giderse sampiyon olamazlar onu söyleyim"lerinden vs. bahsetmislerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oyun kötüydü evet. Hatalar coktu, amenna. Lakin unutulmamasi gereken bir nokta var; bu takim son 5 haftada, stres dozu üst düzeyde, zorluk derecesi had safhada önemli maclari basariyla geride birakti. O karsilasmalarin üzerine bir miktar gevsemek gerekiyordu, gevsenilmeliydi.  Kasimpasaspor da bu ara gecis icin oldukca iyi bir rakipti. Iste dünkü karsilasmadaki "düsüs"ün, "konsantrasyon eksikligi" sebeplerini burda bulabiliriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu Fenerbahce'ye pahaliya patlayabilirdi, sükür ki olmadi. Ama aksi yönde bir oyunda da her zaman sonuc istenildigi gibi olmayabiliyor. Mesele burda takimin kaslarini birazcik gevsettigi bir karsilasmada da 3 puani cebine koyup koymadigidir; ve bu takim bunu basarmistir. Öyle tahmin ediyorum, ilerde yine "mana ve önemi" daha farkli olan karsilasmalarda (mesela Bursaspor karsisinda) son haftalardaki Fenerbahce'yi yeniden görebilecegiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat bunun disinda genele isaret eden baska bazi endise verici hususlar da yok degil. Örnegin Niang veya Dia'nin oyunu rölantide götürmeye calistiklari görüldü, bu da yukarda anlatmaya calistigim gibi normaldi ama ayni zamanda bunun disinda bu oyuncularin cok farkli sorunlari da göze carpti. Daha önceki maclarda da farkedildigi gibi. Iki oyuncu da maalesef son toplari kullanmakta, topu uygun zamanda uygun noktaya cikartmakta fevkalade kötü idiler ve bu yukarda bhsetmye calisitigim "gevsemeyle" de ilintili degil. Tama temel bir sorun var. Özer'de de ayni sikinti yine mevcut. Bu durum öyle kolay kolay halledilebilir mi, cok emin degilim. Özer'den umidim yok. Niang da baska yönleriyle öyle etkileyici bir oyuncu ki, bu tarafini görmezden -takima zaman zaman cok zarar verse de- gelebiliyorum, ama Dia'dan hala ümitli olmaya calisacagim. O etkileyici hizi ancak toplari daha dogru kullanirsa manali olabilir cünkü ve henüz daha yasi cok genc. Bu kismi üzerinde calisilirsa olaganüstü bir oyuncuyu futbol piyasasina sunabiliriz. Aksi halde gecen hafta Besäktas karsilasmasinda kiyisindan döndügümüz, fark atacakken fark yemenin izdirabini cok aci yesilde ilerde tekrar tekrar yasayabiliriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aykut Kocaman'in üzerinde ilerde daha detayli bir seyler yazacak olmakla birlikte Stoch'u kullanmaya calismamasi hakkinda bir iki laf etmeden de gecmeyelim; ve Özer'den de mi daha etkisiz kalirdi bu cocuk oyuna girse son iki karsilasmada diye soralim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-786513590724611006?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/786513590724611006/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=786513590724611006&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/786513590724611006'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/786513590724611006'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2011/02/seriye-devam-fenerbahce-kasimpasa-2-1.html' title='Seriye devam: Fenerbahce-Kasimpasa: 2-0'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-TfitRsE-o80/TWpxV4F3wYI/AAAAAAAAAho/9immCZ5zPUs/s72-c/images.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-1514882757344976954</id><published>2011-02-26T13:53:00.003+02:00</published><updated>2011-02-26T14:23:32.507+02:00</updated><title type='text'>Bu kuşak farklı bir kuşak</title><content type='html'>Futbolda yeni bir kuşak var teknik adamlar bazında. Bülent Uygun, Ertuğrul Sağlam, Tolunay Kafkas ve belki bunlardan biraz daha öncesine denk gelen ama büsbütün de ayrı düşünemeyeceğimiz Aykut Kocaman, efendim apayrı bir kategoride değerlendirilmesi gereken ama yaş ve duruş itibariyle bunların yanına monte edebileceğimiz Abdullah Avcı ve Ersun Yanal...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kuşak kendilerinden önce gelen, çok çalışan ama çalışkanlıkları neticesinde yine de 'kazanan' bir profili ortaya koymayı başaramamış Ziya Doğan, Smaet Aybaba, Giray Bulak, Rıza Çalımbay gibilerinden farklılar... Her Anadolu takımında seyyar dolaşan, Sakıp Özberk, Hüseyin Kalpar, Yılmaz vural, Erdoğan Arıca vs. gibileriyle ise kıyaslanmaları asla mümkün değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herşeyden önce belli ki Avrupa futbolunu takip ediyorlar. Sahip oldukları bir futbol felsefesi ve oyun planı var. Bunun neticesinde, aynen Aykut Kocaman'ın Sota için yaptığı harika tespitteki gibi; iyi organize olan, olanlı oynayan, bir düzen çerçesinde bir şeyler yapmaya çalışan birer antrenör takımı yaratıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakın Tolunay Kafkas'ın Kayserispor ve Gaziantep'te yaptıklarına. Her iki takımda da teknik direktörün imzası net bir şekilde hissedilmekteydi. Her ne kadar Demirkol vs. gibiler Aykut Kocaman'ın Malatyaspor, Konyaspor ve Ankaraspor'da hiçbir başarısı yok dese de; biz onun bütün bu takımlarda emsallerinden farklı bir oyun oynadığını hatırlıyoruz. Sürekli pas yapan, pas yaparak kaleye inmeyi düşünen, rakibi oynatmamayı değil; kendisi oynayarak sonuca ve galibiyete gitmeye çalışan takımlar yaptı Aykut Kocaman. Erttuğrul Sağlam'dan bahsetmeye zaten gerek yok. Bülent Uygun da yine- insan olarak antipatik bir portre çizse de- Sivasspor'dan sonra Eskişehir'de ayrıksı bir performans sergiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu hocalardan biri veya birkaçı, Ertuğruk Sağlam'ı saymazsak, şampiyon hoca ünvanını pek yakında kazanacaktır. Ve böylece büyük bir gaz ve koca bir porsiyon şansla ülkenin futbol kültürüne egemen olan Terim ve Denizli ilüzyonundan kurtulmuş olacağız.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-1514882757344976954?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/1514882757344976954/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=1514882757344976954&amp;isPopup=true' title='1 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/1514882757344976954'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/1514882757344976954'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2011/02/bu-kusak-farkl-bir-kusak.html' title='Bu kuşak farklı bir kuşak'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-6407746125798123061</id><published>2011-02-25T17:07:00.003+02:00</published><updated>2011-02-25T17:16:53.437+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Medya'/><title type='text'>Shameless</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-LqBrHf6_p4U/TWfHhHE96zI/AAAAAAAAAhg/9uIbCaEs8k8/s1600/shameless-8-4-10-kc.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 262px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5577646035171142450" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/-LqBrHf6_p4U/TWfHhHE96zI/AAAAAAAAAhg/9uIbCaEs8k8/s400/shameless-8-4-10-kc.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yeni bir ülkeye yerleşmenin en güzel yanlarından bir tanesi... Henüz daha yeterli sayıda ve dozda edinilememiş arkadaşlıklar varken ve boş vakitlerin çoğu evde harcanırken yapılan en güzel şeylerden bir tanesi herhalde işe yarar tv kanalları ve programlar keşfetmek. İşe yarardan kastım, eğlenceli.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Almanya'dan döndükten sonra keşfettiğim bir kanal e2. Gecenin ilerleyen satlerinde alt yazılı yayınladıkları dizileri ilgimi çekiyor. Ama bir tanesine kadar rastladıkça izliyordum. Fakat daha yakın zamanda yayınlanmaya başlayan 'shameless' apayrı bir tad verdi bana. Mizah ve Zeki Demirkubuz filmlerinden tanıdık olduğum iç burkan hüzün güzel bir karışım içinde. &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu kanalın zaten belli bir izleyici kitlesi vardır ve onlar çoktan farketmiştir diziyi. Ama ben yine de hatırlatmak veya tavsiye etmek istiyorum: Shameless, perşembe geceleri 23:00'de e2'de. Gecenin daha ilerleyen saatlerinde de tekrarı var. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-6407746125798123061?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/6407746125798123061/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=6407746125798123061&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/6407746125798123061'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/6407746125798123061'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2011/02/shameless.html' title='Shameless'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-LqBrHf6_p4U/TWfHhHE96zI/AAAAAAAAAhg/9uIbCaEs8k8/s72-c/shameless-8-4-10-kc.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-4107122824811180165</id><published>2011-02-25T16:34:00.004+02:00</published><updated>2011-02-25T16:56:37.436+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Hayal kırıklığının adı: FB Ülker</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-WZDkKZe4BIs/TWfB4jcIg9I/AAAAAAAAAhY/5EbzKkV0mMI/s1600/1.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 266px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5577639840851723218" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/-WZDkKZe4BIs/TWfB4jcIg9I/AAAAAAAAAhY/5EbzKkV0mMI/s400/1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Basketboldan teknik anlamda futbol kadar anlamam. Zaten farkındasınızdır, futbolda da genelde maçları teknik yönden irdelemekten uzak duruyorum. Çünkü aynı şeyleri bir klişe çerçevesinde tekrar edip durmak zorunda kalıyorsunuz bir süre sonra.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Efendim Alex geriye az geldi, filanca ileriye destek vermediği için takım hücumda çoğalamadı, bekler ortasahanın birer parçası olamadılar... Bunları ne okuduğum yazılarda duymak istiyorum artık ne de kendim birşeyler söyleceksem sohbetimin içerisinde malzeme etmek... Hal böyleyken zaten teknik olarak hakkında fazla malumatım olmayan basketbol müsabakası üzerinde teknik analiz yönünden bu yazıda topa girmem sözkonusu olamaz... &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ben her zaman olduğu gibi duygularımdan bahsedeceğim. Kafamın anlamadığı, rasyonel bir temele oturtamadığım, anlamlandıramadığım soruları ortaya bırakıp çekileceğim geriye... &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Fenerbahçe Ülker pekçok taraftar topluluğunun da nefret objesi olan baş belası Tanjevic'inden kurtulup yine o taraftar topluluğunun büyük aşkı Aydın Örs ve basketboldan anladığını iddia edenlerin övgüyle bahsettikleri bir koçla başladı sezona... &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Diyorum ya ben meseleye uzağım; o yüzden eli kalem tutan ve bu konuda yazı yazan herkesin söylediklerini kayıtsız şartsız kabul ettim. Buna göre Spaja müthiş hocaydı, Ukiç inanılmaz bir transferdi, Lavrinoviç şöyleydi, beriki böyleydi... Fakat dünkü maçtan sonra şunu düşündüm: Anlaşılan benim basketbolda referans kabul ettiğim Fenerbahçeli basketbol severler, PcLion Fc adlı blogtaki arkadaş gibi. Onun Galatasaray'ın her gerçekleştirdiği transfer sonrası büyük bir heycanla ve pozitif düşüncelerle bezediği yorumlarının nerdeyse hemen hepsinin bir süre sonra birer boşluğa düşmesi gibi... &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ukiç... Dün kötü günündeydi de böyle oldu.. kabul etmiyorum. Daha evvel de çok önemli maçlarda benzeri 'saçmalıklarına şahit oldum. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Takım... Rakibi ne istiyorsa ona izin verdi. Belki zaten çok olası değil ama, rakibine kendilerinin onlara attığı farktan daha az bir sayıyla yenilmeye dahi gayret göstermediler. Demek ki takım olamamın tek sorumlusu 'manyak' Tanjeviç değil... &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Koç... Takım helva gibi dağılırken hiçbir şey yapmadan izlemek ne anlama gelmektedir? &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Elbette FB ülker'in bu sezon gösterdikleri takdire şayan. Ama herhalde öncekilere yapılan haksızlıkları da es geçmemek lazım. Başarıya ulaşılan yola kolay girilmiyor. O takımı yaratmak da kolay olmuyor. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-4107122824811180165?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/4107122824811180165/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=4107122824811180165&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/4107122824811180165'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/4107122824811180165'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2011/02/hayal-krklgnn-ad-fb-ulker.html' title='Hayal kırıklığının adı: FB Ülker'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-WZDkKZe4BIs/TWfB4jcIg9I/AAAAAAAAAhY/5EbzKkV0mMI/s72-c/1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-6807769206325221240</id><published>2011-02-24T15:33:00.003+02:00</published><updated>2011-02-24T15:59:11.860+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Yeniden!</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-g_iARmb2VUM/TWZi6XdluSI/AAAAAAAAAhQ/_U_k3zplqFE/s1600/BACHMANN-00-HO-Uymlu-8-x-Uzun-Donus-Raylar-YENI__35351332_0.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 300px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5577253943414995234" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/-g_iARmb2VUM/TWZi6XdluSI/AAAAAAAAAhQ/_U_k3zplqFE/s400/BACHMANN-00-HO-Uymlu-8-x-Uzun-Donus-Raylar-YENI__35351332_0.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ne zamandı şu bolga en son post girdiğim; hatırlamıyorum. Bir alttaki posta baksak buluruz tarihi, ama ne önemi var... Aylar olduğu hatta bir süre daha durmuş olsak yılı devirdiğimizi söyleyebiliriz...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Hayatla ilgili benim böyle bir devamlılık sorunum var. Özellikle de hiçbir sorumluluk duygusu hissetmediğim hallerde bir istikrar sorunu yaşamaktayım. Başladığım hiçbir işte de bu yüzden aynı tempoda devam edemem. Blog işi de öyle oldu biraz. Hala buraya girip çıkan veya bu yeni dönüşten sonra tekrar dönüp okumaya niyetli olanlar varsa şimdiden özür dilerim onlardan&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;En son Fenerbahçe'nin yeniden şampiyonluğa tutunuşu izlemiştik hepberaber. Sonrası yine hüsran oldu; ama o zaman ben çoktan ayrılmıştım burdan, birlikte değerlendiremedik. Bu arada bir askerlik hizmeti sıkıştırdım araya. Zaten biraz da onun stresiydi ta askere gitmeden aylar önce beni burdan kopartan. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Askerdeyken, döndüğümde çok şeyim olacak burayla ilgili yazacağım dedim kendime ama şu anki halime açıkcası bunda da pek gönüllü olmadığını söylemeliyim. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Biz ayrıyken başka bazı şeyler de oldu... Daum gitti. Ben istemiyordum. Kendisini sevmesem de. Fakat şimdi baktığımda iyi ki gitmiş diyorum. Aykut Kocaman geldi göreve. Bunu da istememiştim. Kendisini sevmediğimden değil ama. Bilakis çok severdim; tam da bu yüzden istemiyordum. Bu sevdiğim adamın en başta da Fenerbahçe taraftarlarınca haksızça ve ahlaksızca hırpalanmasından korkuyordum. Neticede korktuğum da oldu. Mesala &lt;strong&gt;Trajik&lt;/strong&gt; adlı blogta açın bakın kendisiyle ilgili neler yazılmış sezon başında. Ya da &lt;strong&gt;Lambuja&lt;/strong&gt; adlı yerde. Buralar Fenerbahçeli olduğu bilinen bloglar. Çok okunanlardan. O yazılan yazıların altındaki taraftar yorumlarına da bakın bir de... &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Şu anda işler iyi gidiyor; sükunet hakim. Çok geçmez yarın birgün sonuçlar kötüye gitse işin rengi de değişir elbette. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Neyse... Kocaman oldukça zor olduğunu tahmin ettiğim Fenerbahçe camiasını idare etme işini bence hiç fena yönetmedi şimdiye kadar... Umarım şampiyonluğa ulaşır ve Ayku8t Kocaman gelecek yıl daha rahat çalışmak için kendisine bir alan açar.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-6807769206325221240?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/6807769206325221240/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=6807769206325221240&amp;isPopup=true' title='2 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/6807769206325221240'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/6807769206325221240'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2011/02/yeniden.html' title='Yeniden!'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-g_iARmb2VUM/TWZi6XdluSI/AAAAAAAAAhQ/_U_k3zplqFE/s72-c/BACHMANN-00-HO-Uymlu-8-x-Uzun-Donus-Raylar-YENI__35351332_0.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-3202223087015666266</id><published>2010-05-15T12:25:00.007+03:00</published><updated>2011-02-25T17:55:50.792+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Medya'/><title type='text'>Fenerbahçe ve Fenerbahçeli'nin hakkını diğerleri veriyor</title><content type='html'>&lt;div&gt;Az evvel bloggerlarına laf ettik bu takımın taraftarlarından. Şimdi de medyadaki Fenerbahçeli olanlara öfkelenmek zamanı biraz....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İbrahim Seten, Ferudun Niğdelioğlu, Deniz Derinsu, Gürcan Bilgiç, Rıdvan Dilmen, Mehmet Demirkol filan falan... Bunların hepsi Fenerbahçeli olduğunu söylüyor. Rıdvan dışında hiçbirinden emin değilim. O bir tarafa. Aynı şekilde Rıdvan'ı Daum antipatisini görmezden gelirsek bu grubun dışına atabiliriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğerlerine gelirsek; sorarım siz bunlardan bir gün olsun bu takımla ilgili olumlu yazılar, övgüye değer hususlara dikkat çekmeler filan gördünüz mü? Şimdi hepsinin kahramını Bursaspor ve Ertuğrul Sağlam. Fenerbahçe, Aziz Yıldırım ve Daum ne zaman lanet bir şey varsa o zaman yazı konusu bunların. Yalanlandıkları vakit de, 'ee tabii yalanlayacaklar, yoksa başkan onların canını okur' diyerek oyuncuların ağızlarından yazdıkları her saçmalığa da bir şekilde kılıf bulabiliyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama bunların karşısında bazı yazarlardan Fenerbahçe ile ilgili güzel şeyler okuyabiliyoruz. Örneğin Ercan Güven'in bugünkü &lt;a href="http://www.milliyet.com.tr/helal-olsun-f-bahce-ye-/ercan-guven/spor/yazardetay/15.05.2010/1238271/default.htm"&gt;yazısı&lt;/a&gt;. Bu husus, aslında yeni değil. Ama birgün olsun bunlardan Ercan Güven'den çok önceleri haberdar olduğuna emin olduğum Fenerbahçe muhabirleri ve onların müdürleri bahsetme gereği görmediler; neden? Onların ilgi alanında daha çok takımdan ayrılan Edu gibi Carlos gibi adamların ağzından takımlarını ve başkanını kötüleyen tek taraftlı haberler yapmak var. Nasılsa bunları sorgusuz sualsiz kabul edecek ve lanet olsun bu yönetime diyecek yığınla Fenerbahçe taraftarı da var. Onlara göre zaten Fenerbaçe yönetimi her zaman haksız, takımda forma giyen oyuncular ise mutlaka haklı. Neye göre; belli değil. Ibrahim Kutluay da tarşılılmaz ve kusursuzdu takımdan ayrılırken ve onu gönderen Başkan aşağılık bir dikdatörün tekiydi, Edu'nun sakatlık nedeniyle gönderilmesinde de Edu tamamiyle mağdur olmuştu... Aurelio'da da, Semih'te de suçlu olan tek taraf vardı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse, Fenerbahçe'ya hakkını teslim eden bir isim daha vardı medyada. Benim Kaan Koç'a karşı davranışlarından dolayı hakkında çok ağır şeyler yazdığım Atilla Gökçe. Gökçe de bundan haftalar önce Türkiye'nin Euro 2016 adaylığı için gelen heyet için düzenlenen yat gezisine, davet edildikleri halde sudan sebepler bildirerek katılmayan Rijkaard, Şenol Güneş, Sağlam ve Denizli'ye karşı; verdiği sözü tutan ve daveti kabul edip orda az da olsa adaylık sürecine katkı sağlayan Daum'u övmüştü. Atilla Gökçe olmasaydı, biz Demirkol'dan, ahlak kumkuması Radikal yazarlarından, Gürcan Bilgiç'ten bunları öğrenemeyecektik...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teşekkürler Atilla Gökçe, teşekkürler Ercan Güven... Güzel oyunun peşinde olmak, kuru boş Rijkaard hayranlığı ve Daum düşmanlığı ile olmuyor maalesef...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-3202223087015666266?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/3202223087015666266/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=3202223087015666266&amp;isPopup=true' title='12 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/3202223087015666266'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/3202223087015666266'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2010/05/fenerbahce-ve-fenerbahcelinin-hakkn.html' title='Fenerbahçe ve Fenerbahçeli&apos;nin hakkını diğerleri veriyor'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><thr:total>12</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-1372554377843293561</id><published>2010-05-15T11:48:00.002+03:00</published><updated>2010-05-15T12:16:31.283+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Mutlu sona az kaldı</title><content type='html'>Vay be sezondu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Takım sezona başlarken beni çok fazla tatmin etmemişti hazırlık anlamında. Cristian ismini kabullenememiştim. Topuz'u bünye kabullenmekte güçlük çekiyordu. Bir önceki berbat sezonun en büyük sorumulularından olan kadro büyük ölçüde korunmuştu. Teknik adam olarak, Rijkaard gibi bizleri heycanlandıran bir isimden ziyade, Daum gibi ne olduğu ve ne yapabileceği belli olan bir isim idi hoca vs.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buna mukabil lige çok iyi girmişlerdi. Lakın sonra acayip bir düşüş içerisine girdiler. O düşüş sürecinde pek çok Fenerbahçeli (ben de dahil) takımdan ümidini kesmişti. Zaten tecrübelerimiz bize bu takımın en ufak bir tökezlemede dahi toprlanabilmek bir yana daha büyük krizlere doğru yuvarlandığını hatırlatıyordu. Ama öyle olmadı ilginç bir şekilde. İstanbul BB maçından sonra gitti dediğimiz lig, şimdi avcumuzun içinde. O günden bu güne gol yemeyen, 9 galibiyet 1 beraberlik alan takımı kutlamaktan başka hiçbir şey kalmıyor geriye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarda 'ben de takımdan ümidini kesenlerdendim' dedim ama hiçbir vakit de bu takıma, yönetime, teknik ekibe haksızlık etmedim. Anlaşıldığı üzre burda lafım bir grup Fenerbahçeli taraftara, bloggere.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örneğin takım devre arasında transfer yapmadığında buna karşı o zaman suskun kalıp işler daha sonra kötüye gittiğinde, 'devre arası transfer istemeyen başkan, sensin bunun sorumlusu' diye ünlemeye başlayanlar olmuştu. Şimdi aynı insanlar nedense hiç bu konuya değinmiyorlar. Suskunlar. Bu hususta. Hedeflerinde ve yazı konularında malzeme olarak Adnan Polat, Yıldırım Demirören ve Ankaragücü yetkilileri vs. var daha çok. Yarın şampiyonluğu kaçırsa bu takım, kalemlerini yine Aziz Yıldırım olmak üzere içeriye doğru kıracaklardır bunlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte böyle de bir ahlaksız ve omurgasız bir taraftar topluluğu var bu takımın. Ahlaksız cünkü, devre arası transfer kararı alıp almamak o günün şartlarında değerlendirilecek bir şeydir. Yani o karar alındığı anda bu iş eleştirilecekse eleştirilecek, değilse de savunulacaktır. O zaman suskun kalıp aradan geçen zaman içerisinde öngörüleyemecek 6 sakatlığın da etkisiyle takımın düşen performansından ötürü sonradan bu ara transferdeki pasifliği eleştirmektir işte ahlaksızlık. Ve yine ahlaksızlıktır işler kötü gittiğinde bunları yazarken düzeldiğinde hedef saptırmak. Çünkü bu insanlar o zaman Aziz Yıldırım ve ekibini diktatörlük gibi Hıncalesk ağızlarla dahi eleştirirken bugün Fenerbahçe'de skorların dışında o zamandan bu yana hiçbir değişiklik yapılmamıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse bu mevzuu çok uzar. Ne desek de boş, onlar işler kötüye gidince içeriyi, iyi gidince de dışarıyı eleştirmeye devam edeceklerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelelim yarın ki maça. Bence sorun çıkmayacak ve Fenerbahçe sahadan galip ayrılarak o çok kişinin canını sıkacağı şampiyonluğa ulaşacaktır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-1372554377843293561?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/1372554377843293561/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=1372554377843293561&amp;isPopup=true' title='2 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/1372554377843293561'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/1372554377843293561'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2010/05/mutlu-sona-az-kald.html' title='Mutlu sona az kaldı'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-2060314799498780788</id><published>2010-05-06T10:17:00.006+03:00</published><updated>2010-05-06T10:42:27.888+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Medya'/><title type='text'>Daum'un ve Aziz Yıldırım düşmanlarıa gün doğdu</title><content type='html'>Kaç gündür Fenerbahçe sorunsuz gidiyordu ya; kimbilir nasıl keyifler kaçmıştı. Bu halinde bile takım bir türlü övülemiyor, kendilerini 'saygın futbol yorumcusu' mertebesinde konumlandıranların programlarında Arda haberleri kadar yer bulamıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rıdvan kazanılan maçlardan sonra bile elde edilen bu başarıdan Daum'u hiç hisse sahibi yapmaya kararlıydı. Demirkol'un zaten Aiziz Yıldırım ve Daum düşmanlığı malum... Kazanırken bunları yapan adamların kaybedilen bir maç sonrası neler yazabileceğini tahmin etmek çok zor olmasa gerek. İşte Demirkol'un bugünkü yazısı tam anlamıyla bunun bir kanıtı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arkadaşımızın keyiften dört köşe olduğu yazısında dışa vurduğu duygulardan çok net anlaşılıyor. O kadar gözü dönmüş ki, Deivid-Emre değişikliğini golden önce olmuş gibi yazmaktan çekinmiyor. Çünkü Daum'a saldırmak için elindeki tek işe yarar alet. Yazısının sonunu bitirişi ise tam manasıyla ibret verici:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;'...teknik direktör farkı sıradan bir hocayla dünya üçüncüsü kadardı...'&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Demirkol bunu hep yapıyor. İlk yarıdaki kaybedilen Beşiktaş maçından sonra da Daum'u Denizli karşısında böyle küçülttükçe küçültmüştü. Nedense ikinci yarıdaki maçtan sonra sonra aklına hiç öyle bir kıyas gelmemiş bunun yerine bu kötü oyunun hesabını bize kim verecek vs gibi sahtekarca laflar etmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daum geriye kalan haftalarda, bir Trabzonspor, bir Beşiktaş, iki Galatasaray maçı kazansın ama bir türlü akıllı olamasın; o maçların hepsi futbolsuz kötü maçlar olsunlar. Lakin Beşiktaş ve Trabzonspor'un Fenerbahçe karşısında kazandığı aynı kalitedeki karşılaşmalarda kazanan takımların teknik adamları ince zekalarından dolayı övülsünler, oyunun çirkinliği bahis konusu olmasın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz yemiyoruz bunları ne zamandır Demirkol. Yedirdiğin Fenerbahçeli çoktur gerçi, sen onlarla şimdilik oyalan.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-2060314799498780788?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/2060314799498780788/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=2060314799498780788&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/2060314799498780788'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/2060314799498780788'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2010/05/daumun-ve-aziz-yldrm-dusmanlara-gun.html' title='Daum&apos;un ve Aziz Yıldırım düşmanlarıa gün doğdu'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-4602825557869204529</id><published>2010-05-05T15:58:00.004+03:00</published><updated>2010-05-06T10:39:44.863+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Fenebahçe bir bir deviriyor engelleri</title><content type='html'>Bu Fenerbahçe çok olmaya başladı. Bu bütçeli bir takım nasıl bu kadar kötğ futbol oynayabilir dediler durdular. Halbuki Rijkaard üstadın takımı öyle miydi? Ona tahammül edilmeli o bizim futbolumuz için bir şanstı. Dos Santos'u başkası getirse itiraz edecektik ama bunu yapan Rijkaard ise bir bildiği var deyip beklenmeliydi ve destek çıkılmalıydı. Franco'yu ıslıklayan Galatasaray taraftarına kızarken Demirkol nedense takımı öndeyken Guiza'yı ıslıklayıp hüngür hüngür ağlatan Fenerbahçelile diyecek bir çift lafa sahip olmuyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haftasonu oynanan karşılaşmanın 39. dakikasındaki paslaşmayı izlediler mi acaba bu başta Demirkol olmak üzere güzel futbol ve Rıjkaard budalaları... Hala Fenerbahçe'nin çok kötü futbol oynadığını mı iddia edecekler? Daum'a sene başında bir ara laf ettiler hiçbirisi geçerli değil şu anda. Onlar da İstanbul BB maçından sonra biraz daha yakın şekilde takımıyla ilgilenen Aiziz Yıldırım'ı dillerine dolayıverdiler. Bkz. Mehmet Demirkol'un 04.03.2010 tarihli Milliyet Gazetesindeki yazısı. Beyfendi Aziz Yıldırım kongreyi kazandığında vaad ettiği üç yıl üstüste şampiyonluk ve futbol takımıyla daha yakından ilgilenme söylemlerinden ötürü yeniden kurumsallaşmaktan uzaklaşan tek adam zihniyetiyle takımını yöneten takımın her işine karışan diktatör olacaktı... Bu minvalde yazı yazmıştı Demirkol da ta o zamanlar. Sezon başladı. Ama o da ne; Aiziz Yıldırım takımdan iyice elini ayağını çekmekle kalmamış, hakem hatalarına karşı en sessiz kalan başkan olarak ve bu nedenden kendi taraftarlarınca başta yoğun şekilde eleştirilerken aynı zamanda yetinmeiş bir de Kocaman'ı göreve getirmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O zaman ben zamanında böyel bir yazı yazdım ama Yıldırım görevde olduğu dönem içinde en geri planda kalan Başkan profili çizmekte şekilnde bir yazı yazmayı yazarlık namusunun gereği olarak görmemiş bu tür durumlarda her zaman yaptığını yaparak sessizliğe gömülmüştü. Ta ki, İstanbul BB maçından sonra biraz daha takıma yakınlaşıncaya ve kenetlemeyi takım içinde teşvik için bizzatihi yoğun çaba harcamaya başlayıncaya kadar. Aynen Yıldırım hakemler hakkında tek kelime laf etmemeye çalışırken bunu destekleyip tebrik etmek yerine susarken, en küçük bir itirazında 'görüyor musunuz biz demiştik' kalemlerini çalıştırdıkları gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şayet bugün kupayı kaldırırsak (ki sevgili okurlar müsterih olsunlar ben yeni bir kehanette bulunup kupayı kaldıracağımızı müjdeliyorum şimdiden) ve şampiyon da olursak bu emin olun 100. yıldaki şampiyonluktan dahi daha değerli olacak. Çünkü o zaman camiası da bu kadar karşısında değildi kulübün ve yönetimin. En çok da kurulan sistemli yapının giderek sağlamlaşmasıyla seneye çok daha iyi olacağız. Yeterki çok değerli AYkut Kocaman bu ilkesel futbol severlerin gazına gelip gereksiz kaprislerininden biri yaparak bu düzeni bozma yöyünde adım atmasın sene sonunda.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-4602825557869204529?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/4602825557869204529/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=4602825557869204529&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/4602825557869204529'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/4602825557869204529'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2010/05/fenebahce-birbir-deviriyor-engelleri.html' title='Fenebahçe bir bir deviriyor engelleri'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-298906536329140153</id><published>2010-04-28T10:27:00.006+03:00</published><updated>2010-04-29T09:17:17.016+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Arda Turan transferi</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.les-transferts.com/wp-content/uploads/2009/04/galatasarayl-arda-turan.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 335px; DISPLAY: block; HEIGHT: 306px; CURSOR: hand" border="0" alt="" src="http://www.les-transferts.com/wp-content/uploads/2009/04/galatasarayl-arda-turan.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ben tarafsız futbol yazarlığından hiçbir şey anlamadığım gibi zihnimde bir türlü sağlam bir zemine oturtamadığım bir başka kavram daha var: Profesyonellik... &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Oyuncu maçtan sonra, üstelik de ezeli rakipleri karşısında kaybettikleri çok önemli bir karşılaşmadan sonra soyunma odasında kakara kikiri telefonla konuşuyorsa; Uğur Meleke, Mehmet Demirkol misali, 2ne var bu adamların hiç mi sosyal hayatı olmayacak, hiç konuşmayacaklar telefonda, bunlar profesyonel isimler' gibilerinden yaklaşımlarını taşıyamıyorum bünyemde... kusma etkisi yaratıyor hatta. O oyuncunun takımı ve forması için taşıması gerektiği asgari amatör ruhtan yoksun olduğunun kanıtıdır. Profesyonellik filan falan iyi güzel de... Bir oyuncu maçtan çıkar çıkmaz kendisini o havadan soyutlayabiliyorsa bu profesyonellik filan değildir, bunun tek bir anmalı vardır; o arkadaş zaten saha içerisinden de o havaya hiç girememiş demektir...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yıllar evvel, hani şu Halil Üner'li önce muhteşem kurulan ama sene sonuna doğru Gilmorelara, Lokmanschuklara filan kalan takımlı Fenerbahçe var ya, işte o zaman... Bir Efes Pilsen karşılaşmasından sadece Play-Offlar için transfer edilmiş bir oyuncu vardı Taylor Wood mu ne... Adını hatırlamıyorum... Fenerbahçe'nin mağlup duruma düştüğü karşılaşmanın son anlarına doğru aşlınan bir molada ben ekranın başında yenilginin vereceği hüzünle endişeli ve stresli bir şekilde beklerken bu arkadaşın kahkahalar attığını gördüm... O anda TV ye saldırmak geldi içimden... Bu ne biçim bir oyuncu dedim filan... Onun üzerinden yıllar geçti, çok piştim, çok olgulaştım vs. ama hiçbir zaman ona karşı duyduğum öfkenin abartılı ve haksız olduğunu düşünmedim, bir an olsun...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Esas konumuz Arda Turan'ın Fenerbahçe'ye transferi ile ilgili... Yani olacağından değil de ihtimali ile ilgili... &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Emre Belözoğlu transferini yaptınız midemiz kaldırmıyordu, hadi adam doğuştan Fenerbahçeli çıktı, var gücüyle kendisini kabullendirmek için uğraştı ve her şeyden önemlisi takımı futbol anlamından bir üst seviyeye çıkarttı o yüzden biraz olsun kabullendik. Zaten kendisinin burdayken de en azından bende Arda Turan kadar bıraktığı bir nefret duygusu yoktu. Sonra tuttunuz yine bünyenin istemediği bir adamı aldınız getirdiniz; Mehmet Topuz. Ne yaparsa yapsın hala kıymeti yok gözümde. Sahada oyununu oynar ben de hakkını veririm onu kutlayarak, iyi oynadığını söyleyerek veya şampiyonlukta katkısı olduğunu ima ederek ama daha ötesi sözkonusu dahi olamaz...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Şimdi de Arda Turan söylentileri çıkmış. Gerçi kulüp yalanlamış haberleri ama biz biliyoruz ki, Aziz Yıldırım bir canlı yayında Arda Turan'ı istediğini söyledi. Yani bizim taraftın ona bir ilgisi var. Allahtan o gelecek birisi değil. Ama ben yine de söyleyeyim şimdiden; bırakın getirmeyi, şayet bir girişimde bulunulsun ben o anda asacağım taraftarlık elbisemi bir süreliğine duvara...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Geçmişte de bunun örnekleri oldu; Tnaju, Feyyaz, Sergen vs. Sergen hala Beşiktaşlı Sergen, Tanju ise kendisinden bahsederken sö Galatasaray'dan açıldığı vakit heycanlanmakta Fenerbahçe'de ise hiç oynamamış sanki hasbam. Profesyonellik bir yere kadar, bu kadar fazla...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-298906536329140153?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/298906536329140153/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=298906536329140153&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/298906536329140153'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/298906536329140153'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2010/04/arda-turan-transferi.html' title='Arda Turan transferi'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-2085518380718394845</id><published>2010-04-27T09:00:00.005+03:00</published><updated>2010-04-27T13:23:05.650+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Bu takım daha fazla saygıyı hak ediyor</title><content type='html'>Belki okurlar hatırlar, Galatasarak karşılaşmasından önce yazdığım postta o derbinin 1-0 Fenerbahçe'nin olacağını ve o noktadan itibaren de takımın ciddi manada yarışın içerisinde olacağını söylüyordum... Beni bu aşamada sadece Beşiktaş karşılaşması ürkütmekteydi. Bursaspor'un ise o günden bugüne Gençlerbirliği ve Galatasaray karşısında puan kaybedeceğini az çok düşündüm. 'Beşiktaş karşılaşmasını da kayıpsız atlatırsak ben müsadenizle burdan şampiyonluğumuzu ilan edeceğim' derken yine bu blogta dayandığım noktalar buralardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu anda hakikaten işler tam anlamıyla Fenerbahçe'nin istediği gibi ilerlemekte. Fenerbahçe'nin zor bir üç maçlık kapanış programı var ama şu son 7 haftada geride bıraktığı takımları düşünürsek bu üç maçtan da dik bir şekilde çıkacağını öngörmek çok zor olmaz tahmin ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beni esas bu yazının başına oturtan motivasyon ise bambaşka... Fenerbahçe'nin bu başarısı hala hakettiği oranda değer görmemekte, medyada ve futbol camiasında. Geçen haftaki Deniz Göcek'in berbat yönetimi haklı bir galibiyetin üzerine gölge düşürmeye yetmişti... Hatta şampiyonluk da gelse çoktan bu şampiyonluk kimilerince lekeli bir şampiyonluk. Bunun için sebep arıyorlardı, buldular o sayede. Bünyamin Gezer'in Galatasaray adına belki yorumlanırsa yorumlanabilecek eyyamcılığı ve Zapo'yu oyundan atışı bile Fenerbahçe'nin ve Aziz Yıldırım'ın oyunu olarak gösterilmeye çalışılmakta...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahçe'nin bu noktada ise tek yardımcısı kendi camiasi olabilir ancak. Geçen haftaki Bilica rezaletini görmezden gelişim ve hiç yazmayışım da bu nedendi... Bu kimilerince ahlaki olarak görülmeyebilir. Benimse ahlak anlayışım bu noktada daha farklı. Olayı benzeştirmek çok doğru olur mu bilmiyorum ama yine de hatırlatmadan geçemeceğim:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevan Nişanyan bundan birkaç sene evvel eşinin başından aşağıya kavanozda biriktirdiği bokunu boca ettikten sonra feministlerden ve sosyalistlerden ciddi manada tepki almış hatta onun 'bir kurtarılmış kale olan' Agos'ta artık yazdırılmaması gerektiği söylenmişti... Agos Gazetesinin halen ve o zaman da genel yayın yönetmeni olan Mahçupyan ise Nişanyan'ı sadece kınamış ama onun asla gazeteden gönderilmeyeceğini söylemişti... Bunun üzerine sert tartışmalar yaşandı iki taraf arasında. Yani feminist-sosyalist camia ile Mahçupyan arasında. Çünkü Mahçupyan'a göre, esas hedefte olan Nişanyan değil, Nişanyan üzerinden Agos'taki mevcut yönetimdi. Nedeni nasılsı haklısı haksızı bir tarafa kalsın çünkü bu postun esas konusu o 2007 yazında yaşanan Nişanyan tartışmaları değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burdan yeniden bizim konuya bağlayalım hususu. Bilica olayında da hedefte spor ahlakı, Beşiktaşlılara karşı yapılan saygısızlık, Fener'in kutsal formasının kirlenmesi vs yoktu. Bunlar kullanılarak yıpratılmaya çalışılan bir kulüp ve onun şampiyonluk yolunda sorunsuz bir şekilde yolunda giden makinesinin sekteye uğratılma gayreti vardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabii birçok Fenerbahçeli de Bilica'nın derhal gönderilmesini istedi. Onların niyeti elbette tamamiyle halisaneydi. Hatta ben de maçı izlerken benzeri bir tepki verdim. Ama geçen hafta bu konuda suskun kalmayı tercih ettim, yukarda bahsettiğim nedenden ötürü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilica olayında görünenin bu haftasonu oynanan karşılaşmalardan sonra da devam ettiğini görmekteyiz... Fenerbahçe'nin başarısı, sadece hakemlerin Aziz Yıldırım'ın etkisinde kaldığı iddiasıyla gölgelenmiyor . Örneğin Fenerbahçe bazı programlarda maalesef hala hakettiği değer verilmemekte. Ntvspor bana kalırsa bu tarz programların büyük bir çoğunluğuna ev sahipliği yapmakta. Örneğin dün Mehmet Demirkol- ya Spor Servisi ya da 90+ idi- bu bütçeli bir takımın böyle kötü olmasının hesabını Daum'a sormalıyız gibilerinden birşeyler söylemişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hatırlarsanız senebaşında da bunlar oluyordu. Daum bir köylü kurnazıydı vizyonu dardı, burda şampiyon olup tonlarca parayı cebe indirecekti, Avrupa ile işi olmazdı filan... İşte başta bu Demirkol gibiler, Rijkaard'a tapınırken Daum'a bu lafları edip durdular.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halbuki bugün gelinen noktada o Daum'un takımı bu sezon Avrupa'da en çok puan toplayan Türk takımı. Onun dışında şu anda ligin lideri ve yere ğöğe sığdırılamayan Rijkaard'ın takımına tam 6 puan fark atmış durumda. Türkiye Kupası'nda ise finalde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimse Fenerbaçe'nin kusursuz futbol oynadığını, olağanüstü olduğunu iddia edemez. Ama aynı zamanda kim ki aynen bu Demirkol gibi Fenerbahçe'nin hali hazırda Türkiye Ligindede mücadele eden takımlar arasında en sistemli ve en iyi takım oyunu oynayan takımı olduğu gerçeğini inkar eder, işte o kişi kötü niyetlidir. Rijkaard'a hala toz kondurulmazken Daum'a bu bütçeli bir takıma böyle futbol oynattığı için hesap sorulmalıdır demek, ahlaksızlıktır... Bunu demeye hakkı olan evvela Daum'a ve Fenerbahçe'ye hakkını teslim eden ve Daum'a getirdiği eleştirilerin aynısı Rijkaard'a getirebilen adamdır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maçlardan sonra bazı Fenerbahçeli yazarlar (Gürcan Bilgiç vs.) takımın İstanbul BB maçından sonra sürekli Aziz Yıldırım tarafından yapıldığını iddia ediyor. Bu deli saçması cümle Spor Servisinden okunuyor ve ordaki iki adamdan hiçbirisi kalkıp da abicim Daum sene başindan beri böyle oynuyor zaten demiyor... Aykut'un bırakıp gitmesi için ellerinden geleni yaptılar... Edu, Semih, Kazım ve Önder olaylarından dolayı Aykut suçlandı ve 'Aykut Kocaman'ın olduğu yerde bunların olması çok üzücü' filan gibi sahte laflar ettiler. Kimse Arda ile Caner'in kapıştığında Rijkaard'ın olduğu yerde bunları olması üzücü demiyor. Kazım'ın disiplinsizliklerinin faturasını Kocaman'a çıkartmaya çalışan Demirkol, Jo'nun geceler boyu süren eğlence anlayışına karşı pek bir şefkatli...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Velhasıl;&lt;br /&gt;Sene başından bu yana ısrarlayapmak istediğim, bu takım hak ettiği saygıyı içlerinde kendi taraftarları da olan bazı çevrelerden bir türlü göremediği gerçeğini işrate etmeye çalışmak, Hz. İbrahim için yakılmış dev ateşe kagasında su damlacığı taşıyan güvercin misali kendimce itiraz etmek ve bir kişi de olsa henüz böyle düşünmemiş olanların zihninde soru işareti yaratmak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-2085518380718394845?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/2085518380718394845/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=2085518380718394845&amp;isPopup=true' title='1 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/2085518380718394845'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/2085518380718394845'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2010/04/bu-takm-daha-fazla-saygy-hak-ediyor.html' title='Bu takım daha fazla saygıyı hak ediyor'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-3701459713327562531</id><published>2010-04-20T09:43:00.005+03:00</published><updated>2010-04-20T10:54:57.393+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Fenerbahçe-Beşiktaş: 1-0// Gölgelenmiş Zafer</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_3UsyrJWQDjw/S8xM9BqdHpI/AAAAAAAADes/D95_072VCbk/s1600/2010-04-18_bjk17.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 301px; DISPLAY: block; HEIGHT: 368px; CURSOR: hand" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_3UsyrJWQDjw/S8xM9BqdHpI/AAAAAAAADes/D95_072VCbk/s1600/2010-04-18_bjk17.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Öncelikle gerek maç yazısını bu kadar geçiktirdiğim gerekse de son aylarda blogu çok ihmal ettiğim için okurlardan özür dilerim. Türkiye'ye dönüş yaptıktan sonra maalesef çok fazla internette vakit geçiremiyorum (yoksa buna çok sükür mü demeliydim) aynı zamanda benim olmayan bilgisayarlardan bağlanıyorum internete ve bu da yazı yazmak için uygun konfordan uzak kalmama yok açmakta... Böyle olunca performans düşüklüğü kaçınılmaz olmakta...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maça dönersek... Beşiktaş maçları benim için Galatarasaray karşılaşmalarından daha değerlidir. Nasıl olmasın. Hayattımda ilk seyrettiğim karşılaşma bir Beşiktaş Fenerbahçe karşılaşmasıydı ve o zaman ben çoktan Fenerbahçeli olmuştum ve tuttuğum takım Beşiktaş karşısında tam bir hezimete uğrayarak 4-0 yenilmişti... O dönemler Milne dönemleriydi ve ondan sonraki senelerde de Beşiktaş korkunç bir üstünlük kurmuştu Fenerbahçe'ye. O zamanlardan beri zihnimde her zaman farklıdır Beşiktaş karşılaşmalarının önemi ve o gün bugündür Beşiktaş'ı yendiğimiz maç sayılarının sayısı artık artışa geçmişse de hala Beşiktaş karşısında bu takım, 3-0; 4-1; 4-0; 5-1 v. gibi skorlarla net bir üstünlük kuramamıştır. Halbuki Beşiktaş'tan, onlara karşı galibiyet sayısında pozitif durumda olduğumuz bu son zamanlarda dahi, dört gol, üç gol yediği maç sayısı az değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O bakımdan ben ne olursa olsun çok rahat oturmam maçın başına. Yine öyle olmuştu ama oyuncularımız benim kadar korkumuyordu Beşiktaş'tan bu kesindi... Daha birinci dakikadan itibaren rakip sahaya yerleşip agresif bir oyunla galibiyete ulaşmayı hedefledikleri belliydi. 2. dakikada gol da geldi. Skor orda kalmaz rahatlıkla 2 ve 3. goller de gelebilirdi. Lakin diyoruz ya işte rakip Beşiktaş olunca bu takım bu skorlara ulaşamıyor bir türlü diye; yine öyle oldu, skoru farka götürecek net pozisyonları takım futbol oynayarak yakaladıysa da sonuca ulaşamadı. İşler böyle gidince aklıma hemen önceki Daum dönemindeki bir Beşiktaş maçı gelip durmaya başladı... Hani Anelka ile 1-0 öne geçmiş arkasından da farka gidecek pozisyonları ve penaltıyı dahi bulmuş ama bunlardan yararlanamayınca kör bir kurşunla beraberliğe razı olacak hala gelmiştik. Onun bir tekrarı yaşanacakmış gibi geldi bir anda bana...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hakikaten de korkutuğum başıma geliyordu nerdeyse. Oyun anlamında Fenerbahçe'den çok geride kalmış olan ve maç içerisinde bir tane dahi pozisyon bulamayan Beşiktaş; Bilica'nın betimlemek için sıfatların yetersiz kalacağı hareketi sonucu beraberliği söküp gidecekti nerdeyse burdan... Televizyonlarda yorumlara filan bakıyorum; -olaylardan geride kalan zamanlarda futbol hakkında da konuşurlarsa- sanki sahada birbirleriyle denk mücadele içerisinde olmuş iki takım varmış gibi konuşmaktalar. Beşiktaş da bir şey oynamamış onlara göre Fenerbahçe de. Veyahut Beşiktaş özellikle ikinci yarı Fenerbahçe'yi sahasına hapsetmiş ve sağlı sollu harekete geçmiş. Bunları dinledikce acaba başka bir karşılaşmayı mı izledim ben demeden alamadım kendimi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çünkü Fenerbahçe'nin dört net pozisyonu varken ve bunların hiç birisi karambol değilken Beşiktaş'ın Fenerbahçe ceza sahasının içerisine giremediği net bir şekilde ortada. Karşılaşmanın belli bölümlerinde % 66'ya %34 topla oynama oranı karşılaştırmalarının belirdiği net bir şekilde görülmekte. Beşiktaş'ın ikinci yarı özellikle de Uğur İnceman girdikten sonra topa daha çok sahip olup atak yapan taraf olması ise bir hayli de Fenerbahçe'nin oyun karakteriyle alakalı. Daha önce de yazdım 'Fenerbahçe'nin son haftalarda kazandığı bu karşılaşmalarda pozisyon bulamaması biraz da onun tercihi, istese bu kadar pasif kalmaz' diye... Aynı şekilde Fenerbahçe ilk yarıda sarf ettiği eforun ve agresifliğin mükafatını kaçırdığı net pozisyonlarla alamadığı için karşılaşmanın ikinci yarısında iyi becerdiği bir şey olan geriye yaslanıp pozisyon vermeme taktiğini uygulamya koydu. Çünkü düşmüş bir güçle hala agresif oynmaya devam ediyor olsaydı fatura daha pahalı olabilirdi. Pnealtı pozisyonu öncesinde 4'e 2 yakalanmaları bence bunun bir kanıtı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buraya kadar hep futboldan bahsettik ve fakat maalesef bu karşılaşma da başka şeylere kurban gitti. Fenerbahçe'nin oyun anlamındaki üstünlüğünden filan bahsedemiyoruz. Galibiyeti hake ttiğinden de. Karşılaşmanın hakeminin Beşiktaş aleyhine verdiği bir çok yanlış karar Fenerbahçe'nin bence hakedilmiş galibiyetine maalesef leke sürdü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi soruyorum;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Hakem daha ilk penaltı pozisyonunda, Lugano'nunkinde penaltıyı verse ve Beşiktaş bunu değerlendirerek skoru eşitlese belki karşlılaşma ondan sonra öyle devam edecekti ve berabere bitecekti. İyi ama bu Fenerbahçe'nin sahada futbol adına daha çok şey yapan ve pozisyonlar üretip gaibiyeti, oyun anlamında en azından, daha çok hakeden taraf olduğu gerçeğini değiştirir miydi? Özellikle de oyunun güzelliğinin peşinde olanların, işin bu tarafından hiç bahsetmemeleri çok ilginç.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Ernst, haksız yere kırmızı ile oyundan atılmasaydı, diyebiliyor musunuz; Beşiktaş dalga daşga geliyordu Fenerbahçe'nin üzerine, Volkan akıl almaz toplar çıkartıyordu, gol an meselesiydi ve Ernst'in atılmasıyla her şey altüst oldu? Bunu birazcık dürüst olduğunu söyleyen hiç kimse iddia edemez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Bobo o penaltıyı Bilica o noktayı aptalca bir hareketle kazdığı için mi kaçırdı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-92. dakikada oyundan haksız yere atılan Toraman'ın pozisyonu muydu skordu belirleyen?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Denilebilir ki bunların yanında Emre'ye, Topuz'a sarı kart verilmeliydi çok önceden ve belki ilerleyen pozisyonlarda onların atılması sözkonusu olabilirdi... Olabilirdi olmasına da açın bakın arşivleri ligin ilk yarısındaki karşılaşmada oyun başabaş giderken Gökhan Gönül'e verilmeyen penaltı ve oyun 1-0 iken hala tartışılır olduğuna emin olduğum Kazım'ın kırmızısı olmasa kesinlikle sonucu çok farklı olacak olan maç sonrasında Mehmet Demirkol filan gibiler nasıl Beşiktaş'ın galibiyetini övecek, Denizli'yi dehalaştıracak satırlar döşemişler köşelerinde. O zaman hakem konuşmayı aklının ucundan geçirmeyenler şimdi sadece hakemi konuşuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Velhasıl; ilk Galatasaray galibiyeti sonrası Bünyamin Gezer'in daha çok konuşulması, ikinci Galatasaray galibiyetinde Fenerbahçe'nin akıllı oyunundan hiç bahsetmeyip Franco'nun ve tribünlerin onu son 20 dakika alkışlayıp durması tartışılması, ve nihayet bu Beşiktaş galibiyetinde sahadaki oyundan hiç bahsedilmemesi, bunun karşısında Beşiktaş taraftarının hakemi konuşup durması ve hakemin bir anlamda maçı Fenerbahçe'ye verdiği imajını oluşturmaya çalışması beni bu itiraz noktasına itmekte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O bakımdan Bilica hakkında yazacaklarımı da şimdilik bir kenara koyma taraftarıyım çünkü başta Alex ve Volkan olmak üzere bu galibiyeti hak eden ve bunu oyun oynarak kazanan yığınla Fenerbahçeli topçunun başarısına bir gölge de ben düşürmek istemem...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-3701459713327562531?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/3701459713327562531/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=3701459713327562531&amp;isPopup=true' title='1 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/3701459713327562531'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/3701459713327562531'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2010/04/fenerbahce-besiktas-1-0-golgelenmis.html' title='Fenerbahçe-Beşiktaş: 1-0// Gölgelenmiş Zafer'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_3UsyrJWQDjw/S8xM9BqdHpI/AAAAAAAADes/D95_072VCbk/s72-c/2010-04-18_bjk17.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-6819942082517902321</id><published>2010-04-15T13:58:00.002+03:00</published><updated>2010-04-15T14:09:37.964+03:00</updated><title type='text'>Kevin Kuranyi</title><content type='html'>Bizim gazeteler yaz yaklaşınca böyle sarhoş olmaya başlıyorlar transfer haberleriyle. TVlerdeki tatil yerleri, otel-plaj-diet programlarının ve Dr. Mehmet Öz'ün ekranlarda görünmeye başlamasının yanında yazın geldiğnin bir diğer habercisidir bu transfer haberleri... Transferlerin kendisinden çok, artık o kasvetli, soğuk, yoğun çalışma temposu gerektiren kış aylarının bitip yayların gevşediği, güneşin gülümsediği, insanların canlanmaya başladığının günlerin geleceğinin habercisi olmaları beni heycanlandırır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelgelelim Kuranyi transferinin olabilirliğine. Açıktır ki bu isim her dönem ortaya çıkan 'fix' transfer edilecek oyunculardan ve teknik direktörlerden birisi. Fernandez vardı bir ara, teknik direktör. Her transfer döneminde ya da kovulan her büyük takım teknik direktörünün arkasından çıkardı adı piyasaya. Örneğin PVH Fenerbahçe2ye gelmeden evvel kim bilir kaç kez, getirildi Türkiye'ye gazeteler tarafından. Ve diğerleri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Am yine de kendi görüşümü söyleyeyim: beş para etmez bu isim, peşinden koşmak da manasızdır; illa ki alınacaksa Magath'ı da birlikte almak lazım gelir; Magath'tan başka ondan verim alabilen görmedim ben çünkü.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-6819942082517902321?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/6819942082517902321/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=6819942082517902321&amp;isPopup=true' title='1 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/6819942082517902321'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/6819942082517902321'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2010/04/kevin-kuranyi.html' title='Kevin Kuranyi'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-1325419827464936422</id><published>2010-04-13T14:59:00.002+03:00</published><updated>2010-04-13T16:02:19.001+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Analiz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Medya'/><title type='text'>Spor Servisi'ne eleştiri</title><content type='html'>NTVSpor'un Spor Servisi programı genel itibariyle beğendiğim, takip ettiğim bir programdır. Zaman zaman programın asli unsurlarından olan Demirkol'u eleştiririm ama o da daha çok onun özelinde olur, programla ilintili değil. Bu onun programda söyledikleriyle alakalı olsa da. Neyse. Buna rağmen Demirkol benim dikkate değer bulduğum söylediklerine kulak kabartığım bir insan olmaya devam eder her zaman. İbrahim Altınsay, Asena Özkan (bu noktada Rehavet'in Papazın Çayırı'ında yazdığı arşivlik yazıyı tavsiye ederim), Semih Gümüş gibi suret-i haktan görünüp örtülü ve sinsi bir taraftarlık yapmaz. Gerçi Galatasaray taraftarlarının bir kısmı, onu zamanında sinsilikle itham etmişlerdi, ama aynı kişiler programlarında kendilerinin blog yazılarına ve fotoğraflarına yer vermesiyle birden bire 'sinsi Demirkol'dan, sevgili Demirkol' mertebesine yükseltmişlerdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Demirkol'a mukabil, Fuat Akdağ, çok daha akli selim ve sempatik bir adam gelmiştir bana. Demirkol'da zaman zaman yakaladığım samimiyetsizlik ve geri dönüşleri onda bariz olarak hissetmedim hiç. Örneğin Demirkol Aragones geldiğinde yazdıklarıyla bugün herkesin öve öve bitiremedeği yazısında bahsettikleri arasında ciddi anlamda çelişkidedir. Yine bir yazısında Deivid'in çizgiyi geçtiği halde gol sayılmayan şutu için bunun gol olduğunu görmek için çizgi hakemine bile gerek yok derken; o günlerde katıldığı bir tv programında hakemin göremediğni, göremeyebileceğini filan söylemiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Esas derdim Spor Servisi idi değil mi; ona dönelim yeniden. Efendim, dikkat ediyorum, programda ciddi manada bir Galatasaray haberi yoğunluğu var. Dünkğ yoğunluğu da bir gün öncesinde Galatasaray'ın maçının oynanmış olmasıyla açıklayalım; pekii bugün nedir Allah aşkına. Bu son günlerde Galatasaray'ın içinde bulundğu durumla ilintili olabilir mi; bilmiyorum. Galatasaray ile verilen haberlerin dişe dokunur şeyler olması sözkonusu olsa yine itirazım olmayacak yoğunluğuna bu kadar. 11:35'de başlayan programda bugün 12:05 e kadar sadece Galatasaray haberlerine yer verildi ve bunların çoğunluğu yine dünde çokça işlenen protestolar, Jo nun bu konuda saha içinde Franco ile ne konuştuğu gibi lüzumsuz ve büyük olasılıkla gerçekle ilişkisi olmayan şeyler. Fenerbahçe ile ilgili bir tek Daum2un iki  yıl daha kalmak istediğni söyleyen göstermelik bir haber. Beşiktaşla ilgili de yine çok az sayıda haber. Ve sonra bloglarda yer alan aptal resimler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu mudur yani?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eli yüzü düzgün tek spor kanalındaki üstelik hiç fena sayılmayacak bir fikirden ortaya çıkan bu programın içeriği bu kadar basit mi olmak zorunda. Kulüplerden haber alamadıkları için masa başında gazete doldurabilmek adına haber uydurananların haberlerine yer vermek midir işin esası? Halbuki futbol üzerine yetkin sözsöylebielcek iki isimden bahsediyoruz. O kadar uzun yapmalarına da gerek yok. Kısa tutsunlar ama Jo'nun Leo Franco'ya kime bu tepkiler diye sormaları okunmasın ekrana ve bunun üzerine konuşulmasın. Arda'nın sezon sonunda bırakma ihtimali ile ilgili her haber okunmasın bir tanesi okunsun yeter. Üzerine de yorum yapılsın. Çok uzağa gitmeye gerek yok aslında, kardeş kalan NTV'deki Yazı İşleri programı örnek alınabilir bu hususta.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-1325419827464936422?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/1325419827464936422/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=1325419827464936422&amp;isPopup=true' title='8 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/1325419827464936422'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/1325419827464936422'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2010/04/spor-servisine-elestiri.html' title='Spor Servisi&apos;ne eleştiri'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-4384899790661562976</id><published>2010-04-06T20:40:00.004+03:00</published><updated>2010-04-06T21:46:14.950+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Mehmet Ali Aydınlar'ı dinlerken...</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_3UsyrJWQDjw/S7j1dRcQJEI/AAAAAAAADZc/DzVNYXyvtgk/s1600/2010-04-04_bergamo6.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 446px; CURSOR: hand; HEIGHT: 431px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_3UsyrJWQDjw/S7j1dRcQJEI/AAAAAAAADZc/DzVNYXyvtgk/s1600/2010-04-04_bergamo6.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bugün NTVSpor'daki 14/16 programında dinledim kendisini. Spor dünyasında şimdiye kadar Özhan Canaydın ve Sülayman Seba da dahil olmak üzere bu derece beyfendi ve düzgün profil çizen bir adam dinlememiştim şimdiye kadar. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Olası bir görev değişimiyle Aziz Yıldırım'ın yerine geçmesi ihtimali belirirse en ufak bir endişem dahi olmayacaktır; bundan emin oldum o kısa süre içerisinde. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Neyse bunun en azından kısa vadede gerçekleşmesi zaten sözkonusu değil, biz onun şu andaki hizmetleriyle yetinmeye devam edelim... Edelim etmesine de her durumda keyfimizi kaçıracak bir durumun belirmesi zaruri mi dir diye isyan da etmeden duramayacağım. Evet lafı, federasyonun yabancı sınırlamasında yapacağı yeni düzenlemeye getireceğim... Halem 3+1 olan bu sınırlamanın 2 ye düşürülmesi sözkonusuymuş. Sebbi de malum; bizim çok bilmiş spor adamlarımızın ezeli ve ebedi kaygısı 'yabancı oyunculardaki serbestliğin yerli oyuncu yetiştirme konusunda sebep olacağı olumsuz etki'.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Oyuncu yetiştirmenin önündeki en büyük engelin yetersiz altyapı ve bu sporun az olan popülaritesi iken, düşma olarak yabancı oyunsu sayısının belirlenmesi ne büyük akıl tutulması ve basiretsizliktir...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Futbolda da aynı köhne zihniyetin kasıp kavurduğu bir dünya ile muhatabız. Herkes Mehmet Topuz'un bunca değerdeki oyuncunun daha fazla katkı sağlamasıyla meşgul. Ama onun o etmez değere ulaşmasını oluşturan koşullar nedense birkaç aklı başında insan dışında sağlıuklı bir şekilde sorgulanmıyor. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yeniden voleybola dönelim. Fenerabçe Acıbadem Kadın Voleybol Takımı'nın en etkili ve elde ettikleri olağanüstü başarının gerisinde; hani teknik ekip, yönetimi ve Sayın Mehmet Ali Aydınları bir kenara bırakıyorum; Osmokroviç ve Gamova idi... Dricks'ın katkıları da yabana atılamaz. Yerli oyuncularımız da çok gayret gösterdi ve mücadele etti; eyvallah ama; nerdeyse her servisini ya fileye ya da oyun alanı dışına atan Çiğdem, her smaçlarında bloca takılan Eda ve Seda'nın eline kalsaydı bu takım tek başına, bence bırakın finali gruplardan çıkması süpriz olurdu... &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Dilerim bu cağdışı zihniyetin ürünü yürürlüğe konmaz. Umarım en azından Fenerbahçeliler bu saçmalık karşısında sistemli bir şekilde karşı mücadelesini verir. Bu başarı bir defa ile sınırlı kalmamalı çünkü. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-4384899790661562976?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/4384899790661562976/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=4384899790661562976&amp;isPopup=true' title='1 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/4384899790661562976'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/4384899790661562976'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2010/04/mehmet-ali-aydnlar-dinlerken.html' title='Mehmet Ali Aydınlar&apos;ı dinlerken...'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_3UsyrJWQDjw/S7j1dRcQJEI/AAAAAAAADZc/DzVNYXyvtgk/s72-c/2010-04-04_bergamo6.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-8578533015327526396</id><published>2010-04-05T13:57:00.002+03:00</published><updated>2010-04-05T14:20:33.705+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Fenerbahçe-Kayserispor: 2-0</title><content type='html'>Çok mu oyun okuma özürlüyüm sevgili okur bilmiyorum. Ama şu futbolu quantum fiziğinden bahsedermiş gibi olabildiğince kompleksleştiren ve sahada oynanan o benim bildiğim basit oyuna olur olmaz yığınla şey atfedenleri bir türlü anlayamadım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yüzden zaten bu maçla ilgili söylenebilecek teknik hususlar son haftadakilerden çok fazla farklılık arz etmemekte...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nedir son haftalarda gördüğümüz: Oyun merkezini geriye çeken, öncelikle savunmasında açık vermemeye ve bu sayede maçı kazanmaya çalışan bir takım Fenerbahçe. Esas gaye muhtemelen; Manisaspor-Diyarbakırspor-Bursaspor ekseninde yaşanan yoğun travmadan çıkmak için elzem olan glibiyetlerin en risksiz yoldan kazanılması. O günden bu güne kazanılan 13 puanı düşündügümüzde (5 maçtan bahsediyoruz) bu reçetenin işe yaradığı görülmekte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünkü Rıdvan'ın kendinden geçmiş bir şekilde bahsettiği olumlu anlamdaki gelişme ise (ayrıca onun bahsettiği kadar sarhoş olunacak bir durum yok ortada) takımın özgüven kazandıkca yeniden sahip olduğu kapasitenin gereklerini yerine getirebilmesi ve hücuma kalabalık çıkmaya artık cesaret edebiliyor olması.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şubat ayında artık gitti denilen/ dediğimiz şampiyonluk için ciddi manada ümitlenebiliriz. Bunun için esas final ise Kadikiy'deki Beşiktaş karşılaşması. Ben,  'biz Galarasaray'ı nasılsa hep yeniyopruz' geyiklerine itibar etmediğim ve her Galatasaray maçı öncesinde ciddi manada endişelendiğim gibi 'nasılsa biz derbilerde iyiyiz' diyerek Kadiköy'deki Beşiktaş karşılaşmasını da hafife alamıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Unutmayalım ki, derbilerde iyi denilen bu takım Beşiktaş'a karşı çok önemli iki Türkiye Kupası finali kaybetti. Ve her zaman yendiğimiz Galarasaray'a yenilerek şampiyonluğu kaybedeşimizin üzerinden daha 2 sezon geçti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beşiktaş o maça en azından bu hafta puan kayberek geleceği için, beraberliği artık tolere edebiliriz. Ama mağlubiyet son haftalarda içerisine girdiğimiz bu çoşkunun diğer maçlarda alınacak sonuçlara göre yerlebir olmasına neden olabilir. Çünkü Galatasaray'ın önündeki Sivaspor-Manisaspor-Diyarbakırspor zincirinden 9 puan alması hiç de az bir olasılık değil. Bu da olası bir Beşiktaş mağlubiyetiyle 61 puanda kalacak olan Fenerbahçe'nin ligin dördüncülüğüne düşmesi tehlikesini görünür kılmakta.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama bir galibiteyle birlikte Fenerbahçe'nin şampiyonluğunu ben müsadenizle burdan ilan edeceğim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-8578533015327526396?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/8578533015327526396/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=8578533015327526396&amp;isPopup=true' title='2 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/8578533015327526396'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/8578533015327526396'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2010/04/fenerbahce-kayserispor-2-0.html' title='Fenerbahçe-Kayserispor: 2-0'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-2498053856924615053</id><published>2010-03-31T13:16:00.008+03:00</published><updated>2010-03-31T14:04:49.369+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Analiz'/><title type='text'>'Rijkaard buralara fazla'</title><content type='html'>Türkiye toplumunun ruhunu saran çok ciddi bir aşağılık kompleksi var. Bunun psikodinamiklerini tam olarak bilmiyorum. Düşünüyorum, ama bulamıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu olabilir mi mesela; toplumun önüne modern batıyı hedef olarak koyan Cumhuriyet ideolojisinin beraberinde aynı toplumun kültürel kökenini ve hfızasını silme ve yok etme gayreti ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Batı, ulaşmak isteğimiz medeniyetin zirvesi. Biz ise lanet bir doğuluyuz. Hele bir de şu Arapların dini İslam yok mu; bunca geri kalmışlığın asıl nedeni... Ne kodar kolay reddedersek bu kimliği o kadar hızlı dönüşürüz batılılığa.'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu Türkiye toplumunun Kemalist ideolojiyle yoğun bir şekilde harmanlanmış batılı laik kesiminde sıklıkla karşılaştığımız bir zihin kurgusu değil midir? Bu bahsettiğimin kesmin azımsanmayacak bir bölümünün son dönemlerde 'ulusalcı' bir yapıyla milliyetçiliğe ve Avrupa düşmanlığına savrulması başka bir mevzu şimdi ona sokulmayalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öbür taraftan, bu batılı laik kesmin dışında kalan ve Cumhuriyet ideliojisinin başını çok fazla okşamadığı Anadolulu muhafazakar kesim aksine yoğun bir Osmanlı sevgisini taşımış ve bu şekilde içine kapandıkça kapanmıştır. Ama bu kesimde dahi 'ya gavur yamış abi, biziiler olsa şimdi iki günde yırtıldıydı bu...' cümleleri sıkılıkla duyulagelir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse, kendisini bir futbol blogu olarak tanımlayan bu yerde haddinden fazla bir soyutlamaya ve ağır bir konuya daldığımın farkındayım. Hemen mevzuyu somuta, esas söylemek istediğime getiriyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Esas muradım, Türkiye spor medyasıdaki bazı eğitimli ve belli bir seviyeyi tutturabilmiş kesimindeki bu aşağılık kompleksinin kodlarının deşifre edebilmeye çalışmak. Banu K. Yelkovan, İbrahim Altınsay, Bağış Ertan, Okay Karacan vs. cizgisinin kendi ideolojik bakışlari doğrultusunda futbolu okumaları ve daha da ötesinde dizayn etme çabalarının yanında bu yönleri de ciddi manada dikkatimi cezbetmekte... Sayıları hiç de azımsanmayacak yeni dönem futbolsever gençlerimizin de hayranlıkla takip ettiği bu cizgiden etkilenerek benzeri şeyleri söylediği düşünürsek üzerinde laf etmeye değer bir mevzuu ile larşı karşıya kaldığımızı görebiliriz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eric Gerets, Del Bosque, Zico, Lucescu ve nihayet Rijkaard, ne zaman eleştirilmeye başlansa ve sorgulanır olsa ona yapılan her eleştirinin tartışılmaz bir şekilde onların sahip olduğu yüce futbol bilgisini anlayamacak biz geri kalmış insanların lafları olabileceği ancak dillendirilmekte... Onların biz geri kalmış ve henüz evrimini tamamlayamamış yığınlar arasında çalışma gayretleri ne kadar takdir edilecek bir şeyse bir o kadar da onlar adına hüzünlü bir durum olarak nitelenmekte... Çünkü bu isimler buralara fazla ve bizler onların yapmaya çalıştıklarını anlayamacak durumdayız. Harcanacaklar buralarda, yazık onlara...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanki karşınızda işte kendisinden yığınla bulunan bir futbol adamı değil de döneminin en libarel toplumu Hollanda'da dahi büyük infiallere yol açmış 'Tanrı' tanımlamasıyla yaşadığı dönemden bir asır sonra ancak anlaşılabilmiş ve değeri teslim edilmiş Spinoza duruyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğerlerinde olduğu gibi Rijkaard gittiğinde de 'git hocam git, sen buralara fazlaydın zaten, buralar sana göre değildi' ağıtları yakılacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim nezminde ise, 'Rijkaard hoca değil' lafları kadar en azından bu aşağılık kompleksi laflar da itibasızdır. Zira bize fazla denilen adamın geldiğnden bu yana bu fazla olduğu topluma kattığı tek bir müsbet nokta yok. Takımında en klüçük bir izi dahi bulunmamakta.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-2498053856924615053?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/2498053856924615053/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=2498053856924615053&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/2498053856924615053'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/2498053856924615053'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2010/03/rijkaard-buralara-fazla.html' title='&apos;Rijkaard buralara fazla&apos;'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-5827657397596539727</id><published>2010-03-30T21:26:00.008+03:00</published><updated>2010-03-30T21:50:29.790+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Elveda Hüzün</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S7JGpHsGtfI/AAAAAAAAAg4/YhA8oER1j1o/s1600/HZN_1_~1.JPG"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 278px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5454499770951710194" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S7JGpHsGtfI/AAAAAAAAAg4/YhA8oER1j1o/s400/HZN_1_~1.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Şubat ayında ruhumuzu kaplayan hüzün, hafta sonu oynanan derbiyle birlikte biz Fenerbahçelilere, hadi hepsi adına konuşamıyorsak da en azından bana elvada demek üzere. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Medyayı ve blogları dolaştığımda gördüğüm, bizden demirlerini toplayan hüznün boğazın öbür yakasında rıhtıma doğru yaklaştığı. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bundan sonrasınını Galatasaraylı arkadaşlar düşünsün. Darılmaca, gücünmece yok; bugün gazeteleri okuduğumda, spor programları arasında gezindiğimde karşıma çıkan&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;'Rijkaard hoca değil', &lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;'Yönetim beceriksiz', &lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;'Kendi tarihinin en pahalı takımı sezonu kupasız kapamak üzere', &lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;'Yönetim Rijkaard'tan rahatsız ve ipini çekmeye hazırlanıyor' vs. vs. vs. &lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;manzaraları bana nisan ayı akşamlarının tatlı esintileri gibi gelmekte. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Başkasının içine düştüğü böyle müşkül bir durumdan zevk almak elbette hastalıklı bir düşünce buna itirazım yok ama ne zaman bir Fenerbaçeli, Galatasaray üzerine ve bir Galatasaraylı, Fenerbahçe üzerine sağlıklı düşünebilmiş ki?&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Biliyorum ki derbinin sonucu farklı çıksaydı yukarda yazdığım yorumlar yerine, Fenerbahçe ile ilgili 'atmasyon' haber ve yorum terörüne maruz kalacaktık; biraz da bu kedere katlanmamak durumunda olmak mutlu etmekte beni...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Denilebilir ki, hepsi bir maça bakmakta; haftaya Fenerbahçe berabere kalsa ve Galatasaray nisbeten kolay rakibi Sivasspor karşısında galip gelse işler yine değişecek... &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Biliyorum; ama bırakın da aylardır tutsağı olduğum hüzünden bir haftalık da olsa sıyrılmanın tadını çıkartayım. Haftaya gelirse, ne yapalım 'Merhaba Hüzün' deyip selamlarız onu yeniden...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-5827657397596539727?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/5827657397596539727/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=5827657397596539727&amp;isPopup=true' title='4 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/5827657397596539727'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/5827657397596539727'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2010/03/elveda-huzun.html' title='Elveda Hüzün'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S7JGpHsGtfI/AAAAAAAAAg4/YhA8oER1j1o/s72-c/HZN_1_~1.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-1354494716368778802</id><published>2010-03-29T13:46:00.010+03:00</published><updated>2010-03-30T21:23:08.212+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Galatasaray-Fenerbahce:0-1// Akıllı Oyun</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S7CN9wsRbLI/AAAAAAAAAgw/c2J2espwzWo/s1600/2010-03-28_mac446.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 266px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5454015240927800498" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S7CN9wsRbLI/AAAAAAAAAgw/c2J2espwzWo/s400/2010-03-28_mac446.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Karşıaşmanın üç dakikalık özetini izleyenler bundan yıllar evvelki Galatasaray-Fenerbahçe maçını hatırlayacak ve bu karşılaşmayı belki de ona benzeteceklerdir. Halbuki iki karşılaşma birbirlerine sadece Johnson'un ve Selçuk'un attıpı gollerin benzerliği ile benzeştirilebilirler. Daha fazla değil.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Fenerbahçe geriye yaslandı, Galatasaray'ın topa sahip olmasına şöyle ya da böyle müsade etti, onları tam manasıyla kendi ceza sahası çevresinde de değil, daha önde, ceza yayı ile ortasaha çizgii arasında bir noktada karşıladı ve o noktada kaptığı topları asla klasik bir deplmasman ve kontra takımı gibi hızla ileriye, rakip defasın arkasına ulaştırmaya da çalışmadı! &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Topu kaptığı anda yaptığı Fenerbahçe'nin, topa sahip olmaya, yoğun bir pas trafiğiyle tempoyu düşürmeye ve rakiini uyatmaya çalışmaktı. Bunu öyle bir özgüvenle yaptı ki, zaman zaman biz ekran başındakilere çileden çıkmiş bir şekilde 'artık çıkart ayağından şu topu dedirttiği' anda dahi, oyuncuların sakince, topa basıp geriye çekerek veya önündeki rakibini bir şekilde ekarte edip pasını vermeye çalıştığını gördük. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yani top kaleden uzak olsun da nereye giderse gitsin vuruşuna bütün bir doksa dakika boyunca neredeyse hiç şahit olmadık.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Son dört haftadır takımın oynadığı oyun bu. Bu takım bunu bilerek yapıyor. Nedenlerini daha önceki yazılarda konuşmuştuk. Tekrar edebilirdik ama şimdi vakit dar. Sadece şunu bilelim, Gaziantep ve Gaatasaray karşısında oynanan 180 dk da bir pozisyon dahi bulmadan takımın 6 puan aldiğni düşünerek yanlış bir kanıya kapılmayalım. Bu takım istese bu iki karşılaşmada pekala çok pozisyonda da girerdi. Onlar bunu tercüh etmedi. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Etseydi, yeni bir Bursaspor-Manisaspor-Diyarbakırspor akibetiyle karşılaşması olasıydı çünkü. Hiç pozisyon vermeden ve sürekli atak oynamaya çalışarak puan kaybetmyi mi tercih edersiniz yoksa hiç pozisyon bulmadan galip gelmeyi mi?&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bunun ortası yok mu; yani Fenerbahçe daha tempolu ve daha dikine oynarken aynı zamanda savumada da bu şekilde stabişl olamaz mı? &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Olur, olur ama; onun için bazı oyuncuların formlarının yükselmesine (Özer, Alex), yetenekleri kısıtlı bazı oyuncularının (Cristian, Topuz, Vederson) yerine ileride tehdit oluşturabilecek başkalarının getirtilmesine ve kapalı oyunda olduğu kadar açık oyunda da başarılı olabilen savunma tandemine ihtiyacı var. Tabii biraz da hala zamana.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Futbol böyle grip bir oyun. Bundan birkaç hafta önce hiç haketmediği şekilde sahadan mağlubiyetlerle ayrılan takım kendi taraftarlarınca yerden yere vuruluyordu, şimdi aynı takım Selçuk ve Guiza'nın attığı ilginç gollerle şampiyonluğun en büyük adayı oluyor. Halbuki ikisi de aynı takım. O Fenerbahçe de birçok eksiğine ve bazı oyuncularının yetersizlikerine rağmen diğer rakiplerine kıyasla daha iyi dizayn edilmiş bir kadroya sahipti. O Fenerbahçe de ligin en derli toplu ve sisteme dayalı oynamaya çalışan takımı idi; bu Fenerbahçe de öyle. İnsanların görmesi gereken bunlardı oysa ki...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Aynı şeyleri Galatasaray için de söylemek mümkün. Kasımpaşa ve Ankaragücü karşısında ne oynadıysa Trabzonspor ve Fenerbaçe maçında da onu oynadı. Diğerlerinde rakiplerinin hataları ve yetersizlikleri onların farka gitmesine yardımcı olurken berikilerde bu sefer kendi oyuncularının yaptığı hatalar sonuıca etki etti. Franco değpil de bundan iki sene evvelki gibi Volkan olsaydı hatayı yapan şimdi Galatasaray için yazılanlar Fenerbahçe için yazılacaktı. Bunları görelim.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Fenerbahçe için dünkü oyunun en sevindirici tarafı takımın yıkılan özgüveninin yeniden kazanıldığını görmek oldu. O kadar soğuk kanklı ve o kadar ne oynadığını bilerek oynuyorladı ki, ligin ilk yarısındaki o ne oynadığını bilen Twente Entschede ve Bükres deplasmanındaki takımı görür gibiydüm sahada. Bu özgüven yeni bir galibiyet serisinin habercisi olmaya müsait.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Önümüzdeki karşılaşmalardan Kayserispor'un sorun olmayacağını araya giren Ankaraspor molasıyla da takımın Beşiktaş maçına 6 puanla gireceğini tahmin ediyorum. O karşılaşma sorun olabilir, dileyelim Beşiktaş en azından bu iki haftada puan kaynederek gelsin Kadiköy'e... &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-1354494716368778802?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/1354494716368778802/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=1354494716368778802&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/1354494716368778802'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/1354494716368778802'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2010/03/galatasaray-fenerbahce1-0-akll-oyun.html' title='Galatasaray-Fenerbahce:0-1// Akıllı Oyun'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S7CN9wsRbLI/AAAAAAAAAgw/c2J2espwzWo/s72-c/2010-03-28_mac446.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-9053687766859414100</id><published>2010-03-22T13:06:00.005+02:00</published><updated>2010-03-22T13:39:34.211+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Trabzonspor'/><title type='text'>Trabzonspor-Galatasaray: 1-0// Yabanci sinirlandirilmasi kaldirilmali</title><content type='html'>Itiraf etmeliyim ki Trabzon deplasmanindan Galatasaray'in puan kaybiyla dönecegini hic tahmin etmiyordum. Ilginc degil mi? Sözkonusu olan deplasmanda neredeyse hic kazanamayan bir Galatasaray ve diger tarafta bu sene henüz daha mac kaybetmemis bir Trabzonspor iken bile... Zira Trabzonspor uzun zamandir sadece sampiyonluktan erken kopmakla kalmiyor sahip oldugu büyük takim tanimlamasina tezat sekilde büyük maclari kazanamiyordu. Hani yillar öncesinde de Trabzonspor sampiyon olamiyor, yaristan erken kopuyordu ama- su Ünal'li, Hami'li, Lemi'li, Iskender'li ve daha sonra yine Hami, Abdullah, Ogün, Sota vs.li takimlardan bahasediyorum- kolay kolay büyüklere puan kaybetmiyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lafi biraz uzatacagim ama kusura bakmayin bu noktada aklima gelen bir iki mactan bahsetmeden gecemeyecegim... Fenerbahce, kimin calistirdigini hatirlamadigim bir dönemde, Trabzon deplasmanina gitmisti, Fenerbahce sampiyonluga oynuyor Trabzonspor ise daha geriden takip ediyordu. Vokri, Aykut, Oguz filan vardi bizim takimd. Gerson da oynuyordu galiba. Trabzonspor, Orhan'i Hami'siyle Fenerbahce'ye Avni Aker'i dar etmisti ve galiba üc gol atmislardi. Yine benzeri sekilde Galatasaray'in cok güclü oldugu bir dönemde Ali Sami Yen'de onlari Sota ve galiba Abdullah'in golleriyle 2-0'la gecmislerdi. Ama ne oyundu Trabzonspor'un oynadigi. O dönemin en sert ve etkili ama ayni zamanda rakipleri tarafindan "pis" oyunu nedeniyle en cok nefret edilen stoperi Bülent Kormaz'i Sota'nin "madara" edisini bir saga bir sola yatirisini izlemek hala unutamadigim keyif anlarindan biriydi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse... Trabzonspor galip gerelek beni sasirtti. Ama oyuna baktigimizda aslinda Trabzonspor adina verdikleri mücadeleden gayri saniyorum cok fazla olumlu seyler söyleyemeyiz... Attiklari golde kendi gayretlerini takdir etmeliyiz ama o gole kadar pozisyon cikartamamalarini, buna mukabil rakip Galatasaray'in 2 tane cok net pozisyona girmesini gözden kacirmamaliyiz. Golden sonra, özellikle de Elano'nun cikmasiyla birlikte Trabzonspor by-pass olmus Galatasaray ortasahasini gecip rakip kale önüne iniyordu ama bu o golden sonra ancak mümkün olabildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ortaya cikmasi tarihi farki ise Trabzonspor'un Türk futbolunun kalbur üstü oyunculari denilebilecek oyunculari saolsunlar harcadilar büyük bir cömertlikle. Iste de tam da bu noktada konuyu yazinin alt basligina baglamak istiyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizlere cektirmeyin bu iskenceyi... Alti pasin icinden topu icer dürtemeyen, kaleciyle her karsi karsiya kalisinca bu sefer yazacak bu adam dedirtemeyen Umut Bulut'u, yaptigi her olumlu hareketin arkasindan mutlaka olumsuz bir hareketle tüm aksiyonu öldüren ve takimini oyundan düseren Engin Baytar'i, yaptigi üc ortayi israrla önündeki solbeke carptiran, kaleciyle karsi karsiya kalacakken topu keleye dogru sürmek yerine cizgiye sürerek, kendi kendisini etkisizlestiren Burak'i önemli oyuncular diye izlemeyelim artik. Onlara verilen paralarin onda biriyle emin olun, yabanci sinir serbest olsa cok daha iyi futbolcular izleyebilecegiz su ligte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu galibiyet bizim ve Bursapor icin cok iyi oldu. Gönlüm Bursaspor'un bu aksam kazanmasi. Haftaya da Fenerbahce hala mutlaka kazanmali. Yine söylüyorum beraberlik dahi isleri cok güclestirir... Bunu yapabilecegi yönünde ümidim var; simdiden mac skoru tahmininde de bulunayim: 1-0 Fenerbahce.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-9053687766859414100?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/9053687766859414100/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=9053687766859414100&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/9053687766859414100'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/9053687766859414100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2010/03/trabzonspor-galatasaray-1-0-yabanci.html' title='Trabzonspor-Galatasaray: 1-0// Yabanci sinirlandirilmasi kaldirilmali'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-8315577835792863661</id><published>2010-03-21T14:34:00.007+02:00</published><updated>2010-03-21T17:53:31.495+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Fenerbahce-Gaziantepspor: 1-0// Kipirdanma var</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S6YYcKp17BI/AAAAAAAAAgo/zHhAtjxc9eg/s1600-h/news_manset_resim_ck_Guizagol.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 202px; CURSOR: pointer" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5451071271153822738" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S6YYcKp17BI/AAAAAAAAAgo/zHhAtjxc9eg/s400/news_manset_resim_ck_Guizagol.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Sezon basina Fenerbahce cok hizli girmisti, önde basiyor ve sürekli hücum oynamaya calisiyordu. Lakin gerek UEFA Avrupa Ligi öneleme karsilasmasinda gerekse de ligteki bazi karsilasmalarda bu oyun anlayisinin takima sikinti yaratacagini gördügü anda Daum, siddetli bir degisime girmis ve Fenerbahce'nin geriye yaslayarak sadece maci kazanacak kadar oynayan bir takima dönüsmesini saglamisti...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ikinci devre basinda da yine istahli ve hücuma düsünen bir takim olarak cikti Fenerbahce karsimiza... Ama aksilik bu ya, ilk yarida kazasiz belasiz atlatilan bu deneme bu sefer pahaliya mal oldu. Rahatlikla 9 puan cikartilmasi gereken Bursa-Manisa-Diyarbakir zincirindan Fenerbahce cebinde sadece iki puan ve tonlar sorunla cikti. Bunun üzerine Daum yine ilkyaridaki gibi bir degisme gitti sisteminde...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahce yeniden geriye yaslanacak ve yine sadece maci kazanacak kadar hücum edecekti. Bu sekilde cikilan Antalya-Genclerbirlig-Antep döngüsünden bu sefer 7 puanla dönüldü. Aslinda hic tartisilmaz bir puantaj bu. Lakin sorun surda: Ligin ilk yarisinda kayipsiz atlatilan o deneme dönemi sonrasinda takim bu kayipsizligin verdigi özgüvenle, Twente, Staue, Galatasaray vs. gibi cok önemli karsilasmalarda dahi istedigi sonuc alip dönem saglam bir takim olarak görünüyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sefer ise girisilen bu acik oynama denemesi sürecinde karsi karsiya kalinan agir kayiplar, son dakikalarda ugranilan yikimlar, medyanin ve taraftarin takim üstündeki negatif baskisiyla birleserek takimi tam manasiyla travmaya sürükledigi icin ilkyaridaki o güvenli ve istedigini istedigi dakikada yapip sonuca giden takim yerine tutuk ve ham bir takim olarak cikti Fenerbahce bu üc karsilasmada karsimiza...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Esasina bakarsaniz Fenerbahce ligin en favori takimi Galatasaray'dan daha iyi "takim" hüviyeti tasiyor. Galatasaray'da macin sonucuna etki eden oyuncularin niteliksel ve niceliksel anlamdaki fazlaligi bu farki yaratmis durumda. Fenerbahce buna mukabil, geriyi saglam tuturak-acilmayi görüldügü üzere henüz becerebilcek seviyede olamadigi icin-ayaga paslarla rakibini acmaya ve sonuca gitmeye calisan daha derli toplu bir takim. Lakin, bu sistemi yeterince yerine oturtabilmis degil. Bunun icin belki daha süreye ihtiyac var ama o süre Fenerbahce gibi sampiyonluga oynayan takimlar pek olmuyor. Henüz o süreye ulasamadigi icin de, paslasma süresince dikine cok fazla gidemeyen, kanatlara yeterli hizda inemeyen bu haliyle de üretken olamayan bir takima sahip olmus oluyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu durumda ihtiyac olan sey ise, bu sikisikliklari acabilecek, yildiz oyuncular. Onlarin cezasahasi disindan vurabilecekleri beklenmeyen etkili sutlar; serbest vuruslar; yantoplari degerlendirebilecek uzun boylu hava topu hakimiyeti olanlar... Bu sikismislikta kilidi bunlar acabilir. Bu sayede o günü kurtarirken takiminizin pas oyunu yeterli hiza ulastirma konusunda gereksinim duydugu zamani da kazanmis olursunuz. Gelgelelim Fenerbahce'de bu isleri yapabilecek ekstra isimler pekyok. Alex yillardir bu takimin serbest vuruscusu ve en önemli yildizi ama ben yillardir ondan böyle kilit acan bir "free-Kick" izlemedim. Guiza dün cikip tam da o bahsettigim sekilde golü atti, ama Gencler karsisinda bunu kimse yapamadi... Birinde galibiyet gelirken digerinde beraberlige razi olunmak zorunda kalindi... Demek istedigim tam da bu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahce'nin su anda 52 puani var. Kalan mac sayisi 8. Hepsini kazansa ulasabilecegi puan sayisi 76. Hepsini kazanmasi mümkün olmadigini biliyoruz. Öte yandan bu sezon 73'ü görenin sampiyon olacagina inandigim icin Fenerbahce'nin hala bir mac kaybina veya en fazla 2beraberlige tahammülü oldugu kanaatindeyim. Lakin bu kayiplar üzerindeki veya yanindaki rakipleri Besiktas ve Galatasaray'a karsi olmamali...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu baglamda haftaya oynanacak olan ve cok büyük olasilikla beraberlikle bitecek olan Galatasaray karsilasmasini kazanmasi halinde ancak sampiyonluga ulasabilecektir Fenerbahce. Aksi durumda yani beraberlikte dahi Galatasaray'in cok büyük oranda sampiyon olacagini iddia edebiliriz saniyorum. Fenerbahce karsisinda daha ilk yarida 5-0 geriye düsmesi gereken Bursaspor'un Galatasaray'in önünü kesebilecegini ise hic sanmiyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-8315577835792863661?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/8315577835792863661/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=8315577835792863661&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/8315577835792863661'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/8315577835792863661'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2010/03/fenerbahce-gaziantepspor-1-0-kipirdanma.html' title='Fenerbahce-Gaziantepspor: 1-0// Kipirdanma var'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S6YYcKp17BI/AAAAAAAAAgo/zHhAtjxc9eg/s72-c/news_manset_resim_ck_Guizagol.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-4934340634344072920</id><published>2010-03-20T15:46:00.006+02:00</published><updated>2010-03-20T16:16:26.346+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='harici'/><title type='text'>Tribünden aşağıya adam atmanın cezası yok</title><content type='html'>Galatasaraylı olmayan hemen herkes Ankaragücü karşılaşmasında bir seyircinin tribünden aşağıya atıldığını söylüyor... Galatasaraylılar ise tuhaf bir şaşkınlık içinde 'ya defalarca görüntüleri izledim. Ortada bir insanın tribünden aşağıya atılması eylemiyok, adamın birisi kendisini atmış aşağıya benim gördüğüm kadarıyla' diyorlar... Galiba tahayyül yetenekleri çok gelişmiş olan bu arkadaşlar 'tribünden aşağıya atılan adam' imasından bir pet şişe veya taş gibi insan gücüne oranla hafif sayılabiliecek bir nesnenin havaya kaldırılıp fırlatılmasına benzer bir şey anlıyorlar... Bekledikleri manzara da bu bağlamda bir veya birkaç insanın başka bir insanı un çuvalı gibi kucaklayıp sahaya fırlatması, karşılarında böyle bir manzara olmayınca da insanı öfkelendirecek derecedeki şu yukarda bahsetmeye çalıştığım gibi mızmızlanmaya başlıyorlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabii şimdi devreye hemen refleks olarak 'rasyonel akıllar' sokulmalı. 'Efendim dışardan içeriye kesici veya patlayıcı bir alet sokulmamıştır o yüzden kulübün bu hususta bir sorumluluğu olamaz, bu münferit bir olaydır, ceza almaması normaldir' argümanını duymak için çok geç olmasa gerek... Hatta ben PC Lion vs. gibi her zaman aklı önplanda tutması ile övünen (ama nedense bu rasyonel akıl Galatasaray'ın Fenerbahçe'ye kaybettiği karşılaşmalarda yerini korkuç bir fanatikliğe bırakmakta), benzeri her olayda işi tereyağından kıl çeker gibi Galatasaray lehine bükmekte mahir kişilerden çoktan yukardaki gibi cümleler beklemekteydim; göremedim şaşırdım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cemal Nalga gibi yüzyılın skandalının dahi neredeyse hiçbir yaptırıma maruz kalınmadan kapatılması olayından sonra ligin kaderini etkileyecek önemli bir derbi öncesi aksi bir karar çıksaydı zaten süpriz olurdu benim için sevgili okur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-4934340634344072920?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/4934340634344072920/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=4934340634344072920&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/4934340634344072920'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/4934340634344072920'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2010/03/tribunden-asagya-adam-atmann-cezas-yok.html' title='Tribünden aşağıya adam atmanın cezası yok'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-582971121877419081</id><published>2010-03-20T12:01:00.010+02:00</published><updated>2010-03-20T12:39:23.121+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='harici'/><title type='text'>Tanjevic ve ölüm çağrışımı</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.alpergunay.com/images/2tanjevic.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 318px; DISPLAY: block; HEIGHT: 355px; CURSOR: hand" border="0" alt="" src="http://www.alpergunay.com/images/2tanjevic.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Basketboldan nicedir uzaktım. O yüzden bu ülkenin uzak ara çok nefret edilen spor adamı hakkında benim şahsi fikirlerim oluşmadi hiç... Fkir oluşmadı ama yine de küfür eden onca adamın etkisinde kalarak ufak bir soğukluk duydum ona karşı. Herkesin istisnasız 'siktir olsun gitsin' dediği adam öğrendik ki, kansermiş ve yakın zamanda istifa edip gidecekmis... Enfes film Tabutta Rövaşata'nın olağanüstü güzellik ve zarafetteki oyuncusu Ayşen Aydemir de aynı hastalıktan kayetmişti hayatını... Onu hatırladım birden. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Neyse... Ölüm bir hakikat. Tüm canlılar gibi Tanyeviç de haberi aldıktan sonra hayatta kalmak adına sonsuz bir inatla çırpınacak ama sonuç değişmeyecek.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ölümü bu kadar korkutucu kılan nedir? İnançlar mı? Öldükten sonra karşılaşacağı korkusunu yaşadığı 'öteki dünya'nın inanılan cezalandırıcı tarafı mı? Burdaki sevdiklerinden kopmak zorunda oluşu, onları bir daha asla göremeyecek olması mı? Yoksa bir bütün olarak 'varlık' duygusunu kaybederek 'yok' olacak olmanın verdiği dehşet duygusu mu? &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bilemiyorum; bu konular üzerine sürekli sorular uçuşur zihnimde her ölüm veya ölümü çağrıştıran hastalık haberi aldığımda.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ya hayatta kalanlar? Onlar neden bir yakınları öldüklerinde keder içine çökerler? O sevdiklerini bir daha göremeyecek olmaları mı? Muhtemelen bunun etkisi çok büyük. Pekii sadece bu mu? Bence bunun kadar belki de bundan da öte karşılaştığı o ölüm olgusunun hakikat olduğu gerçeğiyle yeniden, bir kez daha yüzleşmesi ve ona kendi sonunu da hatırlatıyor olması... Evet çok büyük olasılıkla bu. Enke intihar ettiğinde onunla spor haberleri dışında neredeyse hiç temas halinde olmayan bloggerların samimi üzüntülerini hatırlıyorum. Tanjeviç'e durmadan sövenler hatta sırf o gitsin diye takımlarının mağlubiyetini dileyenler bakıyorum şimdi bloglarında onu hiç sevmezdik ama şimdi böyle olmasına onun adına üzüldük' yollu cümleler kuruyorlar...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Emin misiniz? Üzülmüşsünüzdür mutlaka ama, onun adına mı? &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-582971121877419081?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/582971121877419081/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=582971121877419081&amp;isPopup=true' title='2 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/582971121877419081'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/582971121877419081'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2010/03/tanjevic-ve-olum-cagrsm.html' title='Tanjevic ve ölüm çağrışımı'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-2741369375717526097</id><published>2010-03-19T10:19:00.002+02:00</published><updated>2010-03-19T10:52:26.364+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Medya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Karıştırarak</title><content type='html'>Yazmak istediğim şeyler dolaşıyor zihnimde ama bölük pörçük... O yüzden şöyle karıştırarak hepsini bir yazı altına toplamakta zarar yok herhalde...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Fenerbaçe kötü yönetiliyor:&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;Takımın içinde bulunduğumuz sezon anı itibariyle ligteki konumu ve ortaya koyduğu futbol okları yeniden yönetime doğru çevirdi... Bu anlaşılablir bir durum. Aziz yıldırım'ın 12  yıllık başkanlık döneminde Galatasaray'ın 7. defa şampiyonluğa yaklaşması, Fenerbaçe'nin ise bu süre zarfında ancak 4 defa şampiyon olabilmiş olması bu inançları güçlendiriyor.  Ben bu konuda daha farklı düşünüyorum elbette ama bunlar genel inanışı değiştirmeyecek şeyler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Fenerhçe'nin kadrosu yetersiz:&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;Bu da yine içinde bulundğumuz dönem itibariyle çokca dillendirilmekte... Kimse szon başında böyle demiyordu ya da çoğunluk... Öte yandan takım sekizde sekiz yaparken de bunu söylemiyordu. Döve Döve şampiyonuz bu sezon diyenler, Santos, Cristian için sezon başında methıyel düzenler şimdi bu adamlardan ve takımdaki diğer yerli isimlerden dolayi kadronunyetersizliğine inanabiliyor. Zaman zaman ben de öyle düsşünüyorum itiraf edeyim. Ama öbür taraftan Fenerbahçe'de beğenilmeyen Selçuk'tan bile bir vites gerideki Hüseyin ile Bursaspor şu an Fenerbahçe'nin önünde. Ozan İpek, Volkan Şen gelse bizim takıma Ali Bilgin'den hiç de farkları kalmaz herhalde. Beşiktaş'ın da kadrosu her durumda Fenerbahçe'den daha geride ama ligte şu anda öndeler... Galatasaray'ın sonuca direk etki edebilecek yıldız oyuncuları fazlaysa da genel donanım anlamında Fenerbaçe bence daha ıyı dızayn edilmiş bir kadro ama işte onlar da bizden yukarda... Yani galiba kadro yetersiz derken biraz hatalı düşünüyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Spor Servisi:&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;Kim artık gelir ve Mehmet Demirkol'un Fenerbahçeli olduğunu söylerse ona 'yürü kalk git şurdan' diyeceğim. Trinünden düşerek hayati tehlike yaşayan bir insan olduğu halde ortada hala 'derbi seyircili oynanmalıdır bıdı bıdı' demekten öteye gidemeyen ve net bir duruş alamayan isim sürekli bahsettiği Galatasaray lisesi anılarının ve her defasında gururla sahip olduğunu söylediği o dönemden Galatasaraylı dostlarının etkisinde çokca kalmakta belli ki... 'Ortada hayati tehlike yaşayan bir insan varken bunları tartışıyorsak bırakalım biz bu işi' gibilerinden takındığı sahte mi sahte moralist yaklaşım ise midemi bulandırdı sadece...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse bu türkçe klavey yine ısdırap dolu bir yazı süresi yaşattı bana... Kalanına sonra devam edelim arkadaşlar...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-2741369375717526097?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/2741369375717526097/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=2741369375717526097&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/2741369375717526097'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/2741369375717526097'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2010/03/karstrarak.html' title='Karıştırarak'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-1487795004130100084</id><published>2010-03-16T11:19:00.007+02:00</published><updated>2010-03-16T16:32:38.827+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Galatasaray'/><title type='text'>Galatasaray'in olasi sampiyonlugunun yanilticiligi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.chinadaily.com.cn/english/doc/2006-03/06/xin_310303071044194249292.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 300px; DISPLAY: block; HEIGHT: 448px; CURSOR: pointer" border="0" alt="" src="http://www.chinadaily.com.cn/english/doc/2006-03/06/xin_310303071044194249292.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ligin ilk dördüne sıralanmış tüm takımlar hala şampiyonluğa adaylar... Bursaspor dışında birinin diğerine karşı bir üstünlüğü de sözkonusu değil. Futbol anlamında...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Örneğin Galatasaray. Şu anda lider. Fenerbahçe ve Beşiltaş ile kıyaslandığında şansı en yüksek şampiyonluk adayı gibi durmakta. Yani bu haftanın fotoğrafını çekip baktığımızda böyle düsüşünüyoruz. Haftaya bu resmin tam aksi bir görüntünun ortaya cikmasi mümkün halbuki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama sonuc ne olursa olsun bu gördügümüz mazarayi degistirmeyecektir...&lt;br /&gt;Cünkü, takıma bir sistem, bir futbol felsefesi getirsin diye gitirilen Rijkaard ve yardımcısı sene başından bu yana ellerindeki kadroyu bir adım dahi ileriye götürememiştir. Şampiyonluğa ulasabilirler, burda sorun yok. Eric Gerets de şampiyon olmuştu. Ama ertesi sene kovuldu. Cünkü bir sezon öncesinde kisa yoldan pragmatik bir sekilde sampiyonluga ulasmak icin kullandigi yöntemler ertesi sezon gecerliligini yitirmisti onun da.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rijkaard'ın takımı da, aynen Gerets'inki gibi hatta sonuc anlaminda ondan da geride kalarak, ne oynadığı belli olmayan bir takim görüntüsündeyken; sadece belli başlı yıldız isimlerden ve rakiplerin icerisinde bulundugu psikoljik bunalimdan istifade ederek sampiyonluga ulasabilecek gibi durmakta...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ankaragücü karsisinda ne oynadi bu takim? Eskisehir karsisinda ne oynamisti? 4-1 kazanilan Kasimpasa karsilasmasinin 75.dksina kadar 1-1 degil miydi o mac da? Keita'yi cekip cikartalim takimdan, geriye ne kalir? Begenilmeyen Skibbe zamaninda, hizli, ayaga paslarla, dikine oynayarak rakip kaleye inmeye calisan bir takim olma yolunda ilerliyordu Galatasaray ve kendisi gibi futbol oynamaya calisan Besiktas, Benfica, Berlin gibi rakiplerin karisinda bu sistemin meyveleri cabucak vermisti. Bir tek Fenerbahce macinda ise yaramamisti ama biliyoruz ki Galatasaray'in Saracoglu'nda hicbir futbol rasyonalitesiyle aciklanamayacak bir kaderi var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sistem sadece sert oynayan Anadolu takimlarina karsi cok fazla ise yaramamisti ama bunun icin zaman vardi ve ilerleyen dönemlerde bununla ilgili cözüm de bulunabilirdi veya bulunamaya da bilirdi; bunu bilmiyoruz ama en azindan karsimizda Rijkaard'dan beklenenleri bir yil öncesinde yapmaya calisan bir adam vardi. Rijkaard'in takimi ise bu meziyetlerden hicbirine sahip degil. Bu sezon böyle sampiyon olalim seneye Rijkaard kendi imzasini tasiyan bir takim yaratir beklentisini ise hic gercekci bulmuyorum. Seneye bunu görebilmemiz icin bu sezon iyi kötü izlerini görebilmeliydik...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lafi toparlarsak, Galatasaray sampiyon olursa sayet, bu sene basinda vaad ettiklerinden cok geride kalarak ve bircok seyi gerceklestirememis olarak olacaktir, o haliyle de asla tatmin edici olmamalidir... &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-1487795004130100084?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/1487795004130100084/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=1487795004130100084&amp;isPopup=true' title='2 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/1487795004130100084'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/1487795004130100084'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2010/03/galatasarayin-olasi-sampiyonlugunun.html' title='Galatasaray&apos;in olasi sampiyonlugunun yanilticiligi'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-2196495282875864700</id><published>2010-03-14T10:08:00.006+02:00</published><updated>2010-03-15T10:48:37.641+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Gençlerbirliği-Fenerbahçe: 0-0</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S5yd14TgWDI/AAAAAAAAAgg/HSJlo_4m28U/s1600-h/news_manset_resim_md_Guiza_Uzgun003.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 202px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5448403198184282162" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S5yd14TgWDI/AAAAAAAAAgg/HSJlo_4m28U/s400/news_manset_resim_md_Guiza_Uzgun003.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bir önceki postta belirttiğim heyecanla geçtim tvnin karşısına. Çayımı aldım... Keyfim yerinde... Fakat o da ne, takımda bir 'kabızlık'... Topu ileri geçirmekte zorlanıyorlar... Bu hafta da hiç kolay geçmeyecek, bu anlaşılıyor. Hatta takımın gol atmasının neredeyse mucizeye bağlı olduğu net bir şekilde daha ilk on dakikada belli ettirıyor kendisini. Aragones'in takımını görüyorum sanki sahada. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sıkı bir ortasaha mücadelesi var ama bu mücadelenin sonuca yansımadıktan sonra bir manası olmuyor... &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Özellikle Topuz ve Deivid kötü olan gerki kalan arkadaşlarında da gerideydiler... Vederson'un da bilindik yeteneksizliği sözkonusu olunca takım zaten rakip alana yerleşmekte hiç mahir olamadı... &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Tama ligimizin kalitesi artıyor bunu anlıyoruz. Büyüklere artık öyle eskisi gibi rahat galibiyetler ve önden açılıp gitmeler haram. Öbür taraftan Gençlerbirliği en azından takım savunması anlamında vasat üstü ve disiplinli bir takım. Gençlerbirliği deplasmanı da her zaman için kayıpları beraberinde barındıran bir deplasman; her ne kadar Fenerbahçe son yıllarda burdan hep iyi sonuçlarla döndüyse de... Lakin bunların hiçbir tanesi Fenerbahçe'in benim çok sevmediğim Alex, Santos ve Emre dışındaki oyuncularının 'düzlüğü' ve ligin her hangi bir ortaüstü takımındakinden fazla olmadığı gerçeğini değiştirmiyor...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Onlar da formsuz veya eksik olursa takım son derece sıradanlaşıyor ve ortaya Gençlerbiriği'nden, Antep'ten, Kayseri'den veya Bursa'dan farkı olmayan bir takım çıkıyor. Ligte onların öünde olmasın nedeni de oyuncuların sırtındakı formanın rengi... &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Her neyse de Galatasaray'ın kaybettiği hafta kazanan taraf olarak yeniden girdiğimiz heyacanından sıyrılmak çok zaman almamış oldu. Matematiksel anlamda hala şansı var takımın ama görülen o ki o çok iyi oynayıp da kazananılamayan karşılaşmaların yarattığı travma çok tahmin ettiğimden daha büyük olmuş... Bu nokta benim ümitlerimim hala büsbütün kaybolmamasına yol açan ise ligin diğer şampiyonluk adayklarının Fenerbahçe'den farklı olmayışı... &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-2196495282875864700?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/2196495282875864700/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=2196495282875864700&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/2196495282875864700'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/2196495282875864700'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2010/03/genclerbirligi-fenerbahce-0-0.html' title='Gençlerbirliği-Fenerbahçe: 0-0'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S5yd14TgWDI/AAAAAAAAAgg/HSJlo_4m28U/s72-c/news_manset_resim_md_Guiza_Uzgun003.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-2016526942662343823</id><published>2010-03-13T12:14:00.004+02:00</published><updated>2010-03-13T12:19:35.322+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>İçimde tatlı bir heycan var sevgili blog</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S5tmdMQOt7I/AAAAAAAAAgY/Y9LZvkGwF4E/s1600-h/fft28_mf132196.Jpeg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 267px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5448060825926285234" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S5tmdMQOt7I/AAAAAAAAAgY/Y9LZvkGwF4E/s400/fft28_mf132196.Jpeg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Nasıl oluyor bilmiyorum... Daha birkaç hafta önce büsbütün kötümser ve ümitsizken şampiyonlukla ilgili son bir haftadır tuhaf bir heycan ve ümit var içimde... &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu iş olacak gibi... Sanki bu sene şampiyonuz gibi... Bu hissin hiçbir rasyonel temeli yok elbette... Yani takımın oyununda, sahada gördüklerimde ya da rakiplerin halinde bizim için müsbet şeyler ima eden değişiklikler yok bunu temelinde... Öylesine tuhaf bir heves... &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ve birşey daha itiraf edeyim mi; bu heves bu akşamki maçı da kazanacağımızı söylüyor... Aksi çıkarsa küfür etmeyin ama bana... &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-2016526942662343823?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/2016526942662343823/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=2016526942662343823&amp;isPopup=true' title='8 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/2016526942662343823'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/2016526942662343823'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2010/03/icimde-tatl-bir-heycan-var-sevgili-blog.html' title='İçimde tatlı bir heycan var sevgili blog'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S5tmdMQOt7I/AAAAAAAAAgY/Y9LZvkGwF4E/s72-c/fft28_mf132196.Jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-2692771778426636147</id><published>2010-03-12T11:08:00.005+02:00</published><updated>2010-03-12T11:41:58.248+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Analiz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Daum ile 'Teknik Analiz'</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S5oKRmnsETI/AAAAAAAAAgQ/Nb0F0_2k6Yc/s1600-h/89VHYUT278126787.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 300px; DISPLAY: block; HEIGHT: 362px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5447677996799103282" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S5oKRmnsETI/AAAAAAAAAgQ/Nb0F0_2k6Yc/s400/89VHYUT278126787.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;FB TV'de dün tesadüfen rastladım bu programa... Kahvaltı sofrasındaydım ve bir elimde çay diğer elimde penir varken yakalandım... O yüzden bir koşu kağıt kalem alaıp not tutmak mümkün olmadı Daum'u dinlerken...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Anladığım kadarıyla bu program haftalık hazırlanıyor ve Daum takımla ilgili Fenerbahçilelere teknil değerlendirmede bulunuyor... Programın banttan yayınlandığı belliydi ama ilk defa mı yayınlanıyordu yoksa tekar mıydı bilemedim...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Herneyse bunlar esas konumuz değil... &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Sunucun soruları hiç fena değildi... Takımın neden kolay gol yediğini soruyordu... Aykut Kocaman ile ilişkilerinin nasıl olduğunu ve bu konuda basında çıkanların doğru olup olmadığını soruyordu ve daha pekçok şey...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ben Daum'u insan olarak hiç sevemedim... Teknik adamlığını ise başarılı bulsam da üslup anlamında beğenmiyorum... Ama dediğim gibi, teknik adamlık denilen şeyin bir meslek olduğunu düsüşünüyorum ve bu mesleğin inceliklerine yeryüzünde teknik adamlık yapan sporadamlarının aşağı yukarı hepsinin hakim olduğuna inanıyorum... Yani Wenger ile diyelim Daum'un arasında Zidan ile Selçuk arasındaki bir fark gibi fark yok... Onları birbirinden farklı kılan ise doğru zamanda doğru yerde doğru hamleleri yapabilmiş olamları ve şanslarının da bu konuda yaver gitmesi...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Konuyu yine çok dağıttım... Esas söylemek istediğim, teknik analiz programında izlediğim Daum'un beni umutlandırmasıydı... Kendisinde son haftalarda alınan sonuçların olumsuz etkisi yoktu... İşine hakim, ne olup bittiğinden haberdar bir görüntü çiziyordu ve kesinli depresif ve ümitsiz değildi....&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Aykut Kocaman konusunda söyledikleri ise tam manasıyla bir ders niteliğindeydi... Onunla çalışmalarında hiçbir sorun olmadığınnı söyledi... Aykut'un işine hakim olduğunu ve bunu çok iyi yaptığını ekledi... &lt;strong&gt;Kendisini eskiden beri tanıdığını ve onu her zaman zaten çekingen, sessiz ve geri planda kalan bir insan olduğunu söyledi... 'Ve bu yönleriydi onu bu kadar sevilen yapan' derken 'şimdi aynı özelliklerinden dolayı, sessiz olduğu, konuşmadığı ve önplanda olmadığı için eleştirilmesini anlamadığını' söyledi...&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Tumani'nin maalesef kötü çevirisi yüzünden bu son kısım maalesef kaynadı gitti ama burası bence çok önemliydi. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-2692771778426636147?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/2692771778426636147/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=2692771778426636147&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/2692771778426636147'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/2692771778426636147'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2010/03/daum-ile-teknik-analiz.html' title='Daum ile &apos;Teknik Analiz&apos;'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S5oKRmnsETI/AAAAAAAAAgQ/Nb0F0_2k6Yc/s72-c/89VHYUT278126787.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-4926119172404820969</id><published>2010-03-10T12:12:00.007+02:00</published><updated>2010-03-10T16:05:06.929+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bundesliga'/><title type='text'>Bu FC Köln Soldo'nun eseri</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S5ejAGHBlOI/AAAAAAAAAgI/ODrt5Fq2YnY/s1600-h/fc-koln-logo.png"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; DISPLAY: block; HEIGHT: 360px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5447001496363308258" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S5ejAGHBlOI/AAAAAAAAAgI/ODrt5Fq2YnY/s400/fc-koln-logo.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Muhtemelen dahah evvel de öyledi ama benim yakından takip etme fırsatı bulduğum 2003-2004 yılından bu yana FC Köln istikralı bir istikrarsızlık içerisinde... Bir sezon 1. Bundesliga'da mücadele ederken ertesi sene yeniden 2. Bundesliga'da oynamayı mutlaka başarıyordu...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bu sinusoidal eğriden kurtulmak için yapılması gereken ise iki sezon üstüste 1.ligte kalmayı başarmaktır... O sayede daha stabil bir takım olma yolunda ciddi manada adım atmış olacaklardır. Köln de bunu başarmak üzere. Daum ile birlikte yeniden çıktığı 1. Bundesliga'da bu ikinci sezonu geçiriyor ve şu anda ligta kalma adına çok ciddi sinyaller veriyorlar. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Aslında sezona hiç de iyi başlamamışlardı ve ben de burda bu konuda çok kötümser konuşmuştum... Benim en çok eleştirdiğim tüm bütçelerini Podolski'ye yatırmış olmaları ve bu yüzden takımın eksik kalan bölgelerine hiç bir takviye yapamamış olmalarıydı... Sezon kötü başlamaları da bu kötümserliği doğurlar nitelikteydi... Novakovic, Wome, Maniche ve Podolski gibi en önemli oyuncuları sakatlık, maç eksikliği ve formsuzluk gibi etkenlerden dolayı saha içerisinde yeterli performans gösterememelerinin yanında disiplinsizlikleri ve saha dışında yarattıkları problemler takımı takip edenler için, Köln'ün hiçbir şansının kalmadığını ima ediyordu... &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Lakin ilerleyen haftalarla birlikte Soldo bütün bu olumsuzluklar içerisinde takımını hiçbir zaman büsbütün yukarılara çıkartamadıysa da her zaman tehliki bölgenin üzerinde tutmayı başardı... Sezon başında çok şey beklenen yukarda saydığım isimlerin sakat ve formsuz olduğu halde bu başarıyı Adel Chihi, Pezzoni, Freis, Brecko, Taner gibi isimlerle elde etti...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Şu anda 27 puanla 13. sıradalar ve ralagation bölgesinden tam 7 puan yukardalar... Matematiksel olarak hala tehlike altındalar ama oyunsal anlamda şu anda altında tuttuğu tüm rakiplerinden şu ya da bu şekilde bir adım daha önde olduklarını düşünürsek bu saatten sonra düşmeyeceklerini iddia edebiliriz sanıyorum... &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ligte tutunacaklarını varsayarak gelecek sezon için atılması gereken adımları da bir sonraki postta işleyelim derim ben zira şu Türkçe klavyeye hala alışamadım ve zihnimdekileri bir türlü istediğim ölçüde ve akıcılıkta yazıya aktaramıyorum... O zaman da hevesim kaçıyor kafam dağılıyor ve yazı 'mundar' oluyor...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-4926119172404820969?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/4926119172404820969/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=4926119172404820969&amp;isPopup=true' title='2 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/4926119172404820969'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/4926119172404820969'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2010/03/bu-fc-koln-soldonun-eseri.html' title='Bu FC Köln Soldo&apos;nun eseri'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S5ejAGHBlOI/AAAAAAAAAgI/ODrt5Fq2YnY/s72-c/fc-koln-logo.png' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-8089951614366262940</id><published>2010-03-09T11:20:00.000+02:00</published><updated>2010-03-09T15:22:23.373+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Blog Dünyasi'/><title type='text'>Kutlu bir hadise olarak Fenerblog</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S5YY6yRqqJI/AAAAAAAAAf4/65z4psX8YYw/s1600-h/fenerblog-300x250-6.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 300px; DISPLAY: block; HEIGHT: 250px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5446568197558544530" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S5YY6yRqqJI/AAAAAAAAAf4/65z4psX8YYw/s400/fenerblog-300x250-6.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bu blog alemiyle tanıştığım ilk günden bu yana dikkatimi çeken bir husustu Galatasaraylı blogların hakimiyeti... Bunun temelinde tabiki Aceto adlı blog yatıyordu... Kendisi fanatik bir Galatasaraylı olan bu bloggerın bu alemin peygameri olarak kabul edilirliği çok kısa bir süre öncesine kadar sürüyordu... Herkes ilk onun bloguyla tanışıyor ve onun üzerinde diğer bloglara ulaşıyordu... Onun ağına kattığı reklamını yaptığı blogların birkaç istisna dışında tamamının Galatasaraylı olduğu ise malum... 'Hayatım Fenerbahçe' blogu dışında o istisna dediğim isimlerin ise (Lambuja, No Pain No Gain gibi) rengini çok belli etmeği, oldukça yuvarlak ve orta yolcu bir dil kullandıkları ta uzaktan belli oluyordu... Şayet dillerini köşeleyecek olurlarsa da bu Aziz Yıldırım'a yöneliyordu, o kadar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynı zamanda bir medya mensubu olan bu Aceto blogun sahibi sayesinde bahsettiğim örgütlenmenin televizyonda da reklamları yapılarak etkinlik iyice arttırılmış olmuştu. Bu sayede de blog aleminin hakimi Galasaraylı bloglar oldu... Kendisine yeni blog açmış bir Fenerbaçli blogger bile evvela 'aceto', 'borges', 'pc lion fc', 'penne' vs. gibi isimleri takip edilen bloglar kategorisine ekliyordu... Bu, blog dünyasındaki Fenerbahçeli diğer blogların zaman içerisinde keşfedilmesiyle ancak değişiyordu... Tabii ta en baştan bu isimleri beğenen ve sadece beğendiği için takip eden Fenerbaçelilier de olabilir... Onların henüz daha aydınlanmamış birer birey olduğu düşüncesinde değilim, yanlış anlaşılmasın... Sadece genel resimden bahsetmeye çalışıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi ise işte Fenerbahçeli blogların önünde güzel bir olarak var... Ben bile iki senedir yoğun bir şekilde şu dünyanın içinde olmama rağmen bu ağ sayesinde daha önce tanımadığım birçok Fenerbahçeli blog olduğunu gördüm...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Henüz ağa katılmamış diğer Fenerbahçeli blogların da bir an evvel oraya iştirak etmeleri tavsiye ederim...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-8089951614366262940?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/8089951614366262940/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=8089951614366262940&amp;isPopup=true' title='6 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/8089951614366262940'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/8089951614366262940'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2010/03/kutlusu-bir-hadise-olarak-fenerblog.html' title='Kutlu bir hadise olarak Fenerblog'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S5YY6yRqqJI/AAAAAAAAAf4/65z4psX8YYw/s72-c/fenerblog-300x250-6.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-6545321125447217061</id><published>2010-03-08T11:20:00.000+02:00</published><updated>2010-03-08T12:03:34.390+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Terapi niyetine/ Fenerbaçe-Antalyaspor: 1-0</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S5TLcfpS8hI/AAAAAAAAAfw/OGXkTeGpHxw/s1600-h/16179.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 250px; DISPLAY: block; HEIGHT: 175px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5446201539789255186" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S5TLcfpS8hI/AAAAAAAAAfw/OGXkTeGpHxw/s400/16179.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;İyi oynadığı halde son haftalarda kaybettiği akıl almaz puanların etkisiyle derin bir ruhsal krize girmiş olan takımın ligin hiç de yabana atılmayacak ve Veysel-Necati gibi lig ortalamasını üzerinde bir performansa sahip iki hücumcuyu bünyesinde barındıran takımı karşısında galibiye ulaşması ve bunu rakibine hiç pozısyon vermeden yapması elbette takdir edilecek bir durum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet ortalama bir Galatasaraylı blog yukardaki paragrafla karşılardı büyük olasılıkla takımlarının dünkü maçını... Tabii büsbütün haksız değil bu söylenenler... Hakikaten de Fenerbahçe'de ikinci yarının başlamasıyla birlikte takımın büründüğü sürekli hücumu düşünen ve topu rakip sahada oynamaya çalışan futboldan iki haftadır eser yok...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama bu hiç de anlaşılmayacak bir durum değil... Daha önceki postlarda takımın o maçlarda yediği gollerin akıl almazlığından defalarca bahsettik... Bilen de biliyor zaten... Tekrar gerek yok. Bunun üzerine takımın özgüvenini ve heycanını yitirmiş olması da kadar da doğal bir şey yok. Bunun yeniden nasıl kazanılabilir olduğu açık: Takım kötü oynarak da olsa galip gelmeli... O bakımdan dünkü Anlatalyaspor galibiyeti çok önemli... Bunun devam ettirilebilir ve seriye bağlanabilirliği ile ilgili hiçbir şey söyleyemiyorum maalesef... Çünkü birkaç oyuncuyu çıkarttığımızda son derece sıradan bir oyuncu topluluğu ile karşılaşıyoruz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşler yolunda gitse, sistemi yerli yerine oturmuş takır takır işleyen bir takım olsa bahsettiğimiz, muhtemelen, Bilica'nın. Cristian'ın, Guiza'nın, Topuz'un hatta Selçuk ve Deniz'in verebilecekleri biraz daha farklı olurdu... O zamanda bu kadar sıradan bır görüntü ıhtıva etmezdi belki... Ama şimdi sadece Emre ve zaman zaman parlayan Santos ve Alex performansıyal ayakta kalmaya çalışıyorlar... Onlar da olmadıpuı veya kötü olduğu zaman sıradanlık kaçınılmazlaşıyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünkü karşılaşmasını sonuç dışında sevindiren diğer bir olgu ise Deivid idi... Hala onun verebileceklerinin çok gerisinde... Sizleri bilmem ama her şeye rağmen ben Deivid sahada olduğu zaman o soğuk kanlığı, topa hükmedişi, oyun zekası ve güçlü şutlarıyla skorun değişebileceği ümidini taşıyorum... Topuz vermiyor mesela bana bu güveni... Ya da Vederson filan... O yüzden onun aramıza katılması çok önemli...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet sevgili okur, yazıdan da anlaşılacağı gibi haftalar öncesinden bu takımdan şampiyonluk adına ümidni kestiğini söyleyen benin, şimdi nasıl yeniden ümıtlendiğini görüyorsunuz... Takım sevgisi böyle bir şey işte... Terk eden sevgilinin attığı herhangi bir sıradan mesajdan acaba yeniden dönecek mi bana ümitlenmesi gibi caresiz bir sevgi bu...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-6545321125447217061?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/6545321125447217061/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=6545321125447217061&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/6545321125447217061'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/6545321125447217061'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2010/03/terapi-niyetine-fenerbace-antalyaspor-1.html' title='Terapi niyetine/ Fenerbaçe-Antalyaspor: 1-0'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S5TLcfpS8hI/AAAAAAAAAfw/OGXkTeGpHxw/s72-c/16179.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-2925592674646296946</id><published>2010-03-05T14:00:00.000+02:00</published><updated>2010-03-05T14:51:40.051+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kisisel'/><title type='text'>Yeniden...</title><content type='html'>Postun başlığını yeniden koymamın bırkaç nedeni var... Yeniden 'anaocağı'ndayım, bikrkaç günlük aradan sonra yeniden blogun başındayım vs. Bu listeyi daha da uzatabiliriz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle sevgili okur, hakikaten böyle 'borges' usulü kişisek postlar yazıp durmaktan çok hoşlanmıyorum... Çünkü ben burayı başlangıçtan bu yana bir günlük olarak değil, başta Fenerbahçe olmak üzere, futbol, sinema, medya ve kitaplarin üzere muhabbetlerin döndüğü dinamik bir blog olarak tasarladım... Bu büyük ölçüde sağlanabilmiş değil, bunun nedenleri ayrı ama şimdi tartışma konumuz dışında...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu açıklamayı yapma zorunda hissettim kendimi zira samimiyet önemli ve bir tarafta kişisel post girmekten hoşlanmıyorum deyip diğer taraftan ik post üstüste günlük yazar gibi post girmek tutarsızlığa işaret eder ve açıklamaya muhtaçtır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni mekana, iklime, çevreye alışmakla meşgulüm birkaç gündür... Tamam burası benim doğduğum ve büyüdüğüm ev... Aile benim aile ama 65, yıldır buraya sadece birkac haftalığına geri dönmek üzere gelirdim... O zaman işte 'senin yarı yaşındakiler evlendi sen ne zaman evlenecen, bu gidişle sana kimse gelmeyecek saçın sakalın da ağırmış' diyen ailemden tutun da komşu teyze ev amcalara kadar geniş spektrumdaki kalabalığın sinir bozuculuklarına tahammül edebiliyordum... Şimdi kaçış yok. Herne kadar bu birkaç günde bunu başarılı bır şekilde bertaraf edebildiysem de karşımdakiler çok güçlü ve yılmak nedir bilmiyorlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabii sadece bu değil... İflah olmaz bir AKP düşmanı olan çevremin sadece AKP düşmanlığından mütevellit bir ergenkon ve darbeci destekçiliğne varacak söylemleri ve yorumları dinleyip durmak zorunda kalıyorum... Izdırabımı tahayyül edebilirsiniz herhalde...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse güzellikler de var... Önümüz bahar... 14 yaşımda lise okumak için ayrildiğim bizim bu ilçede o yaşımdan bu yana ilk defa bahari karşılayabileceğim... Bahçede yetişen çilekleri yıllar sonra ilk defa ömürleri tükenmeden görebileceğim... Ne zamandır bahçe sulamamıştım, yıllar sonra ilk defa bunun tadına varabileceğim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bol bol Orhan Kemal okuyabilirim yeniden... Radikal İKİ'yi ve Birikim dergisini de özlemiştim... Artık eylüle kadar bunlarla rahat rahat vakit geçirebileceğim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahçe'yi üstelik de basketbol subesini de içi,ne katarak bu sefer daha yından takip edebileceğim. Umarim blog da bu bağlamda daha renkli ve canlı olabılecek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabiii bunun için su lanet olası Türkçe klavyeye alışmam lazım... Kendi bilgisayarımda 5-7 dakika içerisinde tamamlayabileceğim bu yazı için yarım saatten fazla bir zaman harcadım... Tam olarak kafamdakileri de yazabilmiş değilim...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-2925592674646296946?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/2925592674646296946/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=2925592674646296946&amp;isPopup=true' title='2 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/2925592674646296946'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/2925592674646296946'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2010/03/yeniden.html' title='Yeniden...'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-3306110007051467855</id><published>2010-03-02T01:59:00.000+02:00</published><updated>2010-03-02T04:13:02.842+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kisisel'/><title type='text'>Eve dönüs</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S4xatwt_ThI/AAAAAAAAAfo/J-4Kq61HKXI/s1600-h/thy.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 258px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S4xatwt_ThI/AAAAAAAAAfo/J-4Kq61HKXI/s400/thy.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5443825791802494482" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bundan tam 6,5 sene önce terk etmemistim memleketi. O zamanlar zimba gibi enerji dolu akademisyen olma idealiyle yanip kavrulan bir ögrenciydim... Simdi ise bu hedefinden uzaklasmis, hala olmak isteyen ama bunu eskisi kadar önemsemeyen, eskisi kadar caliskan ve enerjik olmayan; ama buna mukabil daha bir "dervis" olmus bir insana dönüstüm...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zamanimda zihnimi termodinamik problemleri mesgul eder, makine dinamigi üzerinde kafa yorardim... Almanya'da hayat denilen mefhumun daha sahici, gercekci ve yakici problemleri karsisinda olgun tavirlarlar alabilme sinavindan gectim... Yastigima basimi her koydugumda ertesi gün hangi sinavdan ne kadar iyi not alabilecegimden gayri problemlerim oldu hep, ve bunlar birebir hayatin kendisiyle ilintiliydi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Master icin cikmistim ordan, yaptim onu ama, bu bana 6,5 seneye maloldu... Cünkü ben o arada okulu birakip baska baska pekcok is-gücle istirak ettim... Türkiye'deki yillarimda ne kadar üniversite kampüsü icerisinde steril bir dünya ile temas halinde idiysem burda o derece hakikive zaman zaman aci olabilen bir dünya ile temas halinde oldum... Bizim saglikliksiz egitim sistemimizin dikte ettigi 'hayat sadece ÖSS ve arkasindan  gelecek olan üniversiteden mütesekkildir, sen bunlari yaptiginda anda basarmissindir yoksa bitmissindir' diskurunun ne derece sacma ve mantiksiz oldugunu gördüm...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben ordan ayrilirken hüzünle kapliydi vücudum, sevdiklerimi geride birakirken beni neyin beklemedigini bilmedigim bir denize kulac acmistim... Simdi yine hüzünle kapli bedenim; burda 6,5 senede ilmek ilmek bastan sona ördügüm hayatimi, anilarimi, dostluklarimi bir daha bulamamacasina birakiyorum... 17 metrakelik kücücük odami, kösedeki her sabah kahve icmeye gittigim cafe'yi, yürüdügüm sokaklari muhtemelen bir daha görmeyecegim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Spinoza yakaladigi sinekleri örümcek agina atarak onlarin örümcegin kollarindan kurtulma adina yaptigi caresiz cirpinislari kahkaha atarak zevkle izlermis... Bunu gören dostu dehset icinde ne yaptigini sormus; cevabi o dervisin su sekilde:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Hayatta iste böyle... Sonsuza ulasma adina verilen bitmek bilmeyen bir mücadeledir... ama kacinilmaz son bir yerde sizi gelip bulacaktir, cirpinis bosuna"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O kacinilmaz son bir yerde gelip seni beni hepimizi bulacak ve bir noktada tüm o hayat hic yasanmamissa geride kalacak... O sonsuz ulasma gayratiyle sonsuzca verilen cirpinis manasizlasacak. Iste o sokaklar, o cafe, o ev sanki beni hic barindirmamiscasina devam edecek burdaki hayatina...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse, simdi yeni bir hayat bekliyor beni? Yeni mi hakkikaten? Gecikmeli de olsa zihnimde tasarladigim hedeflerime ulasmanin pesine yeniden düsebilecegim... Ama daha az bir hirsla... Daha varoluscu bir bakisla... Bölümdeki diger genc akademisyenlerin vermedigi makalede önce kimin ismi yazilacak kavgasini, kimin posterini nereye asilacak olacagi üzerinde dönen masasiz kiskancliklari müstehzi bir edayla ve bosvermislikle karsilayarak... Hayati daha genis kalp ve büyük sefkatle kucaklayarak...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-3306110007051467855?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/3306110007051467855/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=3306110007051467855&amp;isPopup=true' title='7 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/3306110007051467855'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/3306110007051467855'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2010/03/eve-donus.html' title='Eve dönüs'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S4xatwt_ThI/AAAAAAAAAfo/J-4Kq61HKXI/s72-c/thy.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-6943627772246722605</id><published>2010-03-01T01:45:00.000+02:00</published><updated>2010-03-01T02:47:53.199+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Analiz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Bir ihtimal daha var; o da gitmek mi dersin?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S4sKaMbrvzI/AAAAAAAAAfg/DQUjMiwrCC8/s1600-h/65516a7_b.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 354px; height: 358px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S4sKaMbrvzI/AAAAAAAAAfg/DQUjMiwrCC8/s400/65516a7_b.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5443456019737591602" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Esasinda bugünden itibaren biraz daha iyi bir araliktayiz... Son Istanbul B.B maglubiyetiyle birlikte aci, korktugumuz gercekle yüzlestik, karsi karsiya kaldik... Korkulanla karsi karsiya kalmak durumunda olmaktir esasinda bizleri geren, cileden cikartan... Ama o korkulanla karsiya karisya kalindiktan sonra belki o sok, o öfke, o üzüntü ve o kederle kaplanir beden ama bir süre sonra rahatlayacaktir... Cünkü ona haftalardir, belki aylardir korkulu anlar yasatan sey gelmistir artik... Daha ötesi yok...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Iste bu noktadan sonra tartismak artik daha sagliklidir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Simdi birincisi su lig artik nasil nihayete erecektir? Fenerbahce'nin hala sampiyonluk sansi vardir ama bu saatten sonra ümitli olmak sadece Nietschze'nin dedigi gibi iskencenin süresini uzatacaktir... Fenerbahce takim halinde ne kadar silkinir ve ligin geri kalaninda, neresiyse orasi, en iyi yerde ligi bitirmeye calisirsa o kârdir... Esas dönüsüm icin ise yazi beklemek lazim. Lig sonunu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahce'nin yaklasik 12 yildir görevde olan bir baskani var. Bu baskan uzun zamandir, tüm yaptiklari ve yapamadiklariyla, kabul edilmesi gerek ki camiasi tarafindan cok sevilmemekte ve deslenmemekte...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki de esas dönüsüm Baskan'in görevi birakmasidir... Daha düne kadar Baskan'i genel hatlariyla desteklerken bugün bunu yaziyor olmam bir celiski degil midir ey okur?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aciklayayim efendim:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim Fenerbahce'nin Baskaninin görevi devam edecek olmasi ihtimaliyle ilgili hicbir problemim yok hala... Ama su bir gercek ki Fenerbahce'nin sabirsiz ve kolay kolay mutlu olmayan camiasi benden mütesekkil degil. Filmi biraz daha geriye götürelim. Söyle sezon basina...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Galatasaray camiasinin sene basindaki istahi, hevesi ve takimlarina olan inanci Fenerbahcelilerde yoktu... Bunun nedenleri de saniyorum, benim her zaman iddia ettigim ve son günlerde aldigim tepkilerle anlasildigi kadariyla herkesin hemfikir olmadigi Galatasaray camiasinin Fenerbahce camiasidan daha cok takimina güvenen ve iyimser camia olmasinin yaninda, Fenerbahce camiasinin Aziz Yildirim'a karsi artik doymus olmasi, onlar icin cok eski ve tanidik bir yüz olan Daum'un hicbir heycan yaratmayisi ve en önemlisi de Aziz Bey'in sözü verdigi "öpen takim" metaforunun gerceklesmesi adina somut kadro revizyonuna gidilmemesidir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani taraftarin illallah dedigi Selcuklar, Denizler (ben bu ismi seviyorum), Ali Bilginler, Ugurlar, Vedersonlar yer yerinde duruyordu cünkü sene basiyla birlikte... Santos ismi bir miktar heycanladirmis camiayi ama onun da etkisi cok kisa sürdü...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sezona kafadan Galatasaray avantajla girmisti cünkü camianin destegi Fenerbahce'ye oranla daha fazlaydi... Daha dogrusu Fenerbahce'de isler bir miktar tökezlese takimin ve yönetimin üzerine ciddi manada negatif etki yaratacak taraftar enerjisi Galatasaray'da yoktu... Bunun ne kadar önemli oldugunu ise birkac hafta öncesinden görmeye basladik...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cünkü son haftalarda iyi oynadigi halde sonuca gidemeyen takimin (bugünkü Istabul B.B macini haric tutuyorum) bu perisanliginin, yani o golleri atamama ve bu aptal golleri yeme perisanliginin üzerinde sanssizlik kadar o taraftar baskisi da vardi bence... Filmi basa saralim derken de isaret etmek istedigim buydu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O halde simdi de ileri saralim... Bu taraftar desteksizligi ile Aziz Yildirim göreve devam da etse seneye bu tahammülsüzlük tehdidiyle cok daha fazla karsi karsiya kalacagiz... Ve yine takimin böyle bir düsüs dönemi oldugu sirada (ki her ligte her takimda bir sezon icerisinde bunlar mutlaka olur)  o zaman takim üzerindeki bu baski isleri daha da cikilmaz hale getirecektir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burda bu son haftalarin kötü sonuclarindan sadece taraftari sorumlu tuttugum sonucu cikmasin... Esas eksiklikleri son zamanlarda yazdigim postlarda söyledim zaten, en azindan kendi acimdan eksiklik olarak gördügüm seyleri; yani iste kadro faktörü, bunu kurarken uygulanan aklin yanlisligi, sanssizlik filan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burdaki taraftar vurgusu ise daha cok bu dönemlerde islerin daha da kötüye gitmemesi/ gitmesi veyahut bir diger ifadeyle bu krizden daha cabuk cikilmasi anlaminda islerlik kazanir ki Aziz Yildirim ile devam edildigi müddetce bu hep aleyhimize olacaktir, cünkü net bir sey ki bu camia bu baskani istemiyor artik...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Iste AZiz Yildirim'in gitmesi gerektigini birden bire düsünmeye baslamam bundan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pekii gerceklik de böyle mi olacak? Biz Yildirim'in gitmesinin iyi olabilecegini söylüyoruz ama biliyoruz ki bu isler bizim isteklerimize olmuyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim bu camiadan edindigim tecrübe sunu söylemekte, Aziz Bey, belki  yine bir gidiyorum filan numarasi cekecektir ama niyahette yine gelip  oturacaktir o koltuga...?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Iste o andan itibaren isler nasil sekil alir acikcasi hicbir fikrim yok... Cünkü teknik adami gönderse kim gelecek? Kendileri cünkü son zamanlarda bizlere hic "iste bu hoca" dedirtemiyor... Diyelim getirdi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gecen sezon ki o berbat sezonun arkasindan dahi Carloslu, Deividli, Alexli takimi bozmamis bozamamis baskanin bir de bunlarin üzerine Cristian ve Santos gibi iki vasati eklemesi sonrasinda, Yildirim kalsa bile cok büyük bir kadro revizyonuna girer diyebiliyor muyuz; Ben bu sezonki manzaradan itibaren bunu diyemiyorum artik...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hatta belki dikkatli okurlar hatirlar bu blogta, ligin basladiginda bu takimin Aragones takimindan farki nedir veya ne kadar diye sürekli sordum...? Sebebi iste bu kadroydu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine de her seye ragmen sunu söyleyebiliriz: Bu takim bu hallere düsecek takim da degildi... Esasinda bütünüyle AZiz Yildirim bu hallere düsecek baskan degildi... Bazi bloglarda okudum, uyuma baskan Galatasaray senin dömeninde 7. sampiyonluguna gidiyor deniyordu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Simdi sapkamizi önümüze alip düsünelim... 2005-2006 sezonunda kazanilan Galatasaray sampiyonlugundan Yildirim ne kadar suclanabilir ki? Ya da 2007-2008 sezondaki Zico'nun o Avrupa'da firtina gibi esen takiminin sampiyon olamayip da o sezon Galatasaray'in sampiyon olmasindan, Yildirim ne kadar suclanabilir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya da ilk göreve geldigindeki firtina Galatasaray dönemleri... Unutmamak lazim ki Galatasaray o dönemlere ondan yillar önce temellini attigi yapisal dönsümlerle ulasti... Aziz Yildirim öncesi Fenerbahce ise kulübü kendi cikarlari icin kullanan Baskanlarin ve baskanlar üzerinde gerisinde sahip olduklari oy gücüyle nüfuz sahibi olmak isteyen grup baskanlarinin cekistigi bir ciftlikti... O yapisal dönüsüm hamlelerini atmak, atmaya calismak ise, eksik gedik, ancak Yildirim döneminde oldu... Yildirim geldiginde biraz da bu kendisinden önceki cürümüslügün dezavantajlarini yasadi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabii bunlardan öte bir de su gercek var. Futbol icerisinde sadece sizin degerlerinizin ve girdilerinizin islem görüp sonuca ulastigi basit bir oyun degil... Baskalarinin da parametleri bu isin icinde rol oynuyor... Yani siz de bir seyleri dogru diye yapiyorsunuz ama rakibiniz de kendisine göre yine ayni sekilde kendi dogrularini yapmak icin ugrasiyor... Bunun yaninda pekcok cevresel etken var... Hakem, sanssizlik, sakatlik, hava sartlari filan falan... Yani birgün geliyor ve sizin dogru dediginiz hicbir sey gecerli olmayabiliyor, buna mukabil rakibininiz dogrulari daha iyi sonuclar verebiliyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu da olabilir, burda da yapacak cok fazla birsey yok aslinda... Kabullenmekten baska... &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Cünkü, son haftalardaki bütün bu sanssiz maglubiyetler (ki kim ne derse desin ben dünkü Istanbul B.B. karsilasmasina kadar oynanan, Diyarbakir, Manisaspor ve Bursaspor karsilasmalarinda bu takimin puan kayiprlarini asla haketmedigini düsünüyorum) olmasa da sonuc takimin lehine olsaydi simdi cok baksa seyler konusuyor olurduk... Bu takim, bu Baskan ve bu teknik direktörle...&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-6943627772246722605?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/6943627772246722605/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=6943627772246722605&amp;isPopup=true' title='4 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/6943627772246722605'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/6943627772246722605'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2010/02/bir-ihtimal-daha-var-o-da-gitmek-mi.html' title='Bir ihtimal daha var; o da gitmek mi dersin?'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S4sKaMbrvzI/AAAAAAAAAfg/DQUjMiwrCC8/s72-c/65516a7_b.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-5761229922676152055</id><published>2010-02-28T21:41:00.000+02:00</published><updated>2010-02-28T21:52:27.013+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Volkan Demirel</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S4rJQCAlGTI/AAAAAAAAAfY/B0OR_1jzyrA/s1600-h/volkan-demirel.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 298px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S4rJQCAlGTI/AAAAAAAAAfY/B0OR_1jzyrA/s400/volkan-demirel.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5443384376885057842" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Volkan A Milli Takimin 1. kalecisi... Bu da haliyle, ondan iyi kaleci mi olur, adam Türkiye'nin en iyi kalecisi iste düsünecesine variyor... Servet ile Gökhan Zan da ayni takimin stoperi, o halde onlari da tartismayalim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani suna varmaya calisiyorum; bence bu takimin birinci kalecisi olamaz Volkan. Zaman zaman yaptigi kurtarislarla sonuca etki ettigini biliyoruz. Ama zaman zaman da yaptigi cok büyük hatalarla yine sonuca etki ettigini biliyoruz; bu sefer negatif anlamda... Yurt icinden belki Volkan'i kulübeye mahkum edecek kalibrede kaleci bulamayacagiz, ama yabanci transfer haklarindan birisi mutlaka burda degerlendirilebilir... Volkan'dan cok daha iyi, ama ülkesinin milli takim kalecisi olmayan pekcok kaleci dünyada bulmak mümkün. Bu da Volkan'in sirft milli takimin birinci kalecisi olmasindan hareketle tartisilmamasi gerektigi düsüncesini zayiflatir saniyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örnegin Bundesliga'nin düsmemeye oynayan takimlarindan birisi olan Mainz'in kalecisi Müller, birakin ilk ücü muhtemelen Almanlarin 5. siradaki kalecisi bile olmayacaktir. Ama Fenerbahce formasi altinda olsa Volkan'dan kat be kat üstün bir kaleci oldugunu görebilecegiz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilica, Cristian ve Guiza'nin arkasindan Volkan ismini de tartismaya acmam, biraz da Fenerbahce'nin kalesinden forvet ucuna kadar bir zincir halindeki hattinin aslinda ne kadar cürük oldugunu göstermek adina...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Volkan Babacan ismi icin ise, Daum'un yillar evvel Volkan Demirel icin söylediklerini düsünüyorum: "Onu kalede görünce dehsete kapiliyorum."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-5761229922676152055?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/5761229922676152055/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=5761229922676152055&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/5761229922676152055'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/5761229922676152055'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2010/02/volkan-demirel.html' title='Volkan Demirel'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S4rJQCAlGTI/AAAAAAAAAfY/B0OR_1jzyrA/s72-c/volkan-demirel.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-8315767052248122367</id><published>2010-02-28T17:00:00.000+02:00</published><updated>2010-02-28T17:14:32.515+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Cöküse dogru sürüklenirken/ Istanbul B.B-Fenerbahce: 2-1</title><content type='html'>Son haftalardaki görece iyi futbol, takimin son yillardaki mücadele ortalamasinin üzerinde bir mücadele ama bir türlü sonuca gidememe, bilakis cok talihsiz gollerle sürekli hüsrana ugramanin neticeisinde bu hafta artik o azmin ve mücadelenin de kirilacagini ve daha geriye gitmis bir takim görecegimizi tahmin ediyordum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunda pek yanilmadim saniyorum. Isler islemez hale gelince bir anda kadro ne kadar süklüm püklüm görülmekte degil mi gözümüze? Halbuki bu süklüm püklümlük, Deniz ve Selcuk'tan degil bence... Takim son haftalarda yasadigin talihsizliklerin soktugu depresyonun icerisinde... Bu haliyle de bu takim galip gelebilir ama kader aglarini zaten haftalar öncesinden örmüstü...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geriye baktigimizda manzara cok icacici degil lakin hani önümüze baktigimizda isik görüyor muyuz iste o da maalesef benim icin tartismali... Bu mesele bu sezon sampiyon olup olmama meselesi degil... Ondan baska bir sey benim rahatsizligim. Sampiyon olmamaya zaten cok fazla itirazim yok; önemli olan yapisal hamleler yaparak saglam temeller üzerine oturan sistemli bir takim kurabilmek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu konuda ise Fenerbahce yönetiminin iyi niyetinden eminim ama becerisinden süpheliyim... Bir seyi dogru yaparken baska pekcok seyi yanlis yapabilmekte... Su Fenerbahce kadrosunu inceliyoruz iste son postlarda... Buna devam da edecegiz, bu kadroda, Alex'i cikarttigimiz zaman bir de birazcik Emre'yi; olmadigi anda takimin cok büyük bir güc kaybina ugradigini söyliyebiliyor muyuz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sorun iste bu kadroyu kuran futbol aklinda... Aykut Kocaman-Daum hamlesi bence iyi bir hamleydi, ama buna mukabil, Cristian-Santos ile nihayete erdirilmis, transfer stratejisi o derece yanlis...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beni ümitsizlige iten ise bu yanlislari görüp onlari düzeltmek yerine, dogru yaptigi seyleri bozmasi... Yani Daum'u ve Aykut'u gönderip, kadroyu ayni akilla devam ettirmek, beni korkutan bu...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-8315767052248122367?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/8315767052248122367/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=8315767052248122367&amp;isPopup=true' title='1 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/8315767052248122367'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/8315767052248122367'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2010/02/cokuse-dogru-suruklenirken-istanbul-bb.html' title='Cöküse dogru sürüklenirken/ Istanbul B.B-Fenerbahce: 2-1'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-2248736841532448109</id><published>2010-02-27T23:59:00.000+02:00</published><updated>2010-02-28T00:28:08.088+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Turkcell Süper Lig'/><title type='text'>Iki camia arasindaki fark</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S4ma6Q5mqfI/AAAAAAAAAfI/ExHaEso2JrE/s1600-h/aykut-kocaman.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 250px; height: 308px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S4ma6Q5mqfI/AAAAAAAAAfI/ExHaEso2JrE/s400/aykut-kocaman.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5443051950413621746" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;1. Aziz Yildirim Aykut Kocaman'i sportif direktörlük görevine getirir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ortalama bir Fenerbahce taraftarinin buna reaksiyonu:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Aziz Yildirim camia icin sembol olmus bir ismi getirerek, taraftarlarin gözünü boyamaya calisiyor. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Adnan Polat, Tugay Kerimoglu'nu altyapinin basina getirilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ortala bir Galatasaraylinin buna tepkisi:&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S4mbDvI6EoI/AAAAAAAAAfQ/whDhN44AYUw/s1600-h/Tugay_Kerimoglu_609202.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 218px; height: 298px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S4mbDvI6EoI/AAAAAAAAAfQ/whDhN44AYUw/s400/Tugay_Kerimoglu_609202.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5443052113149694594" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Büyük Baskan, Tuhay gibi cok büyük bir kazirmayi, altyapinin basina getirerek cok büyük bir ise imza atmistir, aynen Barcelona'nin Guardiola ile yaptigi gibi...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Iste tam da bu yüzden Fenerbahce'de kurumsallik bir türlü yerli yerine oturmaz ve yapisal olarak hep bir takim eksikliklerle bogusulurken, Galatasaray her zaman Fenerbahce'nin önünde olagelmistir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk futbolunda devrime yol acan Derwall, Feldkamp ve zirve olarak 1. Terim dönemi tesadüfi olarak Galatasaray'in olmamistir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizde ise, Hiddink getirilir, ama ona uygun sistem ve kadro kurulma zahmetine girilmez, cünkü Hiddink cok önemli bir hocadir ve elinde sihirli degnek vardir, gerisinin önemi yoktur, basari mutlaka gelir onunla; ama olmaz ve 10 ay icerisinde gönderilir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Löw gibi bugün bile tadi damagimizda kalan bir futbol oyununu takima yerlestirebilmis isim getirilir ama sampiyon olamadigi icin gönderilir. Onu sampiyon olamadi diye gönderdigi icin sadece Aziz Yildirim sorumlu tutulabilir mi bundan; o da neticede bu camiadan cikmistir, camiasi neyse o da odur... Kaldi ki bu caminin o zaman kacan sampiyonluga tahammülü olacagini bilse belki de göndermeyecektir. Aragones gelir, aynen Hiddink döneminde oldugu gibi eksik yapilir hamle...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve simdi Aykut Kocaman sportif direktörlüge getirilmistir, ayni bakis acisi devam etmektedir: Aykut gözboyamak icin ordadir, öyle olmasaydi, daha cok sesi cikar, gerekise tesisleri basar Daum'a ve oyunculara gözdagi verirdi... Temelden bu bakisa sahip olanlar, o sampiyonluk gelmezse Aykut'un kellesini de istemez mi sizce? Emin olun ister...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sportif Direktörlük henüz daha cok yeni bir kurum. Kültürü simdiye kadar bu kadar fakrli olan bir camiada bu yapinin yerlesmesi zaman alir, bu zaman da en az 2 sezondur denmedigi ve daha bastan bu hamle Yildirim'in göz boyamasi olarak görüldügü icin sonuc hüsran olmaya mahkumdur...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Unutmamak lazim ki, Adnan Polat, en azindan benim gördügüm, en popülist ve en 'Fenerbahce kültürlü' baskani... Benim tek tesellim de bu... Fenerbahce bu kurumsallik hamlelerinde basariya ulasir ve o sirada Galatasaray baskani olarak Adnan Polat devam ederse göreve iste o zaman Fenerbahce, Galatasaray'in bir adim önüne gecebilecektir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-2248736841532448109?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/2248736841532448109/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=2248736841532448109&amp;isPopup=true' title='3 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/2248736841532448109'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/2248736841532448109'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2010/02/iki-camia-arasindaki-fark.html' title='Iki camia arasindaki fark'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S4ma6Q5mqfI/AAAAAAAAAfI/ExHaEso2JrE/s72-c/aykut-kocaman.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-3226586338820732702</id><published>2010-02-27T13:10:00.001+02:00</published><updated>2010-02-27T15:04:14.069+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Daniel Guiza</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S4kXbjMnn4I/AAAAAAAAAfA/elMh615KK00/s1600-h/GUIZA.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 280px; height: 280px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S4kXbjMnn4I/AAAAAAAAAfA/elMh615KK00/s400/GUIZA.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5442907386726031234" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Daha önceki iki postta da oldugu gibi Fenerbahce'nin kadrosu üzerine konusmaya devam ediyoruz... Bu postun konusu da Daniel Guiza.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daniel Guiza su anda takimin en cok tartisilan ismi; ve bu negatif anlamda... Hani birileri onu elestirirken, baskalari da savunuyor degil. Burdaki savunanlardan kastim, son zamanlarda gidip de ona baklava yedirenler degil; o sadece tribünde gösterilen tepki karsisinda bir durustu... Savunmak anlaminda benim kastettigim ise, onun oyunculugunu begenen ve Fenerbahce'ye faydali olmaya devam edecegine inanan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazi kemiklesmis durumlar, kroniklesmis yapilar degisimde güclük cikartirlar her zaman. O baglamda Fenerbahce'nin Alex eksenli futbol anlayisini degistirmek cok sancili olacagi icin bir türlü gerceklesmemektedir. Bunu denemeye calisan Aragones'in elinde kafasindakine uygun bir kadro yapisi olmadigi icin büyük bir felaketle karsi karsiya kalinmistir. Bir sonraki sezonda da ona tahammül edilmedigi icin o degisim gelmemistir elbette. Daum'un ise böyle radikal hamleler yapacagina zaten inanmiyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Iste bu yüzdendir ki, Guiza seneye bu takimda kalmamalidir. Cünkü bu formatla Fenerbahce bugünkünden yukariya ancak Zico dönemi takimi kadar olarak cikar; o haliyle de Guiza gibi oyuncularin performanslari her zaman soru isareti olacaktir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cok büyük bir futbol analisti degilim, ama benim gördügüm kadariyla Guiza gibi oyuncularin basarili olabilmesi ancak cift forvetli hatlarda mümkündür... Guiza'nin partneri ise daha cok nokta santrafor denilen golcü tiplerinden olmalidir... Ve Fenerbahce topu rakip yarisahada oynamalidir. Son haftalarda bunu yapiyor Fenerbahce. Ama gerek topu kanatlara ve sifira indiremeyisi, gerekse de Alex'in hem formsuzlugu hem de statik oyunu nedeniyle rakibini "yaramiyor".&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani diyecegim odur ki, Guiza su anda Fenerbahce'de gördügü muameleyi hakedecek derecede kötü bir isim asla degil. Ama gercekler onun takimda kalamayacagini söylemekte. Alex bu takimda oldugu müddetce oynar, o oynadigi müddetce de forvetteki iki isimden biri o olur. Onun partnerinin da ona göre dizayn edilmesi lazimdir o halde... O özellikleri tasiyan isim Guiza degildir; maalesef...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun icin uygun bir isim, hem savunmanin arkasina kosu yapabilecek hizli bir oyuncu hem de rakiple top arasina girip top saklayabilecek bir oyuncu olmalidir; son vuruslardaki basarisizliklari disinda aslinda Kazim tarzi bir oyuncu bu is icin uygundu denilebilir. Onun da hava topu hakimiyeti tartismali... Ama bütün bunlari bünyesinde toplayan, herbirinde üstü düzey olmasi gerekmiyor, bir golcü örnegin Fransa liginde mutlaka bulunur... Bunlar tabii birer görüs, bana ait bir okuma... Yaniliyor da olabilirim ey talip ama benim gördügüm bu sekilde...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-3226586338820732702?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/3226586338820732702/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=3226586338820732702&amp;isPopup=true' title='3 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/3226586338820732702'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/3226586338820732702'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2010/02/daniel-guiza.html' title='Daniel Guiza'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S4kXbjMnn4I/AAAAAAAAAfA/elMh615KK00/s72-c/GUIZA.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-7462825051178720418</id><published>2010-02-27T02:26:00.000+02:00</published><updated>2010-02-27T02:34:12.058+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Fabio Bilica</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S4hof2sT6SI/AAAAAAAAAe4/xsN3zoYJf3I/s1600-h/ihlasndakika%28336%29.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 300px; height: 345px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S4hof2sT6SI/AAAAAAAAAe4/xsN3zoYJf3I/s400/ihlasndakika%28336%29.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5442715046143846690" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Simdi bakmaya üseniyorum... Link vermek icin. Ama biliyorum ki gecen sezon oynanirken, Bilica'nin transfer edilmesi gerektigini yazmistim. Bu istegim gercek de oldu. Transfer edildikten sonra gördügüm kadariyle taraftarin büyük cogunlugu ondan sikayetciydi. Begenmiyorlardi filan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben ise aksine ona güvendigimi ve bu sezon hatta Fenerbahce'nin en faydali transferi olacagini iddia ettim. Ne akla hizmet bunlari söylemisim, bunlari söylerken ben bu ismi ne kadar taniyor musum; simdi gercekten ciddi ciddi soruyorum kendime...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son derece riskli oynuyor; bu risk gayet rahat bir sekilde topa sahip oldugu anda o topu cikartirken de sözkonusu oluyor, topal birlikte kaleye dogru hareketlenmis rakiplerine dogru yaptigi hamlerlerde de... Bu ikinci kisimda bahsettigim son derece kontrolsüz hamleleriyle takimin karsi karsiya kaldigi, penalti, serbest vurus vs. sayisi azimsanamayacak düzeyde...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her seye ragmen yedek olarak takimda tutmak mümkün, seneye statü degisecek mi bilmiyorum, ama 6+2 yabanci oyuncu kurali devam edecekse, Bilica'nin her seye ragmen satilmaktansa yedekte tutulmasinda fayda var... Ama daha iyi bir planlama varsa elde cikartila da bilir... Ama her halukarda takimin göbekte oynayan esas oyuncusu olamaz... Bu kesin...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-7462825051178720418?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/7462825051178720418/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=7462825051178720418&amp;isPopup=true' title='1 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/7462825051178720418'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/7462825051178720418'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2010/02/fabio-bilica.html' title='Fabio Bilica'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S4hof2sT6SI/AAAAAAAAAe4/xsN3zoYJf3I/s72-c/ihlasndakika%28336%29.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-8227246266826533125</id><published>2010-02-26T02:35:00.000+02:00</published><updated>2010-02-26T03:16:13.354+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Cristian Baroni</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S4cbnrRfK0I/AAAAAAAAAew/IdOjNUUBlP8/s1600-h/cristian_oliveira_baroni56.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 326px; height: 238px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S4cbnrRfK0I/AAAAAAAAAew/IdOjNUUBlP8/s400/cristian_oliveira_baroni56.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5442349043145452354" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Dünkü macla direk ilgilisi yok ama o macin isiginda ve Mehmet Demirkol'un zihnimde soru isaretlerine yol acan dünkü Spor Servisi'inde söyledigi sözler dogrultusunda Fenerbahce kadrosu üzerinde düsünmeye basladim... Sirasiyla bu isimler hakkinda yazacagim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ilk isim de Baroni.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben o mevkinin iki kisiyle kapatilmasindan hostunum. Zihnimdeki futbol matematigi bunu söylüyor. Fenerbahce'de de o bölgenin iki isim tarafindan domine ediliyor olmasine bu yüzden itirazim yok hicbir sekilde...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu isimlerden Emre olanina ise sonsuz derecede güvenim ve saygim var, futbol anlaminda... Su sartlarda Fenerbahce ondan daha iyisini bulamazdi... Benim futbol anlayisimda bu bölgedeki oyunculardan bir tanesi ileriye dogru cikarken digerinin sürekli bölgesinde beklemesi yoktur... Dönüsümlü olarak her ikisi de ileriye cikabilmeli, takimin hücum gücüne katki saglamalidir... Bu noktada Fenerbahce süregiden taktiksel anlayis benim tercihlerime uymamakta. Cünkü Baroni takimin hücum gücüne neredeyse hic katki saglamiyor... Bunun onun bir sucu olmadigi, hocanin bu sekilde istedigini söyleyenler var... Muhtemelen hakilar... Ama derdim o degil, hocanin o anlayisina katilmamakla birlikte, aksi durumda da Baroni'nin takimin hücum gücüne katki saglayacak meziyette olduguna inanmiyorum; onunla ilgili sorun da tam burada zaten...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baroni;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;örnegin bir Emre gibi, rakip cezasahasi disindan etkili sutlar atabilecek, gol pozisyonlarina girebilecek ve etkili toplar atarak ileri uclardaki oyunculari pozisyonlara sokabilecek bir isim midir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ballack gibi tam sahada rakiplerine pres uygulayarak rakiplerini bozabilen ve onlarla gögüs gögüse, omuz omuza mücadele edebilecek birisi midir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rakipler göbekten gelmeye calistiklarinda, onlari Kemalettin gibi söyle bir hirpalayip sarsabiliyor mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Duran ve yan toplarda rakip cezasahasi icerisinde tehlike olusturabilmekte mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya da rakip kanatlara inmisse, Marco gibi, beklerin veya aciklarin destegine yetisebiliyor mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baski altina kaldiginda top saklayabilmekte ve faul alabilmekte midir; yoksa sürekli hatali paslarla savunmada ciddi manada tehlikelerin olusmasina mi yolacar?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendisiyle ilgili söylebilecek tek sey, stoperlerin arasina girdigi ve yeri geldiginde ücücü bir stoper gibi oynadigi... Ama bunu Selcuk da yapabiliyor... Hatta su soruyu soralim, zihnimizdeki daha da berraklastirabilmek adina: Cristian oynamadigi zaman kacimiz, yahu cok büyük eksikligini yasayacagiz simdi bunun, demekte... Hatirlanirsa takimin yildilari, Appiah, Tuncay, Alex, PVH, Nobre vs. oldugu halde Marco'nun sözkonusu olabilecek eksikligi her zaman cok ciddi manada endise yaratirdi insanlarda... Ayni endiseleri biz Cristian icin tasiyor muyuz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabii ki hayir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O halde seven arkadaslari bilemem ama, ben sampiyon olunsa da olunmasa da bu sezon takimdan gönderilmesi gerekenler listesinin basina onu yazacagim, sayet aksi olursa da ben bu yönetim ve teknik ekiple ilgili artik ciddi manada süpheye düsecegim...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-8227246266826533125?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/8227246266826533125/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=8227246266826533125&amp;isPopup=true' title='6 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/8227246266826533125'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/8227246266826533125'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2010/02/fenerbahce-uzerine-spekulatif.html' title='Cristian Baroni'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S4cbnrRfK0I/AAAAAAAAAew/IdOjNUUBlP8/s72-c/cristian_oliveira_baroni56.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-3172166450592386136</id><published>2010-02-26T00:11:00.000+02:00</published><updated>2010-02-26T00:44:35.556+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Süpriz yok; Fenerbahce-Lille: 1-1</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S4b5oDUgTsI/AAAAAAAAAeo/8bJrr9nR2ls/s1600-h/news_manset_resim_h3_fbll.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 202px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S4b5oDUgTsI/AAAAAAAAAeo/8bJrr9nR2ls/s400/news_manset_resim_h3_fbll.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5442311666205216450" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ilk mac arkasindan hic ümidim yoktuysa da, bu maca cikasiya kadar yasananlar ve ortaya cikan müsküliyet takima ekstra bir motivasyon saglayacak ve aslinda hic rasyonel temeli olmayan bir sekilde sahada olaganüstü seyler olacak diye düsünmeye, hissetmeye baslamistim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karsilasmanin ilk yarisi nasil bilmiyorum; ama ikinci yarisinda izledigim takimda bu bahsettigim irrasyonel rüyanin izleri yoktu... Skor aksini söylese de, bence ilkyaridaki takimda da yoktu... Ne kadar motive olurlarsa olsunlar, Bekir'in, Bilica'nin, Selcuk'un ve Önder'in ayni anda yildizlasacagini beklemek hakikaten büyük bir Fenerbahce hastaliginin isaretidir ki anlasilan bende o var...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aci olan son haftalarda ne zaman tam ayaga kalkacakken daha sert bir sekilde yere cakilmayi saglayan yeni bir darbe daha yemis olmak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu karsilasma daha basinda Lille'nin attigi golle 0-1 bitse emin olun su skor kadar yaralayici olmazdi... Bursaspor'a Fenerbahce, o oyunla basladigi ve ilk yarisinda 2 gol buldugu karsilasmadan son 5 dakikada yedigi gollerle 2-3 yenik ayrilmak yerine, ta bastan 3-0 yenik durma düserek maglup olsaydi o kadar darbeleyici olmazdi... Diyarbakir etten duvar örse ve o sekilde mac 0-0 ile sonuclansa, Ayman'dan son saniyelerde yenilen hic yenilmeyecek bir golle berabere kalinan halinden daha az tesirli olurdu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani sözüm o ki, bu sans durumu artik kabul edilemeyecek, tolere edilemeyecek boyutlara ulasmaya basladi... Futbolda olur böyle seyler olur da, hep ayni senaryo her üc güne bir tekrarlaniyorsa artik Aldomovar'in kadinlari gibi sinir krizinin esigine yaklasilabilir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tersinden düsünelim, bu mac 1-0 bitse tur atlasa Fenerbahce, sonuc korkunc derece fayda saglayabilirdi Fenerbahce... Son günlerinde takimi icine soktugu yogun depresyondan cikartma islevi görür, özgüvenin yeninden saglanmasinin önünü acardi... Ama dedigim gibi aksine cok daha büyük bir depresyona sokacak sonucla nihayete erdi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artik 3 cephede mücadele ediyoruz diyemeyecegiz; bu kesin... Türkiye Kupasi'ndan ümitliyim ümitli olmasina da, lig ne olur bilemem...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ligin sonucuna göre Fenerbahce kadrosu üzerinde degismeler olacaktir elbette, ama sonuc sampiyonluk da olsa; bu Cristian ile, bu Önder ve Bilica ile, bu Lugano ile filan olacak isler degil bu isler... Fenerbahce'nin temel 4 transfere ihtiyaci var ki bu asgari sayi... Bunu arttirmak mümkün... Bu niceliksek bir deger, bir de bu isimlerin nasil ve nerden olacaklari önemli... Önliberoya Brezilya'dan getirdiginiz, ciliz ve sünepe Cristian gibi bir isim getirecekseniz yine onun yerine, veya bizatihi ondan memnunsaniz, diyecek sözüm yok benim...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-3172166450592386136?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/3172166450592386136/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=3172166450592386136&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/3172166450592386136'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/3172166450592386136'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2010/02/supriz-yok-fenerbahce-lille-1-1.html' title='Süpriz yok; Fenerbahce-Lille: 1-1'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S4b5oDUgTsI/AAAAAAAAAeo/8bJrr9nR2ls/s72-c/news_manset_resim_h3_fbll.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-1880994466939191618</id><published>2010-02-25T03:07:00.000+02:00</published><updated>2010-02-25T03:22:02.597+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Bu da benim Lille maci 11'im...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S4XQtRNOD_I/AAAAAAAAAeg/kCJ9jLMlcLI/s1600-h/Fenerbahce-Istanbul-gewann-das-Hinspiel-gegen-Chelsea_44c16a0409.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 335px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S4XQtRNOD_I/AAAAAAAAAeg/kCJ9jLMlcLI/s400/Fenerbahce-Istanbul-gewann-das-Hinspiel-gegen-Chelsea_44c16a0409.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5441985200878653426" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Benim bu mactan hicbir sekilde ümitli olmadigimi ilk mac arkasindan yazmistim zaten... Onun üzerine, Santos'un cezasi, Vederson, Özer, Cristian sakatliklarinin eklenmesiyle olay bir hayli dramatik oldugu kadar benim icin eglenceli bir hal aldi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eglenceli bir hal aldi cünkü bu durum muhtemelen futbolcularin üzerindeki gereksiz gerginligi alirken, onlari varlik mücadelesi vermek adina daha da motive edebilir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki bu kadar degil ama yine yokluklar icinde ciktigimir Inönü deplasmaninda gecen sene takimin siir gibi futbol oynadigini hatirliyorum... O takimda stoper kimdi? Gökhan dediginizi duyar gibiyim....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O halde benim kadro önerim de söyledir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Volkan-Önder, Gökhan, Bilica, Bekir-Selcuk, Deniz, Emre-Alex-Semih, Guiza&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gökhan'i Önder'in yerine stoperde tercih etmem, Önder bu mevkide cok hatali oynamasinin yaninda agir Fenerbahce savunmasinin, hizli Lille karsisinda Gökhan'in cabuklugu ile toparlanmaya calismaktan... Besiktas macinda ufak tefek hatalari olsa da bu isi cok iyi yapabilmisti. Deniz'i de özellikle koymak istemedim oraya cünkü, bizler Deniz'in hem stoperde hem de önliberoda sergiledigi performansa sahitiz... Gecmis yillardaki tecrübemiz bize Deniz'den en iyi ortasahada faydalanabildigimizi gösterkirken, onun oynadigi her savunmada ciddi manada sikintilar yasadigimizi hatirlatiyor... Iste en iyi performanslarindan birini gecen haftaki Lille deplasminda sergiledi... O halde bir oyuncunun daha iyi oldugu bir pozisyonda oynatmak varken onu cok da basarili olamadigi yere mahkum etmek neden?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bekir'i sol beke koydum, bilmiyorum oynayabilir mi, ama onun yerine kim oynarsa ondan farkli olur ki? Deniz'i oraya koyacagi söyleniyor hocanin, Deniz, Bekir'den daha mi tertipli bir sol-bek?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ilerdeki kurgu icin zaten cok fazla tartismaya gerek yok...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daum ise bence maca söyle cikar, sayet ben onu taniyorsam:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Volkan- Bekir, Önder, Bilica, Deniz-Gökhan, Selcuk, Emre-Alex, Semih, Guiza&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-1880994466939191618?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/1880994466939191618/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=1880994466939191618&amp;isPopup=true' title='5 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/1880994466939191618'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/1880994466939191618'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2010/02/bu-da-benim-lille-maci-11im.html' title='Bu da benim Lille maci 11&apos;im...'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S4XQtRNOD_I/AAAAAAAAAeg/kCJ9jLMlcLI/s72-c/Fenerbahce-Istanbul-gewann-das-Hinspiel-gegen-Chelsea_44c16a0409.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-5614590028447299691</id><published>2010-02-25T01:40:00.000+02:00</published><updated>2010-02-25T04:31:24.441+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Analiz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Medya'/><title type='text'>"Oyunun güzelligine inanan iyi futbol dilencisiyim" yalani</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S4XEjyqPH7I/AAAAAAAAAeY/zaAcaEPuhrQ/s1600-h/joseR_468x639.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 293px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S4XEjyqPH7I/AAAAAAAAAeY/zaAcaEPuhrQ/s400/joseR_468x639.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5441971843920502706" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Memlekette bir de böyle futbolsever kitle var... Yaslari 20'lerden baslayip 40'a dogru uzanan; egitimli; futbolu cok az oynamis, ama cok seyretmis; sehirli; mutlaka yabanci dil bilen bir topluluktan bahsediyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunlar blog sahibi; üniversite ögrencisi; NTVSpor, Kanal 24, Haberturk, SKY Türk vs. gibi kanallarda program yapan, yöneticilik, editörlük yapan insanlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu insanlari ortak noktada bulusturan bir baska özellikleri ise, mütemadiyen futbol denen oyunun güzelliklerine inandiklarini söylemeleri; 'gerektigi zaman' kendi takimlarindan kendilerini soyutlayarak, neredeyse bütün takimlara ayni mesafede duruyoruz numarasi cekerek her bir takim ve durum hakkinda ahkam kesmeye kalkmalari... Onlar icin önemli olanin forma renginin degil evvala sahada oynanan oyun oldugu yalanina inanmamizi beklemeleri...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu grubun olaylari okurken ki tavirlarinda bariz bir kibiri görmek de kacilnilmaz. Mesela bunlar yurtdisini da takip edebildikleri icin futbolu, bu oyunu yorumlamaya calisan emekli futbolcu yorumculardan daha iyi anladiklarini, daha iyi bildiklerini küstah bir kibir ve onlari asagilayarak belli ederler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bundesliga hakkinda malumat sahibi olmak, Hoeness'i tanimak, Magath takimi kosar abi demek, Mourinho söyle kirik adam saptamasini özel oldugunu sandigi bir anektodla desteklemeye calismak, Ingiltere'yi yakindan takkip etmek vs. vs. vs. bu insanlara diyelim bir Selcuk Yula'yi, bir Cüneyt Tanman'i, bir Sanli Sarialioglu'nu, Ridvan Dilmen'i filan müstehzi ifadelerle asagila hakki verir... Onlarla ilgili konusurken, bunlar sadece topa vurmayi bilen, kücük beyinli, kültürsüz, yurtdisindan haberi olmayan cahil insanlar altmetni net bir sekilde okunur...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu grupla ilgili cok önemli bir karakteristiki özellik de, yabanci hocalara karsi ciddi manada bir hayranlik duymaktir... Burda tipik bir kendi toplumuyla iliski kuramadikca icinde bulundugu cemaatin cöplügünde debelenmekte olan ücüncü dünya ülkesi aydin kompleksini görmek mümkündür...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örnegin bu ülkeden bir sekilde gönderilmis hocalarla ilgili, "yav bu hocada isini yapamamisti, basarili olamadi, kulüp yolunu ayirdi" veya "aslinda iyi hocaydi ama kulüp onu gönderdi, bence taktiksel ve yönetimsel anlamda yanlisti bu hamle" seklinde analize dayali okumalar yapmak yerine, iceriye dönük " ya biz Eric Gerets'i de kovmadik mi, simdi Alman Milli Takimi'nin basindaki adami kovalamaktan beter etmedik mi, filancagi Yeniköy kasabi ilan etmedik mi" seklinde ironik ve güya özelestiri iceren cümlelerle aslinda basbaya kendisini disinda tuttugu is bilmez, futbol bilmez, cahil Türk spor camiasini asagilarlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesela 2008 Avrupa Sampiyonasi sirasinda bu bahsettigim sporsever cemaatinin en belirgin üyelerinden bir tanesi Hirvat Milli Takimi'nin hocasini Bilic'i korkunc bir hayranlikla övmekle mesgulken Fatih Terim'i sadece asagiliyordu... Fatih Terim'i savundugum sanilmasin, hic sevmem; ama onun karsisinda konumlandirilan Bilic en az onun kadar uzak durulasi ve elestirilesi birisidir... Halbuki bizim bu ücüncü dünya ülkesi aydini kompleksi tasiyan futbolsever cemaatimiz, sirf yabanci oldugu icin onun cok makbul oldugu bir insan oldugu kanaatini tasir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örnegin, Thomas Doll gibi vasat bir hocayi koyduklari yeri görüyoruz... Verdigi performans ile o cikartildigi yer ve gösterilen asiri tolerans esit oranda midir sizce; yoksa onun yabanci bir hoca olmasi midir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu durumun cok daha bariz bir sekilde billurlastigi daha iyi bir isim var elimizde; Rijkaard... Neredeyse bir tanri yerine konulan ve yaptigi her seyde keramet aranirken, hicbir sekilde elestirilemeyen Rijkaard'in ismi üzerinde ama onun giyabinda tam manasiyla bir ikiyüzlülük ve ahlaksizlik durusu sergilenmektedir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oyunun güzelligine inanlar icin Daum'un oynattigi futbol kazanmamali derken, Rijkaard gibi "total futbol"un temsilcisi, sadece oyunun güzelligi ile ilgilenen birisinin desteklendigi aciktir... Iste ahlaksizlik burda baslar cünkü iki hocayi da izleyen tarafsiz bir göz son haftlardaki maclardan sonra, Daum'u sadece göze hos gelen futbol oynatmak isteyen bir meczup olarak düsünürken, Rijkaard'i tam manasiyla sonuc odakli is yapan bir pragmatist sanir... Ama dedigim gibi bu grubun derdi, hakikatler degil, zihinlerinde yarattiklari ilüzyon ve kendi cöplüklerinde yasadiklari gerceklerdir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pekii neden Daum da yabanci oldugu halde bu insanlar tarafindan itibar görmez; cünkü Daum bu ülkeye geldikce buranin insanina yaklasmis, kendisini buraya uydurmakta sikinti yasamamis, bundan gocunmamis ve bunu kompleks yapmamis; yani olumlu ya da olumsuz burali gibi olmaya baslamis bir isim... Bu ülkenin geri kalmis futbolunu gelistirmek icin disardan gelmis uhrevi bir varlik (Rijkaard) gibi degil, o futbol vasatinin icindeki herhangi bir yerli hoca gibi durmaktadir... Ama bunun yaninda ve daha da önemlisi yasadigi kokain skandaliyla kendi kendisini bitirmesidir... Emin olun ayni Daum, o kokain skandaliyla karsi karsiya kalmasa cok büyük olasiklikla Alman Milli Takimi'nin hocasi olmus olacakti ve o zaman ona bakislar simdikinden cok daha farkli olurdu... IlkBesiktas döneminde durum bundan cok da farkli degildi zaten. Dahi Daum yakistirmalari, simdi yaptigi herseye kibirle bakilan bu adama durduk yere yapilmamisti...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun bir ic dökme oldu, farkindayim... Ama ne zamandir beni rahatsiz eder bu durum... Cünkü bu tutarsizlik, bu ahlaksizlik cekilir gibi degil... Bir taraftan biz oyunun güzelligine inaniyoruz, önemli olan öncelikle futbol, oyunu cirkinlestiren rakibini oynatmayan bu ligin anadolu takimlarindan igreniyorum, sahada sadece futbol oynatmak isteyen Rijkaard'i o yüzden bu kadar seviyorum laflarinin arkasindan Mourinho'ya duyulan hayranlik beni kusturma noktasina getirdi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ziya Dogan futbol katili, Mourinho bir sihirbaz ve karizma...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-5614590028447299691?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/5614590028447299691/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=5614590028447299691&amp;isPopup=true' title='1 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/5614590028447299691'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/5614590028447299691'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2010/02/oyunun-guzelligine-inanan-iyi-futbol.html' title='&quot;Oyunun güzelligine inanan iyi futbol dilencisiyim&quot; yalani'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S4XEjyqPH7I/AAAAAAAAAeY/zaAcaEPuhrQ/s72-c/joseR_468x639.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-8777383236876248073</id><published>2010-02-24T02:55:00.000+02:00</published><updated>2010-02-24T04:29:24.852+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Analiz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Medya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Bari sen yapma bunu Ridvan</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S4SDkw07aCI/AAAAAAAAAeQ/7oc_4KSc0w0/s1600-h/daum.bmp"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 301px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S4SDkw07aCI/AAAAAAAAAeQ/7oc_4KSc0w0/s400/daum.bmp" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5441618917375830050" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ridvan Dilmen, Bursaspor hezimetinden sonraki %100  futbol programinda, Daum'un Alman Die Welt gazetesine verdigi röportajdan bahsediyor ve hocanin menejere ihtiyaci oldugunu söyledigini bunun da anlaminin onun Aykut'tan rahatsizlik duymak oldugunu söylüyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haber su &lt;a href="http://www.milliyet.com.tr/iste-daum-un-derdi-ridvan-dilmen-den-sok-iddia/spor/sondakika/24.02.2010/1202886/default.htm?ver=33"&gt;linkten&lt;/a&gt; okunabildigi gibi, www.ntvmsnbc.com'dan video galeriye girilerek adi gecen programin 22 subat tarihli sayisindan görüntülere de ulasabilabilir... Video'nun 17:20'inde bu noktalar basliyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Simdi gelin Daum'un &lt;a href="http://www.welt.de/sport/fussball/article6377134/Warum-Christoph-Daum-Mitleid-mit-dem-DFB-hat.html"&gt;röportajina&lt;/a&gt; bakalim;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;"...Oliver Bierhoff ist enorm wichtig. Auch er hat einen großen Anteil  daran, dass sich das Bild der Nationalmannschaft so ins Positive  verändert hat. Seine Position, quasi die Schnittstelle zwischen  Mannschaft und Verband, ist heutzutage in diesem Geschäft unverzichtbar.  Bei all´ dem, was auf die Trainer und die Spieler einprasselt, brauchst  du jemanden, der dir den Rücken frei hält oder auch mal das Wort  ergreift, wenn es unbequem wird..."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Simdi de bunun cevirisini yapalim:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Oliver Biefhoff cok önemlidir. Alman Milli Takimi'nin resminin pozitif manadaki büyük degisiminde onun da cok büyük bir katkisi vardir. Onun, takimla ile federasyon arasindaki pozisyonu bu sektörde artik vazgecilmezdir. Hoca ve futbolcularin baski altina alindigi her noktada arkanda olan, gerekli noktalarda gerekli aciklamalari yapan böyle birisine ihtiyacin vardir"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Simdi siz bu yazida Aykut'a hocanin lafi nasil getirdigini, Aykut'u ne sekilde ima etmis olabilecegini sormaz misiniz kendinize... Burdan Ridvan Hoca'nin anladigi manada bir yorumu cikartmak onun kelimeleriyle ifade edersek "kizim sana söylüyorum gelinim sen anla" zorlamasiyla  ancak mümkün olabilir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ise neresinden tutarsaniz tutun, elinizde kalir cünkü:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Birazcik Avrupa tecrübesi olanlar, Bati toplumunun imalarla konusmaktan cok fazla haz etmedigini daha dogrusu buna yatkin olmadiklarini, söylemek istediklerini daha direk söylediklerini bilir. Bu 'kizim sana söylüyorum gelinim sen anla' anlayisi tam da ifadenin kendisini acik ettigi gibi sark kültürüne aittir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Bati-Dogu arasindaki benim yukarda yaptigim yüzeysel sosyolojik tespitten bagimsiz olarak, bu tip isleri yapanlarin, gazetcileri kastediyorum, yani iste mesela Ridvan Hoca'nin, beyan neyse ona bakmasi gerekir, beyanda olmayanlara mevzuyu baglamasi, kendince zorlamala yorumlarda bulunup, cikarimlar yapmasi dogru olmaz... Röportajin gerek bizi ilgilendiren Bierhoff gerekse de geri kalan kisminda 'Aykut', 'Fenerbahce', 'Daum'un Fenerbahce yasadigi sikintilar' filan seklinde konus basliklari asla sözkonusu degildir... Yukarda link var, isteyen acar okur, Almacasi olmayan da bana güvensin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Bütün bunlarin disinda bu röportajin neden yapildigini bilmemek, konunun ne üzerinde döndügünden haberdar olmamak, sonucta böyle haksiz cuvallamalara yol acar maalesef, cünkü hikayenin esasi su sekildedir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alman Futbol Federasyonu ile Löw-Bierhoff ikilisinin basini cektigi teknik ekip arasinda gecen haftalarda bir sözlesme uzatma krizi yasandi. Bu kriz iyi sonuclanmadi ve icerde yasanan tartismalar hic olmayacak sekilde disari yansidi... Daum'a da temelde bu sorulmus; ondan bu krizi nasil yorumladigi ve bu konu hakkinda ne düsündügü ögrenilmek istenmis...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daum da soruya, Federasyonun bu yaptigini anlamadigini, belki kendi degerini düsürmek istemedigini ama bu sekilde davranarak cok daha büyük bir imaj kaybina ugradigi seklinde yanit vermis.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akabinde de gazeteci, Bierhoff'un özellikle de bu tartismada cok fazla elestirildigini, en büyük imaj kaybina onun ugradigini ve e&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;n önemlisi bugün medyada onun ne icin gerekli oldugu sorsunun soruldugunu&lt;/span&gt; söylemis... Iste bütün bunlarin üzerine Daum, Bierhoff konusa deginmis ve yukarda da cevirdigim gibi onun gereksiz oldugu iddia edilen görevinin öneminden hicbir sekilde Aykut'a gölge düsürme imasi tasimayan cümlerle bahsetmis...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Röportajin geri kalan kisminda ise, Daum, eski takimlari Köln ve Leverkusen'in ligteki durumlari hakkinda konusmus...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün olay budur...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burda sorulacak soru su sevgili Ridvan Dilmen'in nasil böyle bir yaklasim sergiledigidir... Tahmin ediyorum Hoca güvendigi bazi insanlar tarafindan kandirildi... Onun Almanca bildigini sanmiyorum, Alman futbolunu takip ettigine, bu Bierhoff-Löw-Federasyon ekseninde dönen tartismalardan haberdar olduguna inanmiyorum... Galiba birileri- kimse artik o insanlar bilmem ama, iyi niyetli olmadiklari kesin; Ridvan hocayi bu konuda manipüle etmis... O da maalesef özellikle de son haftalardaki sonuclarin kizginligi ile olsa gerek buna inanmis veya inanmak istemis...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üzücü... En azindan sözkonusu Aykut Kocaman oldugu icin Ridvan Hoca bu konuda daha dikkatli olmaliydi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-8777383236876248073?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/8777383236876248073/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=8777383236876248073&amp;isPopup=true' title='3 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/8777383236876248073'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/8777383236876248073'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2010/02/bari-sen-yapma-bunu-ridvan.html' title='Bari sen yapma bunu Ridvan'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S4SDkw07aCI/AAAAAAAAAeQ/7oc_4KSc0w0/s72-c/daum.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-2208577665905294172</id><published>2010-02-23T16:22:00.000+02:00</published><updated>2010-02-24T01:10:46.782+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Analiz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Yüzlesme</title><content type='html'>17 YY.'da yasamis ünlü Hollandali filizof Spinoza meshur kitabi Ethika'da ask ve sevgi konularina da deginiyor. Ve bunu tanimlarken sunlari söylüyor:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"...eğer birinin beni sevdiğine inanırsam ve kendimde bunun için bir neden  bulamıyorsam, onun sevgisine inanmamın bende uyandırdığı sevincin  nedenini kendimde değil başka bir yerde, yani onda bulabileceğim  anlamına gelir bu. Sevgisinin nedenini kendimde bulduğumda ise (gencim,  güzelim, ona çok iyilikler yaptım), karşılığında onu "zoraki" sevmem,  sevsem sevsem dolaylı olarak severim: ya onun sevgisini de ekleyerek  kendime duyduğum öz-sevgiyi arttırırım (onun sevgisiyle kendimi severim)  ya da, yaklaşık aynı anlama gelmek üzere, onu severim, ama ancak  kendimi sevmeme destek olduğu ölçüde...(Ulus Baker'in aktarimindan)'"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dikkat edilirse tanimladaki ikinci bölümde isaret edilen sevgi türü narsist bir sevgi türüdür... Uzun yillardir bir kizin pesinde kosmus bir delikanliya kiz yillar sonra olumlu cevap verirse sayet, bu, o zamana kadar kizin o genci sevmeyip o andan itibaren birden bire sevmeye baslamasi degildir elbette. O gence cevap vermeye basladigi anda söylenebilecek olan sey: o gencin varligi kizin kendi öz-sevgisini arttirmaktadir ve o yüzden daha fazla karsisindakini reddedememektedir. Yani o cocugun ona hayranligi, onun pesinde kosup durmasi vs. onun kendisini sevmesine destek oldugu icin artik karsilik vermeye baslar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taraftarlarin takimlarina olan sevgisi de bu yukardaki ikinci kisimdaki narsist sevgi türüne benzemektedir... Özellikle Fenerbahce taraftarinin büyük bir cogunlugunda bu hastalikli sevgi bagini görmek mümkün. Kimsenin sahadaki oyunu, sadece ve sadece takimin kendisini, rengini ve varligini sevmeye niyetleri yok. Takimlarina, hocalarina, yöneticilerine karsi bagislayici olamiyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün bunun tek sebebi var; cünkü onlar aslinda Fenerbahce'yi degil, kendilerini seviyorlar. Bir sekilde gönül bagi kurduklari bu takim galip geldigi ölcüde onlarin kendi öz-sevgilerini destekleyen bir nesne. Galip gelenimedigi anda da bu destek olmadigi icin o ös-sevgi yikima ugruyor bu da arkasindan nefreti getiriyor... O nefret ki, takimin baskanini, kulübün efsanevi ismini, bence isini oldukca iyi yapan teknik adamini, ve nihayet dagilmis golcüsünü nefret objesi olarak gösterebiliyor... Takim 2-1 öndeyken ve ihtiyaci olan sey ücüncüyü atmaktan evvel, ikinci yememek iken sahadaki oyuncusunu isliklayip Semih'i oyuna aldirabiliyor... O derece gözü dönmüs bir nefret bu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün blog aleminin belki de en etkili ve güclü Fenerbahceli sitelerinin birinde (Papazin Cayiri) Aziz Yildirim'i istifaya davet eden bir yazi okudum... Bu bakis acisiyla neyi degistirecek o istifa... Kulübe, yapilanlara veya yapilamayanlara böyle baktiktan sonra, her seyden önemlisi böyle hastalikli bir iliskiyle takima bagli olduktan sonra Yildirim'in istifasi neyi degistirecek? Cünkü gelen baskana da ayni sekilde bakilacak... O zaman da önde oynayan takimi isliklanacak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O zaman da sampiyon olmayalim, bu sahada gördügümüz olumlu yönlerin üzerine koyarak seneye devam edecek olsak her sey daha iyi olur denilmeyecek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bence taraftar kendisiyle yüzlesmeli ve kendisi üzerinde düsünmeye baslamali...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tam da bu noktada dünden kalan ve benim icimi ferahlatan yazarlari ve yazilari buraya ekleyecegim:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.  &lt;a href="http://stereocipolla.blogspot.com/2010/02/fenerbahce-2-3-bursaspor.html"&gt;Stereo Cipolla &lt;/a&gt;&lt;br /&gt;2. &lt;a href="http://atleticobonito.blogspot.com/2010/02/lutfen-susar-msnz.html"&gt;Atletico Bonito&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;3. &lt;a href="http://zysoccer.blogspot.com/2010/02/guiza-aglad.html"&gt;Zysoccer&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;4. &lt;a href="http://www.tirajik.com/sakin-kafayla-durum-uzerine/"&gt;Tirajik&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;5. &lt;a href="http://benfenerbahceliyim.blogspot.com/2010/02/vurmayn-adam-oldu.html"&gt;Ben Fenerbahceliyim&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;6. &lt;a href="http://tamchee.blogspot.com/2010/02/asl-size-yuuh.html"&gt;Tamchee&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;7. &lt;a href="http://www.hayatimfenerbahce.com/2010/02/23/bursaspor-maci-uzerine/comment-page-1/#comment-6406"&gt;Hayatim Fenerbahce&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-2208577665905294172?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/2208577665905294172/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=2208577665905294172&amp;isPopup=true' title='3 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/2208577665905294172'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/2208577665905294172'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2010/02/bilancoyu-cikartalim.html' title='Yüzlesme'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-6541304794713704553</id><published>2010-02-23T02:08:00.000+02:00</published><updated>2010-02-23T04:21:45.845+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Yanlislar... Dogrular...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S4Mk_GyrtzI/AAAAAAAAAeI/udjGh64oiaU/s1600-h/99853932.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 250px; height: 188px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S4Mk_GyrtzI/AAAAAAAAAeI/udjGh64oiaU/s400/99853932.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5441233441367242546" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bu aksam tam bir kirilma noktasiydi bana kalirsa... Bu maglubiyetle artik ben Galatasaray'in sampiyonlugunu ilan edecegim, hayirli olsun...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öfkem cok yüksek. Sadece takima ve yönetime degil... Ayni zamanda kendisini taraftar olarak niteleyenlere... Takimi 2-1 öndeyken sahada oyuncusunu yuhalayan simarik, hicbir seyi begenmeyen sinik taraftara...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazen birtakim kararlar alirsiniz, siz alirken o karari "dogru" oldugu icin alirsiniz, ama sonuca ondan bagimsiz o kadar cok degisken etki eder ki, aldiginiz karar tüm dogruluk islevini yitirip yanlisa evrilir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Iste Fenerbahce yönetimin devre arasi transfer yapmamasi hamlesi böyle bir sey... Esasina bakarsaniz o hamle, bence yönetimin dogru bir hamlesiydi... Ilkesel olarak devre arasi transfer yapmanin dogru olduguna inanmak, büyük takimlarin bunu yapmadigini düsünmek, esas transferin yazin yapilabilcegini ileri sürmek benim de fikirsel olarak yakin durdugum bir nokta. O yüzden bu hamleyi onaylamistim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat bugün baktigimizda, önce cok iyi oynadiginiz karsilasmalarda Ayman'in ve Promise'nin bir kez daha kolay kolay atamayacagini golleriyle rakiblerinize puanlar kaptiriyorsunuz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cok iyi bir performans gösterirken Ugur sakatlaniyor. Kulübe gücünüz bir anda zayifliyor... Yetmiyor Deivid sakatlaniyor... Bir potansiyelden daha yararlanmaz hale geliyorsunuz... Özer sik sik sakatlaniyor, Topuz sakatlaniyor filan falan... Sonra defansinizdaki önemli oyunculardan bir tanesi sakatlaniyor... Onun yerin oynayan Deniz esasinda cok iyi oynadigi bir macta cok büyük bir kisisel hata yaparak gole neden oluyor ve belki de tura mal oluyor... Ve burdan hareketle de savunmada personal eksikligi ile karsi karsiya kaliyorsunuz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün bu sonuclar isiginda o zaman transfer yapmamak degil megerse pekala yapmakmis dogrusu diye düsünmeye baslaniyor... Yönetim is bilmez, beceriksiz, su veya bu... Elestirilerin bini yine bir paradan dolasima sürülmeye baslaniyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burdaki bakis acisi mekanizmasi daha cok söyle calisiyor. Savunmaya ve kanatlara birer tane adam alinmaliydi. Bunu söylerken varilan yargi o alinacak olan isimlerin birden bire yerlerine oturacaklari ve bastan itibaren takima kusursuz performans sergileyecekleri kabulüne dayaniyor. Devre arasi transferlerinden Galatasaray sözgelimi halen sadece Neill'den verim alabildi... Diger ikisinden haber yok. Ayni sekilde Fenerbahce'nin alacagi varsayilan o savunma ve kanat oyuncusundan ne kadar verim alabilecegini nerden biliyoruz? Alindigi varsayilan bu isimler oynasaydi Lille, Diyarbakir, Bursa, Manisaspor karsilasmalarini kazanacagimiza nasil bu kadar emin olabiliyoruz...?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün karsilasmanin tamamina bakamadim. Izledigim süre zarfindan takim 2-1 öndeydi hic de fena oynamamaktaydi. Ben yine son dakikalarda bir gol yenecegi ve bu macinda berabere bitecegi korkusunu tasidim o sirada da... O durum baska, onun kökeninde yatan daha yapisal bir sorun; devre arasinda transfer yapilmamasi, Guiza'nin sahada tutulmasi, Deniz'in savunmada oynamasi filan degil...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahce'nin sorunu daha yapisal... Maalesef cok iyi bir transfer akliyla hareket edilmiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesela Daum'un sirf teknik adamlik becerileri sayesinde buldugu cok iyi bir önlibero olan Aurelio'yu kaybedecegini aylar öncesinden bildigi halde onun yerine koyabilecegi iyi bir önliberoyu arkasindan iki sene gecmis olmasina ragmen bulabilmis degil... Maldonado, Josico ve nihayet Cristian gibi yeterisiz isimlere harcana onca para ve baglanan ümitler duruyor kapi önünde...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Takimda Alex gibi bir oyuncu oldugunu bile bile ve bu oyuncuyla ancak hangi sartla nasil oynacagini asagi yukari kestirebildigin halde onun önüne forvet diye kah Kezman'i, kah Guiza'yi getirip koyuyorsun; ikisi de birbirine benzer özellikler tasiyan, ve bu yapida takimin tasimayacagi iki golcü tipi... Halbuki birazcik bunun üzerine kafa yoran bir futbol akli o noktaya en azindan Kezman deneyiminden sonra ve Nobre gercegini bildigi halde, Nobre'nin bir gömlek üstünü arardi... Halbuki onlar Kezman'in bir gömlek üstünü aldilar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Koca bir transfer döneminin sonunda Brezilya'dan kanat oyuncusu getirdik degiler, oralari bildigini iddia edenler ayilip bayildi buna; adam önce acik degil sol-bek dendi o yüzden performans gösteremiyor dendi, sol-bekte ise hücum anlaminda takima iyi katkilari olsa da savunma konusunda cok cürük cikti... Bunca savunma zaafiyetini temelinde sadece Bilica mi yatmakta sizce?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maalesef Fenerbahce yönetimi, ben onlari cogu zaman cogu yerde savunmusumdur ama yillardir transfer hamlelerinden ciddi manada cuvallamakta... Bunu yaparken en azindan son sene kötü sayilmayacak bir politika izlediler aslinda. Ama iste verim maalesef ortada... Belki de bu kadar yogun Güney Amerikali sevdasindan vazgecmenin zamani geldi...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-6541304794713704553?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/6541304794713704553/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=6541304794713704553&amp;isPopup=true' title='7 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/6541304794713704553'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/6541304794713704553'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2010/02/yanlislar-dogrular.html' title='Yanlislar... Dogrular...'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S4Mk_GyrtzI/AAAAAAAAAeI/udjGh64oiaU/s72-c/99853932.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-6860534965435569406</id><published>2010-02-22T18:38:00.000+02:00</published><updated>2010-02-22T18:47:43.960+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Basketbol'/><title type='text'>Sevinc ile Hüzün arasinda beynamaz kalmak!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S4K0-3zzBXI/AAAAAAAAAeA/3JXTz4HG58I/s1600-h/2008-10-10_tanjevic446.JPG"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 266px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S4K0-3zzBXI/AAAAAAAAAeA/3JXTz4HG58I/s400/2008-10-10_tanjevic446.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5441110292043072882" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahce erkek basketbol takiminin son 10 günde ortaya koydugu performans; "ezeli rakibi" Efes Pilsen'i bu arada iki defa yenmesi, yillar sonra Türkiye Kupasi'na ulasmasi taraftarlar arasinda bir yandan sevinc yaratirken, diger taraftan endiselenmeye neden oldu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hüzünün sebebi, Tanjevic. Takim bu basariyi devam ettirirse, sene sonunda sampiyon da olursa, kötü performans gösterdigi sirada hocasinin arkasinda duran yönetim onu göndermeyi saniyorum düsünmeyecek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Isin arkasinda baska seyler var deniyor, Yildirim cesitli ricalarla onu takimin basinda tuttu deniyor falan filan... Ben bilmiyorum bunlarin hicbirini... Benim aklim ermez o islere... Basketbola uzun zamandir uzak oldugum icin Tanjevic hakkinda da kendime ait fikirlerim de gelismis degil... O yüzden herhangi bir tarafa bükemiyorum kalemimin ucunu... Ama bu isler üzerine kafa yoran taraftarimizin durumu bir hayli düsündürücü...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir tarafta hem sampiyon olmus hem de Türkiye Kupasi'ni kazanmis bir takim ve hoca, diger tarafta bunlara sevinirken bu yüzden takimin basindaki "karin agrisi"na bir sene daha katlanma mecburiyeti... Gercekten zor bir durum....&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-6860534965435569406?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/6860534965435569406/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=6860534965435569406&amp;isPopup=true' title='1 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/6860534965435569406'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/6860534965435569406'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2010/02/sevinc-ile-huzun-arasinda-beynamaz.html' title='Sevinc ile Hüzün arasinda beynamaz kalmak!'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S4K0-3zzBXI/AAAAAAAAAeA/3JXTz4HG58I/s72-c/2008-10-10_tanjevic446.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-1067592681190151662</id><published>2010-02-22T14:30:00.000+02:00</published><updated>2010-02-24T03:58:08.655+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Analiz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Medya'/><title type='text'>Ridvan'a bir özür borcunuz yok mu?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S4J8OgR4PZI/AAAAAAAAAd4/aFlut0fPwrU/s1600-h/ridvan_dilmen.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 250px; height: 261px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S4J8OgR4PZI/AAAAAAAAAd4/aFlut0fPwrU/s400/ridvan_dilmen.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5441047888441916818" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Dünkü derbi sonrasi yazilan yazilardan bir tanesi cok ilgi cekiciydi. Demirkol'un bugünkü Milliyet'te cikan&lt;a href="http://www.milliyet.com.tr/z-plani/mehmet-demirkol/spor/yazardetay/22.02.2010/1202166/default.htm?ver=60"&gt; yazisindan&lt;/a&gt; bahsediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diyor ki Demirkol,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Savunması sorunlu bir takım olarak başladığı sezonda &lt;/span&gt;&lt;span class="tag" style="font-style: italic;"&gt;Galatasaray&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; artık dinamik bir savunma takımı&lt;/span&gt;..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve devam ediyor,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;"...Başta Hollandalının bir B planı olmayışı eleştiri konusuydu. Atletico  maçı dün önümüze bırakın B’yi Z planını koydu. Galatasaray sezon başında  neyi temsil ediyorsa bugün tam tersi noktada çünkü...&lt;/span&gt;"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Demirkol burda yuvarlak konusmus. Rijkaard'in B plani olmayisi elestiri konusuydu derken, elestiriyi yapani ve o elestiriyi yapti diye o kisiye neler yapildigini es gecmis... Bunu ilk olarak elestiri konusu yapan Ridvan Dilmen'di... Ve o bu lafi eder etmez, tanrilarina laf edilmesinden dolayi ciddi manada yaralanma yasamis narsist Galatasaray taraftari, kendisine etmedik küfürler, yapmadik hakaretler birakmamisti...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aceto adli blogun sahibi kendi bilmez de ayni hakareti edenlerden birisiydi, genc sporseverlerin sevgilisi Banu Yelkovan, hakaret olmasa da müstehsiz bil dille Ridvan'i diline dolamisti, ve yukardaki yazinin sahibi olan yazar da, üstü kapali olarak Ridvan'a cakanlardandi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neydi bu Rijkaadrperestlerin o zamanlar söyledikleri; "Rijkaard sistem hocasidir, karsisindaki rakibe ve sonuca göre sistemiyle oynamaz, bir A plani olusturur ve onu mükemmellestirmekle ugrasir" vs.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün gelinen noktada ise yine Demirkol'dan alinti yaparak,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;"...Yani Rijkaard bırakın A planından B’ye geçmeyi, Z’yi bile zorluyor...&lt;/span&gt; &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Oyunu  enine geniş oynayan bir takım olmaktan dar alan savunması yapan ve  direkt kaleye yönlenen bir ekibe çevirildiler...."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Galatasaray'in geldigi noktadan hayranlikla bahsedebiliyorlar... Hadi anliyoruz, Rijkaard ne yaparsa yapsin bunda bir keramet bulacaksiniz; ama en azindan aylar evvel bugün Rijkaard'in övdügü yönlerinizi eksik oldugu icin elestiren adama karsi yaptiginiz hakaretlerden dolayi özür dileyin...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-1067592681190151662?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/1067592681190151662/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=1067592681190151662&amp;isPopup=true' title='7 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/1067592681190151662'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/1067592681190151662'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2010/02/ridvana-bir-ozur-borcunuz-yok-mu.html' title='Ridvan&apos;a bir özür borcunuz yok mu?'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S4J8OgR4PZI/AAAAAAAAAd4/aFlut0fPwrU/s72-c/ridvan_dilmen.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-8986779998821835846</id><published>2010-02-22T01:52:00.000+02:00</published><updated>2010-02-22T02:44:53.841+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Turkcell Süper Lig'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Besiktas'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Galatasaray'/><title type='text'>Fenerbahceli icin derbi sonucun anlami ve Keita'nin dirsegi</title><content type='html'>Fenerbahce'yi cok ciddi bir sekilde ilgilendiren bir derbi daha geride kaldi. Bazilari saniyorum ortaya cikan sonucun tam da Fenerbahcelilerin istedigi bir sonuc oldugunu iddia ediyor veya düsünüyorlar. Hakikaten öyle mi pekii?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün Fenerbahceliler adina konusamam, ama benim icin bu sonuc iyi bir sonuc degil. Kazanan taraf Besiktas olsaydi daha cok mutlu olurdum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Söyle ki;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Galatasaray icin Inönü'de alinacak olan bir 1 puan hic de kayip sayilmaz. Olagandir, sampiyonluk hesaplamalarinda mutlaka defterlerine bu maci 1 puan olarak yazmislardi. En azindan bu maca kadar da ligin zirvesinde olduklari ve simdiye kadarki hesaplarinda cok tutarsizlik olmadigi icin bu mactaki "normal" karsilanacak olan beraberligin illaki yerine bir galibiyet ikame edilme zorunlulugu dogmamisti. Hafta ici Atletico deplasmanindan elde edilen avantajli skorun  üzerine bu aksam da en azindan yenilmemis olma hali camia üzerinde ciddi manada olumlu bir hava yaymistir. Zaten Galatasarayli bloglar arasinda biraz dolasirsaniz cok rahatlikla anliyorsunuz bu moral motivasyon halini. Sahadaki futbolcu özgüveni biraz da taraftarindaki bu destekten bulmakta. Sampiyonluk yarisinda bu cok önemlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Su anda Fenerbahce'nin de en cok sahip olmasi ama ayni zamanda en az sahip oldugu seydir bu moral olgusu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Besiktas'in galibiyet almasinda halinde yarisa Fenerbahce ve Galatasaray kadar ortak olacagi icin bu aksamki sonucla en azindan onun bir miktar geride kalmasi durumu Fenerbahceli acisindan bir avantajmis gibi gözükebilir ilk basta, zaten Fenerbahceliler icin en iyi sonuc beraberlikti yanilgisi burada basliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cünkü Besiktas'in o kadar cok sorunu var ki, hem saha ici hem de saha disi anlaminda, bu aksamki olasi bir galibiyetle sansi diger ikisine karsi en azindan kagit üzerinde esit gibi gözükse de ilerleyen dönemlerde yeniden tökezleyecegi icin iki takima en azindan bu sene rakip olamayacagini en bastan beri düsünmekteyim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabii bir de Keita mevzusu var deginmek istedigim. Kendisinin attigi bu ücüncü dirsek. Hani söyle oyuncuyu gecerken yanlislikla elim carpti süsü verilen direklere de benzemiyor bunlar. Direk... Bunun anlami kirmizi ve oyuncunun cezalandirilmasi. Bu pozisyonlara görüntülerden ceza veriliyor diye biliyorum, yanlis bilmiyorsam. Kasimpasa maci sonrasi cezalandirilmamisti saniyorum, bu aksam en azindan bunun görülmesi lazim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Keita'nin belliki karakter bozuklugu oldugunu gösteren bu cirkinlikleri 'ama ona onca faul yapan oyuncuyu hakem bir sekilde sari kartla kontrol altina almadigi icin o da sinirlenip dirsegi vuruyor napsin, hakem Ibrahim'in sertliklerine göz yummaliydi' seklinde hafifletmeye calismak ise ahlaksizlikla es degerdir. Yildiz futbolculari koruyalim yaygarisini yaparken  o yildiz futbolcularin bu yaptiklarini da elestirmeden gecmeyelim... Keita'nin yaptigi tekil bir olay degil; bu üc oldu...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-8986779998821835846?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/8986779998821835846/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=8986779998821835846&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/8986779998821835846'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/8986779998821835846'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2010/02/fenerbahceli-icin-derbi-sonucun-anlami.html' title='Fenerbahceli icin derbi sonucun anlami ve Keita&apos;nin dirsegi'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-1847782097676160603</id><published>2010-02-21T14:53:00.000+02:00</published><updated>2010-02-21T15:19:02.402+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='harici'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Medya'/><title type='text'>Overrated#1: Yildirim Türker</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S4Ettmlmt-I/AAAAAAAAAdw/4G_fSlskubo/s1600-h/fft20_mf175289.Jpeg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 243px; height: 300px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S4Ettmlmt-I/AAAAAAAAAdw/4G_fSlskubo/s400/fft20_mf175289.Jpeg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5440680086315907042" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;2000'li yillarin basinda onu ilk tanidigimd Radikal gazetesindeki kösesinde, itiraf etmeliyim ki cok begenmistim. Uzun yillar da kalemindeki leziz tada hayran kalarak okumaya devam ettim onu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat zaman icerisinde beni rahatsiz eden seylerle karsilasmaya basladim onda. Säyledikleriyle yaptiklari arasinda tutarsiz bir insan karsima cikmaya basladi. Kemalizme karsi sert elestiriler yöneltirken, hatta Kemalist Kisilik Bozuklugu gibi kendine özgü bir kavrami dahi kabul ettirirken esasinda kendi icerisindeki kemalizm ile yüzlesmedigini görmeye basladim. "Türbanlilari cagdaslastirmaliyiz" diyen Türkan Saylan övgüsü ve onu hümanist olarak degerlendirmesi cok önemli bir veriydi mesela. Onun övülüp durulan vicdani bu kadar aslinda. Yani tam bir vicdansiz vicdan kumkumasi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bildigi tek sey oturdugu yerden ahkam kesmek olanlardan birisi de o. Hicbir yerde elini tasin altina sokarken görmedik, cok sükür...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse lafi uzatmadan onu Etyen Mahcupyan'in ehlil kalemine birakalim:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Kendisini kirli siyasetin disinda duran, mazlumdan yana siyasetini tavizsizce sürdüren 'hic yaslanmayan bir taze gelin' saniyor..."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-1847782097676160603?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/1847782097676160603/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=1847782097676160603&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/1847782097676160603'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/1847782097676160603'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2010/02/overrated1-yildirim-turker.html' title='Overrated#1: Yildirim Türker'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S4Ettmlmt-I/AAAAAAAAAdw/4G_fSlskubo/s72-c/fft20_mf175289.Jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-4556657678960026400</id><published>2010-02-21T04:05:00.000+02:00</published><updated>2010-02-21T04:42:38.474+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema'/><title type='text'>Semih Kaplanoglu ve Altin Ayi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S4Caz1L2s5I/AAAAAAAAAdo/09ecACTJD78/s1600-h/6937ad30111f3667546b3780cebd2744.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 269px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S4Caz1L2s5I/AAAAAAAAAdo/09ecACTJD78/s400/6937ad30111f3667546b3780cebd2744.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5440518565104366482" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Semih Kaplanoglu'nun sinemasiyla cok hasir nesir olmadim. Üclemesinin ilk filmi "yumurta"yi izledim sadece. Etkilendigimi söyleyemem...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karsimda Nuri Bilge Ceylan'in filmleriyle benzerlikler tasiyan bir eser duruyordu sanki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nuri Bilge Ceylan'in, sinema sanatindan cok anlamayanlarin kendisini övmek niyetiyle söyledikleri ama esasinda düpedüz adama hakaret ettikleri "fotograf albümü gibi harika görüntüleri"nin bir sus bulutu gibi aralanip arkasina ulasilabildiginde, ucurumda kurulmus muhtesem bir yapiyi andiran hikaye örgüsünü görebiliyorsunuz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yumurta'da ise her ne kadar Nuri Bilge Ceylan'in erkeklerinden daha duygusal ve bu haliyle daha cana yakin karakterse de, onun kendi ic dünyasina yolculuktan öteye bize birsey anlatilmiyor gibi gelmistir bana... Bütün bir film boyunca tek bir karakterin kendi icdünyasinda ciktigi gecmise dair yolculugu izleyip durmaktan ise cok zevk almiyorum. Onlarin disariyla olan temasi da cok önemli benim icin. Ve ordaki hikayeyi de görmek istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her neyse, yine de anlatim teknigindeki sadelik ve özgünlük, yukardaki kiyaslamanin aksi yönünde Nuri Bilge Ceylan'dan daha 'yerli' olabilmesi ile Semih Kaplanoglu, benim yönetmenlerimden olmasa da ülke adina cok degerli bir isim kuskusuz ve onun elde ettigi bu ödül son derece mutluluk verici.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Ali Bayramoglu'nun kendisiyle yaptigi Demokrasi Arsivi adli programin videosu Kanal 24'ün internet sayfasinda erisilebilir ve siddetle tavsiye edilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-4556657678960026400?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/4556657678960026400/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=4556657678960026400&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/4556657678960026400'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/4556657678960026400'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2010/02/semih-kaplan-ve-altin-ayi.html' title='Semih Kaplanoglu ve Altin Ayi'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S4Caz1L2s5I/AAAAAAAAAdo/09ecACTJD78/s72-c/6937ad30111f3667546b3780cebd2744.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-4838864793265353677</id><published>2010-02-20T13:09:00.000+02:00</published><updated>2010-02-20T13:20:10.140+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Turkcell Süper Lig'/><title type='text'>Favorim Besiktas</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S3_FOZWJMWI/AAAAAAAAAdg/GrR-CqD6hQQ/s1600-h/Frank_Rijkaard_476216a.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 280px; height: 390px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S3_FOZWJMWI/AAAAAAAAAdg/GrR-CqD6hQQ/s400/Frank_Rijkaard_476216a.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5440283725999452514" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Uzun uzun teknik analiz dökümü yapip da ortaya bir sonuc koyarak Besiktas'in favori oldugunu iddia etmeyecegim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cünkü acik konusmak gerekirse ben bu iki takimin teknik analizine girecek kadar haklarinda bilgi sahibi degilim, kendilerini cok fazla da izlemisligim yok.&lt;br /&gt;Benimki daha cok bir his... Oluyor bazen böyle bende. Arkasindan da sunu düsünüyorum; Galatasaray kötü bir oyunla da olsa haftaici cok iyi bir sonucla döndü Madrid'den. Bu onlara bu haftasonu olabilecek puan kaybi icin tolerans sagladi. Diger taraftan Besiktas, evinde oynadigi bir derbi macinda son haftalarin da puan kayiplarinin getirdigi kriz ortamini ortadan kaldirmak icin galibiyete ulasarak yarisdaki iddiasini devam ettirmek isteyecektir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S3_FJwXzUNI/AAAAAAAAAdY/E7UxQ_wWqjA/s1600-h/mustafa_denizli002.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 326px; height: 238px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S3_FJwXzUNI/AAAAAAAAAdY/E7UxQ_wWqjA/s400/mustafa_denizli002.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5440283646281076946" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Yani esasinda sonuca benim fikrimce bu etkenler daha cok etki edecektir... Bir taraf olasi bir beraberligi ve maglubiyeti tolere edebilirken diger taraf icin beraberlik bile bir kayip niteligindedir... Ve bu karsilasmada galibiyete ihtiyaci olan taraf ona ulasacaktir...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-4838864793265353677?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/4838864793265353677/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=4838864793265353677&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/4838864793265353677'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/4838864793265353677'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2010/02/favorim-besiktas.html' title='Favorim Besiktas'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S3_FOZWJMWI/AAAAAAAAAdg/GrR-CqD6hQQ/s72-c/Frank_Rijkaard_476216a.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-4562273865079260875</id><published>2010-02-20T05:05:00.000+02:00</published><updated>2010-02-20T13:07:12.749+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Daum'la ilgili firindan yeni cikmis bir klise</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S3_CANophfI/AAAAAAAAAdI/1P5bTPSOGic/s1600-h/647px-Christoph_Daum_1.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 370px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S3_CANophfI/AAAAAAAAAdI/1P5bTPSOGic/s400/647px-Christoph_Daum_1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5440280183802791410" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Neydi 2. Daum dönemi baslangiciyla birlikte anti-Fener cephesinin homurdanmalari ve piyasa sürdükleri kliseler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Daum, Avrupa'yi önemsemez, o sadece ligte takimini samiyon yapmanin pesinde günü birlik planlari olan bir pragmatistir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Daum'un oynattigi takima asla bir sistem ve felsefe yerlestirmez, sonuc odakli futbol oynatir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avrupa kupasi grup maclarindaki performans devam ettikce ilk suclama rafa kaldirilmisti. Lille karsisinda elenilirse piyasaya yeniden gelecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Takim ayaga pas oyunu oynarak oyunu acmaya calismasi, oyunun kontrolünde elinde tutarak tempoyu ayarlama gayeti icerisinde olmasi ikinci suclamayi da nihayet ama emin olun gecici süreligine rafa kaldittirdi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu iki suclama etkisizlesince yerine yenisi koymak kacinilmaz oldu elbet. Imda da kim yetisti tam olarak bilmiyorum ama oldukca iyi bir silah buldular yine. O kadar iyi kullandilar ki bunu, Fenerbahceli taraftarlar arasinda bile idrar yolu enfeksiyonu rahatsizligi yüzünden takimin basinda ciktigi bir kupa mesaisinda battaniyede sarilibir sekilde kulübede oturan Daum'a "nerde eski Daum nerde bu ruhsuz adam" diyenler cikti. Neydi yeni silah; "Daum motivasyonsuz, emekliligini bekliyor"&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-4562273865079260875?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/4562273865079260875/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=4562273865079260875&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/4562273865079260875'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/4562273865079260875'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2010/02/daumla-ilgili-firindan-yeni-cikmis-bir.html' title='Daum&apos;la ilgili firindan yeni cikmis bir klise'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S3_CANophfI/AAAAAAAAAdI/1P5bTPSOGic/s72-c/647px-Christoph_Daum_1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-1121176747033053053</id><published>2010-02-19T16:11:00.000+02:00</published><updated>2010-02-19T16:23:53.464+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Gökhan Ünal sahaya</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S36dnn6NsJI/AAAAAAAAAdA/Ho5SKjQneKA/s1600-h/gokhan_unal_001.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 200px; height: 180px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S36dnn6NsJI/AAAAAAAAAdA/Ho5SKjQneKA/s400/gokhan_unal_001.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5439958703963746450" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Guiza gerek zihinsel gerekse de fiziksel anlamda cöküs icerisinde. Ne dogru hamleler yapabiliyor oyun icerisinde ne de yapmak istedigini yapabilecek gücü bulabiliyor bacaklarinda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Semih istenilen parca su siralarda yine, dün mactan sonra özellikle de... Ama bu Semih, Manisaspor macinda alti pasin icerisinde topu kaleciye nisanlayan Semih degil mi? Hani Guiza o pozisyonlar harciyor deniliyor ya, Semih Guiza'nin gerisinde kalan meziyetleriyle o pozisyonlara dahi girebilecek düzeyde mi ki? Hizli degil, rakip arkasina kosularda basarili degil... Hepsinden önemlisi Guiza'dan daha formda degil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim önerim, ne Guiza, ne Semih; forveti bu haftasonunki karsilasmadan baslayarak Gökhan-Alex ikilisinden olurtusmayi denemek. Lille macindan sonra zaten Avrupa yok. "Hassiktir be Rifat abi" dediginizi duyar gibiyim, olsun ben söyleyecegimi söyledim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-1121176747033053053?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/1121176747033053053/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=1121176747033053053&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/1121176747033053053'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/1121176747033053053'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2010/02/gokhan-unal-sahaya.html' title='Gökhan Ünal sahaya'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S36dnn6NsJI/AAAAAAAAAdA/Ho5SKjQneKA/s72-c/gokhan_unal_001.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-8429130360419193807</id><published>2010-02-19T02:32:00.000+02:00</published><updated>2010-02-19T03:56:56.454+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Analiz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Lille OSC-Fenerbahce: 2-1/ Avantaj-&gt; Lille'de</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S33swPcdSPI/AAAAAAAAAc4/5zL3pJfmXyU/s1600-h/coequipiers-lillois.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 346px; height: 211px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S33swPcdSPI/AAAAAAAAAc4/5zL3pJfmXyU/s400/coequipiers-lillois.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5439764238457194738" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kuralar ilk cekildiginde dahi ben iyimser degildim. Onun üzerine, Lugano, Cristian, Emre gibi takimin önemli oyuncularinin sakatliklari ve bunun etkisiyle sahaya koyacaklari performanslarinin kendi ortalamalarinin altinda kalacak olmasi; Guiza, Semih gibi oyunculardan olusan forvet hattinin korkunc formsuzlugu; Deivid ve Ugur gibi isimlerin uzun süreli sakatligi nedeniyle olusan kadro darligi eklenince sonuc benim icin bu aksam ilk bastan belliydi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Skora bakarak avantajli tarafin Fenerbahce oldugu iddia edilebilir. Lakin ben takim savunmasindaki bu form durumu ile Kadiköy'de Lille'nin en az 1 gol bulacagindan adim gibi eminim... Burda da devreye Fenerbahce'nin kac tane atabilecegi sorusu giriyor; iste bu soruya da yine son günlerdeki bu sefer de forvet oyuncularinin form durumundan dolayi gol bulmanin kolay olmayacaktir seklinde yanit veririm...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Velhasil hocamiz her ne kadar isi Istanbul'da bitiririz diyorsa da, ben bu avantajli görünen skora ragmen turun ucacagini düsünmekteyim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun bizim icin ifade ettikleri ne olabilir; birkac satir da ondan bahsedelim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaten sene basinda ilk hedefin lig olarak gösterilmesi (ki bence de dogru olan bu idi) bu sene Avrupa'da büyük beklentilerin olusmasinin önüne gecmisti. O yüzden Lille karsisinda kaybedilecek tur taraftarlar üzerinde cok büyük bir hüsran olusturmayacaktir. Diger taraftan, sakatliklar, formsuzluklar ve cezalilar vs. derken bir hayli kisirlasan kadronun mücadele etmek zorunda oldugu cephelerin birinden uzaklasmasi bir avantaj teskil edebilir. En azindan sampiyonluk yarisina daha konsantre devam edilebilir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olasi bir saf disi kalisin götürüleri ise su sekilde olabilir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahce'de bu sene cok dogru isler yapildi. Aykut-Daum hamlesi, verim alma konusunda henüz istenen düzeye gelinemese de transfer girisimlerinde izlenmeye calisilan yol, kadroda eksiklikler olusabilecegini bile bile sirf transfer yapmis olmak icin yapilan transfere gönül indirmeden gecilen ara transfer dönemi, sadece rakip takim degil, kendi traftarlarinca da bir türlü sempatiyle karsilanamayan Aziz Yildirim'in menejerlik sistemini otutturmaya ve kendini yavas yavas geriye cekmeye calismasi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün bu olumlu hamlelerin meyvesini ise sahada görmeye basladik aslinda. Her ne kadar son haftalarda bariz bir formsuzluk, pesi sira büyük bir porsiyon sansizlik istenilen noktadan bir miktar geride gösteriyorsa da takimi, genel resimdeki olumlu tonlarin agirligi asikar. Takim güzel bir pas oyunu oynamaya calisiyor. Oyunu acmaya ve süratle rakip kaleye inmeye gayret gösteriyor. Bunu fevkalade yapamiyor elbette. Ama bu isler bugünden yarina olmuyor zaten. Mücadele ve istek seviyesi son üc sezonun ortalamasinin üzerinde. Tek eksik var; zaman... En cok ihtiyacimiz olan sey. Ama bizim futbol ortamimizda bu zaman denilen mefhum, oldukca da anlasilir nedenlerle, sonuca odakli...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sampiyonlugun kacacak olmasi halinde, sayet Zico döneminde oldugu gibi Avrupa kupasinda ilerleyebilirse takim belki Yildirim o zamanki hatasini yapmaz ve ekibini bozmadan yoluna devam eder... Ama kacan bir sampiyonluk, bu üzerinde fikir yürüttügümüz bu turda saf disi kalma durumuyla kombine olursa bütün bu güzellikler de maalesef "yalan" olarak kalabilirler... Zira son haftalarda kaybedilen iki mactaki puanlardan dolayi felaket tellalligi yapanlarin, ben bu günlerde futbol takimi üzerine hicbir sey yazmak istemiyorum diyenlerin bu durumda neler söylebilecekler ve yapabileceklerini cok iyi biliyoruz. Takim ve yönetim üzerinde olusturulacak olan bur taraftar baskisi da yapilanmayi yok edecek yeni bastan baslamalara yol acabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Iste olasi bir elenisin en büyük menfi etkileri bunlar olacaktir. Yoksa ülke puani, takim puani vs. benim su anda cok ciddiye aldigim durumlar degil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Macin oyunsal anlamdaki teknik analizine cok girmedik ki bu blogu okuyanlar, nerdeyse her biri birbirine benzeyen kaliplasmis cümlelerle kurulan bu teknik analizlere girmekten hoslanmadigimi bilir... Zira olan biteni insanlar sahada görüyor ve aslinda bu hic de öyle komple analizler filan gerektirmiyor.  Lakin bir iki oyuncudan bahsetmek isterim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Deniz: Yenilen ikinci goldeki hatasi cok can yakici. Ama ben oyunun geri kalaninda oldukca iyi olan ve pozisyon alislari ile oldukca güven veren bu oyuncunun bu sansizliga kurban gidisine üzülüyorum. Deniz'in bu talihsiz hamlesi hep görülür, ama Lugano'nun ilk golde uzaklastirmaya calistigi topu rakibin ayagina teslim edisi atlanir. Maalesef.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Guiza: Guiza'nin sorunu hic tartismasiz zihinde. Cökmüs bir özgüvenle oynuyor. Bu kadar kötü bir oyuncu olmasi yoksa mümkün degil. Düzelmesini de beklemiyorum artik ben. Sene sonunda yollarin ilk ayrilmasi gereken kisi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-8429130360419193807?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/8429130360419193807/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=8429130360419193807&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/8429130360419193807'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/8429130360419193807'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2010/02/lille-osc-fenerbahce-2-1-avantaj.html' title='Lille OSC-Fenerbahce: 2-1/ Avantaj-&gt; Lille&apos;de'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S33swPcdSPI/AAAAAAAAAc4/5zL3pJfmXyU/s72-c/coequipiers-lillois.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-5990280101026896970</id><published>2010-02-18T12:59:00.000+02:00</published><updated>2010-02-18T15:42:49.336+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Analiz'/><title type='text'>Sporsever millet</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S30iQPKh1yI/AAAAAAAAAcM/isuQpW2HCL4/s1600-h/1263463917_vancouver.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 274px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S30iQPKh1yI/AAAAAAAAAcM/isuQpW2HCL4/s400/1263463917_vancouver.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5439541587277371170" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Hollanda ligi de dahil olmak üzere Avrupa'nin her ligine yogun ilgi ve alaka... Avrupa'daki irili ufakli pek cok takim hakkinda baska hicbir ülke futbolseverinin bilemeyecegi kadar malumat...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Liverpool'u kadar Liverpool'u, Schalke taraftari kadar Schalke'yi, Fulham taraftari kadar Fulham'i vb destekleyen seven baska ülkeli futbolsever...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okullarinda zorunlu yüzme dersi verilen ülkelerdekilerden olimpiyatlari izlemeye daha merakli olan insanlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Atletlerin, puz patencilerin, snowboardcilarin bircoklarinin adini ezbere sayabilenler... Belki dogru düzgün snooker masasi olmayan ülkede, O'Sullivan'i, John Higgins, Hendry vs. taniyanlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sunlar bunlar vs vs vs....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazen geride durup söyle bir baktigimda manzaraya... Neden bu derece yogun bir pasif izleyici anlaminda ilgi var bu sporlara bu ülkede diye soruyorum kendi kendime...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hani her tarafta tenis kortlari olan bir ülke olursun... En ufak bir sehrinde dahi... Parklarda vs. Grand slamlarda her daim bir iki teniscin olur. O zaman genclerindeki tenis bilgisini, Nadal, Sampras vs hayranligini anlamlandirabilirsin... Palandöken, Erciyes vs. Isvicre'deki kayak merkezleriyle rekabet halindedir... Sadece Kayseri'den degil, tüm yurttan insanlar bulduklari her firsatta kayaga giderler. Cocuklarin ta kücük yastan bir spor ile iliskisi olsun onu yapar... O zaman bu olimpiyat merakini cözümleyebilirsin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu saydigim özellikleri bizlerden cok daha iyi tasiyan Avrupa ülkelerinde dahi bu derece yogun bir televizyonda spor müsabakalari izleme aliskanligi yokken bizim ülkemizdeki bu pasif izleyicilik saniyorum tam da aslinda olmayan seyle alakali... Yani o sporlari yapabiliyor olsak galiba bu kadar cok izleyici olmayacagiz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Depresyonda olan bir garibanin bütün kisi evinde oturup film izleyerek gecirmesi veyahut sosyo fobik bir bilgisayar dehasinin ömrünü internette harcamasi gibi... Günlük stresin üzerimize yükledigi negatif enerjiyi bosaltmanin saglikli yollarini bulamadikca vücud kendi kendisini korumak icin hastalikli sekilde bu cihazlara mahkum ediyor bizi... Ev hanimlarinin evlenme programlari veya diz izlemesinden cok farkli degil bence yurdum genclerindeki bu spor ve en basta da futbol izleyicigili... Onlar Ali Riza Bey'e hayran sen Mourinho'ya...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-5990280101026896970?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/5990280101026896970/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=5990280101026896970&amp;isPopup=true' title='2 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/5990280101026896970'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/5990280101026896970'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2010/02/sporsever-millet.html' title='Sporsever millet'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S30iQPKh1yI/AAAAAAAAAcM/isuQpW2HCL4/s72-c/1263463917_vancouver.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-1008376301839228960</id><published>2010-02-18T11:25:00.001+02:00</published><updated>2010-02-18T13:32:40.829+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Medya'/><title type='text'>Ibrahim Altinsay ve bitmek bilmeyen ahkamlari</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S30LOmF7I1I/AAAAAAAAAcE/jfffpdqTsPc/s1600-h/ibrahim_altinsay-2.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 206px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S30LOmF7I1I/AAAAAAAAAcE/jfffpdqTsPc/s400/ibrahim_altinsay-2.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5439516270304895826" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Besiktas camiasinin ic yapisini cok bilmiyorum. Disardan gördügüm kadariyla Ibrahim Altinsay'a karsi büyük bir hayranlik besleniyor. Bir türlü anlayamadigim bu durumun nedenini de o cok iyi bilmedigim ic yapiya bagliyorum. Her halde bir bildikleri var insanlarin seklinde...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onlarin bildikleri kendilerine kalsin ve Altinsay'i yüceltmeye devam etsinler, ben düsündüklerimi söylemeden edemeyecegim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim zihnimde Altinsay, edindigi Radikal Gazetesi'ndeki kösesinden gazetenin spor servisinin yayin cizgisine uygun sekilde fevkalade ahlakci, biz bu oyunun güzelliklerinin pesindeki futbol dilencileriyiz diyen samimiyetsiz, sikici ve tek bildigi sey koca koca ahkamlar kesmek olan bir adam. Yazilarinin icine zorlama bir Hrant, ermeni meselesi, kürt meselesi, escinsel meselesi ekleme cabasi ve bunlardan bahsetmesi (yanlis anlasilmasin, bu konulara deginmesine kategorik anlamda karsi degilim, otursun söyle dört basi mamur bir kürt sorununa iliskin makale yazsin, memnun olurum, onun yaptigi, hic alakasi yokken birden bire futbolda yasanan bir aksakligi bir sekilde kürtlere de söyle yapan bir ülkede aksi beklenemez gibilerinden bir sekilde baglamaya calismak ve bu tribünlere ve profilini az cok tahmin ettigi Radikal okuyucularina göz kirpmaktir)  bu samimiyetsizligin ve gösterisin ispati...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendisinin Besiktas kongresi öncesi ve sonrasi yazdiklari ortada. Ama onca talep olmasina ragmen aday olup da elini tasin altina koydugu görülmedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kurulu kösesindeki konfor esliginde ahkam kesmek kolay. Yukarda bahsetmeye calistigim "sol durus" soslu yazilarla hayran kitlesini genisletmek cok güzel; ama is tasin altina eli sokmaya gelince yok...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lafi suraya getircem, bugün kösesinde yine bir ahkam kesmis:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Aidatını yatırdığı halde oy vermeye gelmeyen 5 binden fazla üyeyi ve  Demirören’e oy vermeyen 3 bini aşkın kişiyi bir yana bırakıyorum.  Demirören’e “Yeter” diyenlerin ezici bir çoğunluğu Kongre üyesi değil  ki! Çoğu yüksek giriş ücreti yüzünden kulübün dışına atılmış  taraftarlar. Taraftar ile Kongre arasındaki yarılmanın sebebi bu.&lt;br /&gt;Bu yarılmayı ortadan kaldırmanın devrimci ve reformcu çözümleri var. Ben  reformcu çözümü söyleyeyim:&lt;br /&gt;Kendine çok güveniyorsa Yönetim, toplar bir olağanüstü tüzük kongresi...  Giriş ücretini&lt;br /&gt;2 bin liradan 200 liraya indirir. Yıllık aidatı da 50 liradan 300-400  liraya çıkartır. Halkın kulübünün kapılarını taraftara açar. Sonra da  Kongre’de oy vermek için bekleme süresini iki yıldan altı aya indirir.  Kulübünü çok seviyorsa da, Beşiktaş’ın ‘B’sinden haberi olmayan&lt;br /&gt;kongre üyelerini temizler ayrıca."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden birileri, 'iyi de kardesim sen bu takimda yöneticilik yapmadin mi, o zaman neden degistirmediniz' diye sormaz?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-1008376301839228960?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/1008376301839228960/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=1008376301839228960&amp;isPopup=true' title='1 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/1008376301839228960'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/1008376301839228960'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2010/02/ibrahim-altinsay-ve-bitmek-bilmeyen.html' title='Ibrahim Altinsay ve bitmek bilmeyen ahkamlari'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S30LOmF7I1I/AAAAAAAAAcE/jfffpdqTsPc/s72-c/ibrahim_altinsay-2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-482499212245905313</id><published>2010-02-17T15:40:00.001+02:00</published><updated>2010-02-17T15:44:05.027+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Medya'/><title type='text'>Guus Hiddink</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S3vym1vuJGI/AAAAAAAAAb8/syy7AVsb-hM/s1600-h/futbol-federasyonu-acikladi-hiddink-ile-anlasma-saglandi-520790.Jpeg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 225px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S3vym1vuJGI/AAAAAAAAAb8/syy7AVsb-hM/s400/futbol-federasyonu-acikladi-hiddink-ile-anlasma-saglandi-520790.Jpeg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5439207724056192098" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Fenerbahce'nin kiymetini bilemedigi teknik adamlardan birisi idi. Sonra uzaktan izledik durduk basarilarini. Yasina ragmen sahip oldugu enerjisiyle ayni anda hem bir kulüp takimini hem de cok uzaklardaki bir milli takimi calistirabildi ve bu görevlerinde hep basarili oldu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onun bir faydasi da saniyorum, milli takim üzerinde sürekli egemenligini hissetirmek isteyen Galatsarayli lobisinin Ersun Yanal, Senol Günes gibi isimlere yaptigini ona yapamayacak olmasi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lakin fotodaki bakislari beni ürküttü. "N'oluyoruz lan" dermis gibi...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-482499212245905313?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/482499212245905313/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=482499212245905313&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/482499212245905313'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/482499212245905313'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2010/02/guus-hiddink.html' title='Guus Hiddink'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S3vym1vuJGI/AAAAAAAAAb8/syy7AVsb-hM/s72-c/futbol-federasyonu-acikladi-hiddink-ile-anlasma-saglandi-520790.Jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-291050456749032975</id><published>2010-02-12T13:02:00.000+02:00</published><updated>2010-02-12T13:33:53.946+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Analiz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Medya'/><title type='text'>Okay Karacan'i elestirmeye devam</title><content type='html'>Okay Karacan elestirileri bazi bloggerlarda infiale yol acmis. Kendisinin twitterda yaptigi samimi üzüntü bildirisi anlasilan onu seven futbolseverlerin de icine dokunmus...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okay Karacan'i elestirenlerin önemli bir kisminin küfürlerle bu isi yapmasi savunulacak degil. Ama su noktayi da es gecmemek lazim. Okay Karacan'a küfürlerle saldirildigi gibi yillardir, Emre Tilev'e de, Ertem Sener'e de ve digerlerine küfür edip durmadilar mi? Acik bakin eksi sözlük'te bu isimlerin basliklarina... Ordaki sinik snoplarin en fazla merhametle yaklastigi isimler Okay Karacan ve Murat Kosova olmustur... Emre Tilev, Ertem Sener gibiler ise her zaman alay konusu edilmistir, kisikleri hice sayilarak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Simdiye kadar o insanlara yapilanlara ses cikartmazken bugün kalkip 'Okay Karacan'a da bu yapilmaz' diye isyan edip arada futbolun güzelligi klisesine, onun bu oyunu izlerken ne kadar zevkli hale getirdigine vurgular yapmak filan benim nazarimda maalesef kabul görmemektedir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okay Karacan'i aynen bir Galatasarayli amigo gibi spikerlik yaptigi icin elestirdim. Bugün de bunun arkasindayim. Baskalari o Antalyaspor gol attiginda da ayni siddette bagirdi diyorlar... Youtube'dan actim görüntüleri yeniden izledim. Kesinlikle degil... Burda tabii, o Galatasaray taraftari oldugu icin veya Antalyaspor karsisinda Galatasaray'in turu gecmesini istediginden böyle yapiyordur demiyorum... Neden böyle yaptigini bilemem, ama ortada net bir sey var. Bu ligi tanimayanlari getirip dinlettirmis olsaydik iclerinden büyük bir kisminin "bu adam Galatasaray'i destekliyor galiba, cok heycanlaniyor onlarin ataklarinda" diyecegine eminim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dedigim gibi niyeti beni ilgilendirmiyor, kötü veya iyi... Ortada bir olgu var ve bu olgunun elestirilmeye ihtiyaci oldugu kanaatindeyim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maci güzellestirmek, maalesef bir tarafin ataklarinda avaza avaz bagirarak, Arda'nin attigi her calimda zevkten sarhos olmakla olmuyor... Ben spikerin maca biraz da keyifle bakabilenini, olaylar hakkinda espri yapabilenini, rahat olanini, Arda'nin calimlarindan heycana kapilip zevkten dört köse olmasini degil de, o calimlari sevimli bir  takim espri ve cagrisimlarla övmeyi bilenini severim... Gerekirse hakeme kizsin, pozisyonlar hakkinda subjektif yorumlarini da yapsin... Ama savunma kalan tarafin cabasini es gecip sürekli atak yapan tarafin hücum girisimlerinden orgazm olup durmasin... Gol oldugunda da o kadar bagirmasina gerek yok...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emin olun; o her Arda calimindan sonraki kusturucu bagirislarinin yerine 'Antalspor karsisinda Galatasaray oyunuyla bu turu daha fazla hak eden tarafti bence sayin seyirciler' dese beni bu sekilde rahatsiz etmezdi...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-291050456749032975?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/291050456749032975/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=291050456749032975&amp;isPopup=true' title='0 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/291050456749032975'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/291050456749032975'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2010/02/okay-karacani-elestirmeye-devam.html' title='Okay Karacan&apos;i elestirmeye devam'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1887047590595246727.post-1849808241525470279</id><published>2010-02-11T22:27:00.000+02:00</published><updated>2010-02-12T12:35:42.074+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fenerbahce'/><title type='text'>Gönüllerde elenmis sayilmak</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S3Rp8wrFxOI/AAAAAAAAAb0/mF3cwZTVFUw/s1600-h/news_manset_resim_ic_tr02.jpg"&gt;&lt;img style="display: block; margin: 0px auto 10px; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 202px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S3Rp8wrFxOI/AAAAAAAAAb0/mF3cwZTVFUw/s400/news_manset_resim_ic_tr02.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5437087142721733858" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Galatasaray karsisinda elde edebilecegi hicbir psikolojik üstünlük firsatindan yararlanamiyor Fenerbahce, istikrarli bir halde... Cok iyi bir futbolla da olsa kaybedilmis bir tur Galatasaray cephesinde onca moral ve kimya bozukluguna yol acmisken bir takimin kendisini bu hallere düsürmesi anlasilir gibi degil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taraftarin nefret objesi Guiza'nin son dakika süpriziyle elde edilen tur, tur degildir arkadaslar. Her ne kadar gercek, turu gecen taraf olarak tarihe hangi takimin isminin not düsüldügü ise, hakikat de o tur elde edilirken takimin gönüllerde biraktigi izdir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimse nerdeyse hicbir as oyuncusuyla sahada olmayan Fenerbahce'den ligi iyin takimlarindan birisi olan Bursaspor karsisinda illaki bir galibiyet beklemiyordu... Özellikle de 3-0 in rövansinda. Ama adi Fenerbahce olan bir takimin, 3-0'lik avantajla ciktigi bir kupa karsilasmasinda turu 92. dakika buldugu süpriz golle gecmesi karsisinda mutluluk duymam beklenmesin benden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yönetimin devre arasinda transfer yapmamasini pek cok Fenerbahcelinin aksine savunmustum. Ama bu takim eksikleri yüzünden bu hale gelecekse her seferinde, ciddi bir risk ile karsi karsiyayiz demektir saniyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1887047590595246727-1849808241525470279?l=ahmet-in-yeri.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/feeds/1849808241525470279/comments/default' title='Kommentare zum Post'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1887047590595246727&amp;postID=1849808241525470279&amp;isPopup=true' title='3 Kommentare'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/1849808241525470279'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1887047590595246727/posts/default/1849808241525470279'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ahmet-in-yeri.blogspot.com/2010/02/gonullerde-elenmis-sayilmak.html' title='Gönüllerde elenmis sayilmak'/><author><name>Bolat</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02804928394061160622</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://4.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S32Bf3lpoKI/AAAAAAAAAcY/gUpvoVqthz8/S220/aykut_ridvan.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_QggaDDXVFiE/S3Rp8wrFxOI/AAAAAAAAAb0/mF3cwZTVFUw/s72-c/news_manset_resim_ic_tr02.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry></feed>
